'Evet' çıkarsa morali bozmayacağız, 'Hayır' çıkarsa hayale kapılmayacağız

13/04/2017 Perşembe
'Evet' çıkarsa morali bozmayacağız, 'Hayır' çıkarsa hayale kapılmayacağız

Kendi haline bırakılsa, sandık güvenliği sorunu olmasa yüksek ihtimalle “hayır” çıkar.

Mevcut gerçeklikte ise bıçak sırtı bir durum var.

*****

“Evet” çıkması AKP’ye ve tabanına moral verir. Bildikleri yoldan yürüme konusunda cesaretlendirir.

Ancak öyle bir ülke yarattılar ki çok yüksek oranda “evet” çıksa bile yönetemeyecekleri kesin.

Boğazına kadar borca batmış. Her ay 2.5 milyar dolar kadar cari açık veren. İşsizlik ve enflasyon oranları %12’ye oturmuş. İstihdam yaratma şansı olmayan. Borcunu ödemek için daha çok borçlanmak mecburiyetinde. Bir Türkiye’den söz ediyoruz.

Sahi ne oldu ? Mali krizi çözmek için Dolar bozacaklardı. İşsizliğe çözüm olarak her işletme 1 ek istihdam yaratacak, toplamda 3 milyon kişiye iş sağlayacaklardı.

Bütün bu altı boş laflardan artık hiç söz edilmemesinin nedeni, hiç başarı sağlanamamış olmasıdır. Anlık propaganda malzemesiydiler. Edildikleri yerde unutuldular.

AKP projesi Ortadoğu’nun yeniden düzenlenmesi içindi. Sürdürülebilirliği dışarıdan sıcak para girişine bağlıydı. Bu strateji hem olduğu kadarıyla Türkiye’nin mevcut üretim kapasitesini yok etti hem de AKP’yi projeye mahkum hale getirdi.

Başlangıçta global piyasalarda para boldu. Türkiye’ye girişini sağlayan faiz oranlarının yüksekliğiydi. 2008 krizinin çözümü olarak daha da çok para basılması tercih edilince bu işten de en çok yararlananlardan birisi Türkiye oldu.

Sonradan ekonomik konjonktür değişti. Türkiye aşırı borçlandı ve borçluluğu yeniden borçlanması için risk olarak değerlendirilmeye başlandı. ABD ise “yükselen” piyasalara pompaladığı parayı geri emmek için faiz yükseltme kararı aldı.

AKP’yi ayakta tutan yüksek faiz, sıcak para döngüsü bu şekilde kırıldı. Yeni bir dönem açılıyor.

Bu yeni iktisadi dönem Ortadoğu’daki güç dengelerinin değişmesiyle de kesişiyor. ABD artık Kürtler üzerinden proje geliştiriyor. Putin AKP’nin ABD’nin her dediğini yapmasına sinirleniyor. Putin’i kızdırmak domateslerin tarlada çürümesine neden oluyor. AKP tam açmazda.

“Evet” çıkması durumunda AKP bildiği yolda yürüyecek, ancak bu kez bildiği yol artık kullanılmayan bir yoldur. AKP’nin birbiriyle tutarsız kararlar vermesinin, bir Rusya’ya bir ABD’ye savrulmasının nedeni de budur.

Bu zikzaklı tavırlar, içerideki saldırganlıklar, defansta boşluklara, hücum hattında koordinasyonsuzluklara yol açıyor. Oyun düzenindeki bozukluk önümüzdeki dönemde daha da bariz hal alacak.

Sosyalist sol bu boşluklardaki olanaklara yoğunlaşacak.

*****

“Hayır” çıkması AKP’nin fiili başkanlık rejiminden vazgeçmesine yol açmayacak. Bunun nedeni “hayır”ın örgütsüzlüğü ve CHP’nin “hayır”ı AKP’ye teslim etmeye hazır tutumudur.

Bu ortamda “hayır” sermaye sınıfı ve emperyalist güç odakları tarafından düzen içi yeni bir oluşumun ortaya çıkarılması açısından değerlendirilecek. “Hayır” enerjisi bu kanalda eritilmeye çalışılacak.

“Evet” nasıl mücadele olanaklarının tükenmesi anlamına gelmiyorsa, tek başına “hayır” da AKP’yi iş başına getiren, AKP’nin içinde güçlendiği düzeni sarsmaya yaramayacak.

“Hayır” şüphesiz 15 yıllık rejimden bıkmış toplum kesimlerine moral verecek. Ancak sermaye sınıfını geri adım atmaya zorlayan bir çizgide örgütlenemediği taktirde bu moral, çok yüksek ihtimalle, kısa süre içerisinde daha büyük bir moralsizliğe doğru savrulacak.

*****

Gerçekçi olmalıyız. “Evet” durumunda üzerinde mücadele edeceğimiz zeminin mevcudiyetini görmeli, somut mücadele başlıkları üzerinden ilerlemeli, bu başlıklar üzerinden örgütlenme çağrısı yapmalıyız.

“Hayır” çıkması durumunda halkın bu yanıtını emperyalist savaş rejimine, kapitalist sömürü düzenine, AKP diktasına karşı örgütlemek için çalışmalıyız.

Sonuç değişmiyor: Görev işçi sınıfını örgütlemek. Yapacak çok iş var. Halk siyasal arayış içinde.