Boyun Eğme'de bu hafta: Böyle gitmez!

Haftalık siyasi dergi Boyun Eğme'nin 53. sayısı yarın okurlarıyla buluşuyor. ABD seçimlerinden Türkiye'deki kriz ve mücadele dinamiklerine dek pek çok konuya yer verilen dergi "Böyle gitmez" manşetiyle çıkıyor.
Haber Merkezi
Perşembe, 10 Kasım 2016 12:42

Haftalık siyas dergi Boyun Eğme'nin 53. sayısı yarın çıkacak. Hafta boyunca meydanlarda, caddelerde, duraklarda, Nâzım Hikmet Kültür Merkezlerinde ve Komünist Parti bürolarında okurlarıyla buluşacak olan dergide haftanın dış ve iç olaylarına, ülkemizdeki ve dünyadaki kriz ve mücadele dinamiklerine yer veriliyor. 

Komünist Parti Merkez Komite'nin ABD seçimleriyle ilgili olarak yayınladığı "Yeni bir dünya kurulan dek" başlıklı bildirisinin de yayınlandığı dergide şu konu, başlık ve yazarla yer alıyor: 

- Üniversitelerde sermaye karşıtlığının önü açık: Kariyer balonu ve patron sevicilik dikiş tutmuyor

Seneler önce üniversitelerde şişirilen kariyer balonu patlamışa benziyor. Üniversiteliler şirketlere, iş yaşamının albenili gösterilmesine ve patronların kampüslerinde cirit atmasına daha mesafeliler. Sermaye karşısında şimdilik şekilsiz durumda kalan tepkiler, örgütlenmek zorunda.

- Sermayenin alengirli işleri ve Şişecam

Boğaziçi Üniversitesinde mafya tetikçisi görünümlü kulüpçü kariyeristlerce davet edilen ve krounan Şişecam'ın iç yüzü...

- Sermaye puslu havayı da sever... (Aşkın Süzük) 

Darbe girişimi sonrası düzen siyasetinin yerleştiği olağanüstü koşullarda hükümet ile sermaye arasındaki etkileşim, sermayenin çıkarlarının daha kolay realize edilmesine yararken mekanizmaları dağılmış devletin sınıfsal özünü tüm çıplaklığıyla açığa çıkarıyor.

- Sosyalist bir Türkiye'de Mustafa Kemal'e bakmak... (Kemal Okuyan) 

Kuşkusuz Türkiye’de devrimci mücadelenin bundan sonraki seyri, sosyalist kuruluşun ideolojik-siyasal koordinatları da belirleyici olacaktır ama bu coğrafyada, tarihsel ilerleme anlamına gelen dönüşümlere mesafeli bir devrimciliğin mümkün olamayacağı iyice ortaya çıktığına göre, Mustafa Kemal’e nasıl bir yer verileceğini bugünden kestirmek mümkündür.

- Gericilik ve piyasacılıktan gayrı, OHAL nedir ki? 

İstanbul Üniversitesinde birileri, "karma eğitime karşı" kampanya düzenlerken, tepedeki muadilleri KHK'lerle "temizlik" operasyonu yapıyor. OHAL ve KHK tartışmaları, bu ikisini yan yana getirmeden, AKP düzeninin özündeki motifleri görmeden anlaşılamıyor. 

- Alavere dalavere: OHAL'lerin, sıkıyönetimlerin, krizlerin yükü işçiye... (Ahmet Çınar) 

Sermaye sınıfının en büyük becerisi kendi kâr hırsının ve kapitalist düzenin kaçınılmaz sonuçları olarak ortaya çıkan durumları "ortak kader" olarak sunmak ve yükü emekçilere bindirmektir. Çoğu durumda aslında ortada felaket de yoktur ve amaç sömürüyü derinleştirmektir. 

- Bu haller hep emekçilere olağanüstü

Savaş zamanları, dışardaki savaşın dışında kalıp içerde kıtlık yaşanan zamanlar, sıkıyönetimler, demokrasiye geçişler... Her durumda "milletin birliği" için çağrı yapanlar, emekçilerin kanını emdi. 

- Dünya komünist partileri Ekim devrimi'ni selamladı

Büyük Ekim devrimi'nin yıl dönümünde çeşitli ülkelerin komünist partilerinin yaptıkları açıklamalardan bir derlemeyi ilginize sunuyoruz.

- Akademi neden önemlidir: Kapısında 'sınıf mücadelesi giremez' yazmıyor...

Herhangi bir kamusal alanın "demokratik" bir biçimde yapılandırılması hem imkansızlaştı, hem de anlamlı bi hedef olmaktan çıktı. Akademik özgürlükler de artık "demokratik" hedefler olarak değil, devrimci mücadele alanları olarak görülebilir.