Davutoğlu partisinin kuruluşu sonrası ilk kez konuştu

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Gelecek Partisi'nin kuruluşu sonrası ilk kez konuştu. Konuşmasında anadil, Mustafa Kemal, Aleviler ve başkanlık sistemine değinen Davutoğlu, NATO'ya ve AB'ye bağlılık sözü verdi.
Cuma, 13 Aralık 2019 10:22

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Gelecek Partisi'nin kuruluşu sonrası düzenlenen toplantıda konuştu.

Bütün baskılara rağmen cesaretle, omuz omuza vererek bir araya geldiklerini söyleyen Davutoğlu, "Aramızda demokrasiye geçiş sancılarını yaşadığımız 40'lı yıllarda doğan, 27'i Mayıs'ı yaşayanlar var, 68'in idealist heyecanını yaşayanlar var. 12 Eylül'ü farklı siyasi görüşlerle cezaevinde geçirenler de var, 90'lı yıllarda soğuk savaşın bitmesiyle özgürlük umuduyla doğanlar da var. 28 Şubat'ın soğuğunda doğanlar da var, 15 Temmuz'da darbeye karşı mücadele edenler de var. Darbeden sonra özgürlüğe geçiş beklerken sancılı bir döneme şahit olanlar da var" dedi.

Geçmişe değil geleceğe baktıklarını, zamanı geçmiş sözler vermeyeceklerini söyleyen Davutoğlu, "Yeni şeyleri ancak geçmişten ilham alarak geleceğe bakanlar söyleyebilir. Susmaya değil, konuşmaya, şikayet etmeye değil çözüm üretmeye, sakince hitap etmeye geliyoruz" dedi.

Davutoğlu'nun konuşmasından başlıklar şöyle:

Mustafa Kemal öncülüğünde kurulan cumhuriyetin birikimlerini koruyacak, geleceğe aktaracağız.

Hedefimiz can ve mal güvenliğini, inanç, eleştirme ve gösteri özgürlüğünü savunmak ve geliştirmektir.

Usulsüz ve baskıcı yöntemlerle basında tekelleşmeye gidilmediği, özgür basının olduğu bir ülke inşa edeceğiz.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı taşıyan herkes mutlak anlamda eşittir. Etnik, dini ve mezhebi ayrımlara karşı toplumun her kesimini kucaklayan bir anlayışın sözcüsüyüz.

Tüm kimliklerin kültürel miraslarını korumayı temel insan hakkı olarak görüyoruz. Anadilin eğitimde kullanılması aidiyet sürecini güçlendirecektir.

Alevi vatandaşlarımızın, gayrimüslimlerin sorunlarına eşit vatandaşlık temelinde çözüm bulunacaktır

Temel ilkemiz özgürlükçü laiklik ve inanç özgürlüğüdür. Dini ya da seküler hiçbir yapının devlet içinde güç edinmesine asla müsade edilmeyecektir.

Partimiz cinsiyet ayrımcılığının karşısında fırsat eşitliği prensibiyle durmaktadır. Kadınların tercihlerini özgürce yapabilecekleri siyasal ortam hazırlanacaktır.

Kamu görevi yürütenlerin aile mensupları özel bir ayrıcalığa sahip olmamalıdır. Siyasi ahlak kişisel ahlakla teminat altına alınamaz. İmar rantlarının vergilendirilmesi yasası acilen çıkarılacak.

Partimiz lider kültünü reddediyor, bunun nelere neden olduğunu gördük.

Her yargıcın sadece kendi vicdanıyla karar vermesini sağlayacak bir hukuk düzeni kurulacaktır. Esaslı bir reform yapılacak, Hakimler ve Savcılar Kurulu ikiye ayrılacaktır.

Çarpık parlamenter sistem de Cumhurbaşkanlığı Sistemi de demokratik kriterleri sağlamıyor. Bu sistem (Başkanlık Sistemi) devam ettikçe demokratik bir ortam sağlanamaz. Tam özgürlükçü bir parlamenter sistem savunuyoruz.

Kamuya personel istihdamında ve meslek içi yükselme ve nitelikli görevlere seçilmelerde mevcut bulunan mülakat sistemi kaldırılacak, yerine objektif kriterlere dayalı sınavlar yapılacaktır.

Bu çerçevede ekonomik başarı için ön şart, hukukun üstünlüğünün hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak şekilde hâkim kılınmasıdır.

Dış politikadaki temel ilkemiz çok boyutlu barış diplomasisidir.

ABD ile inişli çıkışlı seyreden ilişkilerimiz kurumsal ve süreklilik arz eden bir çerçeveye oturtulacak, NATO bünyesindeki ittifak ilişkilerimiz ve AB üyeliği yönündeki stratejik perspektifimiz korunacak.

Türkiye, Batı ile yaşadığı sorunları yine Batı içerisindeki tartışmaların öncüsü olarak, orada müttefikler bularak daha etkin bir şekilde çözebilir.

Adalet sistemimiz güven duyulan değil, korkulan bir mekanizmaya dönüşmüştür. Milletimiz toplumsal farklılıklarımızı ve kırılganlıklarımızı kendisine siyasi sermaye yapanların, geleceği inşa edemeyeceğini görmektedir.