Çavuşoğlu: Libya’da güçlü bir askeri varlığımız yok

Davos Zirvesi'nde konuşan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye'nin Libya'da güçlü bir askeri varlığı olmadığını söyledi. Çavuşoğlu 'Herkes herhangi ek bir askeri güç göndermemekte hemfikir. Bu arada bizim personelimiz eğitim için orada' dedi.
Çarşamba, 22 Ocak 2020 14:36

İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen 50’inci Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında ‘Ortadoğu ve Afrika Jeopolitik Görünümü’ başlıklı oturumda konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Libya’da güçlü bir askeri varlığımız yok” dedi.

Berlin Konferansı'nda "tüm aktörler" olarak bir araya geldiklerini ve sürdürülebilir ateşkes için orada olduklarını kaydeden Çavuşoğlu "Herkes herhangi ek bir askeri güç göndermemekte hemfikir. Bu arada bizim personelimiz eğitim için orada. Libya’da güçlü bir askeri varlığımız yok. Bu sorunları çözebiliriz ancak beraber çalışmamız gerekiyor" diye konuştu.

İlk defa Davos'a katıldığını belirten Çavuşoğlu “10 yıl önce Davos’ta Ortadoğu’dan bahsettiğimizde herkes İsrail-Filistin sorununu düşünüyordu. Bu problem hala var ancak buna ek olarak neredeyse 9 yıldır Suriye problemi var. Bunun sadece bölgemizde değil, bölgemiz ötesinde de ciddi sonuçları var” dedi.

Suriye'nin İdlib kentindeki durumun "ana odak"ları olduğunu söyleyen Çavuşoğlu "Çünkü rejim saldırgan tavrını arttırıyor. Saldırılardan kaçan insanlar sınırımıza doğru hareket ediyorlar" dedi ve Rusya ile birlikte çalıştıklarını belirtti.

'SURİYE'DE RUSYA İLE FARKLI TARAFLARDAYDIK, HATTA RUS UÇAĞI BİLE DÜŞÜRDÜK'

DHA'nın aktardığına göre Çavuşoğlu, WEF Başkanı Borge Brende'nin “Rusya ile ilişkilerinize baktığınızda çok enteresan ilişkiniz var. Suriye’ye baktığınızda Rusya ile farklı taraflardasınız. Farklı basın kuruluşlarını dikkate alırsak da Libya’da da aynı şekilde. Merak ettiğim şey Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başkan Putin’in diyalogu nasıl ilerliyor?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Bu aslında bizim herkesle barış için birlikte çalışmaya hazır olduğumuzu ve birçok alanda aynı fikirde olmadığımız ülkelerle diyaloga hazır olduğumuzu gösteriyor. Suriye’de en başta tamamen farklı taraflardaydık. Hatta Rus uçağını bile düşürdük. Daha sonra özellikle Halep’te gördüğümüz şeyden sonra beraber çalışmaya karar verdik. Daha sonra ‘neden bu işbirliğini tüm Suriye’de yapmıyoruz?’ dedik ve Astana sürecini başlattık, İran’ı da dâhil ettik. Rusya ile bazı konularda farklı fikirlerdeyiz ancak birçok alanda da beraber çalışıyoruz."