soL’da “sadaka ve cemaatleşme” dosyası

Cumartesi, 28 Şubat 2009 13:54

soL dergisi, bu hafta, sosyal devletin tasfiyesini, toplumun cemaate dönüştürülmesi hamlelerini, özellikle son dönemde ayyuka çıkan sadaka kültürü ve ekonomisini hakim kılma eğilimini işliyor kapak dosyasında.

Dergi, "sosyal yardım ağlarının" sadece seçim dönemlerinin bir oy satın alma girişimi olduğu yönündeki hatalı bakışı da bir eleştiriye tabi tutarak, meselenin, sadaka kültürü temelinde, toplumun emperyalizm ve yörüngesindeki AKP eliyle yeniden biçimlendirilmesi, kriz koşullarındaki yoksullaşmanın, kamu kaynaklarının sermaye sınıfı lehinde yağmalanması ve toplumun "himayecilik"le teslim alınarak baskılanması yönünde kullanılması arasındaki bağlantıları açımlıyor.

soL, "sadakacılıkla ve seçim rüşvetleriyle nasıl mücadele etmeli" sorusunu yöneltiyor ve emekçilerin yoksullaştırılarak kendisine birşeyler verilmesini bekler hale getirilmesi karşısında, benzer "yardımlaşma ağları"yla bu talebi karşılamaya çalışmak ve dolayısıyla toplumu itildiği karanlıkta bırakmak yerine, tersine, yoksulların emekçi olduğundan hareket ederek, haklarını almalarını sağlayacak mücadeleye yöneltmek olduğu yanıtını veriyor. soL, AKP "yardım"larının içyüzünü ve kaynaklarını teşhir ederken, CHP'nin aynı kulvardaki vaatleriyle AKP'nin ekmeğine yağ süren politikalarına da değiniyor. Kapak dosyası, "sadaka toplumu"nun Osmanlı'ya dönüş projeleri ve Cumhuriyet'in tasfiyesi ile, liberal ekonomi politikalar arasındaki bağıntının kurulduğu yazıyla tamamlanıyor.

Derginin orta sayfa konuğu, TKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Zehra Güner. İstanbul'un en büyük sorununu, emekçilerin kenti olmaması olarak tanımlayan Güner, yürüttükleri seçim çalışmalarını ve Türkiye'nin bir parçası olarak İstanbul'un sorunlarını, çözümlerini anlatıyor.
Yunanistan Komünist Partisi'nin 18-22 Şubat'taki 18. Kongresi'nden izlenimlerin ve kongrenin ana sloganı "Karşı Saldırı"nın içeriğine ilişkin bilgilerin aktarıldığı yazı, ülkenin üçüncü büyük partisinin deneyimlerini paylaşma niteliği de taşıyor.

ABD'nin Trabzon'a kurmayı planladığı üs hakkında, Trabzonluların görüşleri röportajlarla yansıtılıyor soL'da.

Dünya sayfalarında, devlet başkanının ve yöneticilerin yeniden seçilebilmeleri konusunda yapılan referandumda Chavez'in elde ettiği "evet" zaferi ve emperyalistlerle muhaliflerin bu süreçte izlediği politikalar değerlendiriliyor.

Muammer Ketencoğlu'nun "İzmir Hatırası", Kırıka'nın "Kaba Saz" albümlerinin eşlik ettiği yazı, İzmir'in sokaklarında, kültürel bireşimin döşediği taşlarda gezdiriyor okuru.

Kemal Okuyan, köşesinde, "Devrime, sosyalizme, bu ülkenin günün birinde eşitlikçi bir düzene kavuşacağına inanmadan, siyasal mücadele içinde olmak mümkün mü?" sorusunu yöneltiyor ve verdiği yanıtla, komünistlerin neden iyimser olmaları gerektiğini anlatıyor.

Derginin arka kapağında, Amerikan ordusunda intiharların, çatışmada verilen kayıpların üzerine çıkmasının nedenleri üzerinde duruluyor.