Varşova’nın Alman işgalinden kurtuluşunun 75. yıldönümünde anti-komünist yalanlar

1945 yılında Polonya’nın başkentinin Kızıl Ordu tarafından özgürleştirilmesinin yıldönümü Polonya milliyetçileri tarafından görmezden gelinirken yeni yayımlanan belgeler anti-komünist yalanların açığa çıkmasına ön ayak oldu.
soL - Dış Haberler
Cuma, 17 Ocak 2020 13:47

75 yıl önce bugün Varşova Nazi işgalinden kurtulmuştu ancak Polonya’da gerçekleşen karşı devrimden beri kurtuluşun yıldönümü kutlanmıyor. Karşı devrimle beraber başlayan anti komünist furyayla birlikte Varşova’nın kurtuluşu üzerine yapılan spekülasyonalara yeni yayımlanan istihbarat raporları* ışık tuttu.

Polonya’da sosyalist döneme dair kazanımlar geri alınırken resmi tarih anlayışına göre ülkenin Alman faşizminden kurtulması “baskıcı Sovyet işgali” olarak görülüyor. Alman işgaline karşı direnen komünistlerle yurtseverlerin fedakarlıkları ve kahramanlıkları mevcut Polonya hükümeti tarafından tarihten silinmeye çalışılırken işgal sırasında İngiltere’ye kaçan hükümeti destekleyen Armia Krajowa (Halk Ordusu) tek direniş örgütüymüş gibi resmedildiği ülkeye dair Rusya Savunma Bakanlığı’nın yayınladığı dönemin Kızıl Ordu istihbarat raporları çeşitli mitlere cevap vermiş oldu.

SÜRGÜNDEKİ HÜKÜMETİN ORDUSU YURTSEVERLERİ VE KOMÜNİSTLERİ HEDEF ALDI

Nazi işgali altındaki Polonya'nın Londra merkezli sürgündeki hükümetini destekleyen Armia Krajowa baskın direniş hareketlerinden biriydi. Armia Krajowa, karşı devrimin ardından modern Polonya devleti tarafından tarihin gerçek kahramanları olarak yüceltilirken, Sovyet kuvvetlerine yardım eden Polonyalılar hain olarak resmediliyor.

Armia Krajowa için Varşova şehir merkezinde 90'lı yıllarda dikilmiş beyaz bir dikilitaş etrafında her yıl törenler düzenleniyor. 2019 yılında Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, hayatta kalan Armia Krajowa üyelerini rol modelleri ve “değerli bir tarih hazinesi” ilan etmişti.

Ancak yeni ortaya çıkan Kızıl Ordu belgeleri, Armia Krajowa savaşçılarının pek de temiz bir sicile sahip olmadıklarını göstermekte. Raporlar savaşın sona ermesinden sonra Armia Krajowa birimlerinin silahlı suç çeteleri olarak hareket ederek, Polonyalı polisleri ve sivilleri kaçırıp öldürdüğünü ve direniş sırasında SSCB’ye yardım eden insanları “terörize ettiğini” gösteriyor.

Kasım 1945'te Armia Krajowa militanları, Kepno kasabasındaki bir Polonya karakoluna baskın düzenledi, içerideki herkesi öldürdü. Ölenler arasında bir subayın eşi ve iki çocuk da bulunuyordu. Aynı ay Armia Krajowa, Pulawy kasabasında Polonya İşçi Partisi'nin bir üyesini eşinin gözlerinin önünde kendi evinde öldürdüler ve çocuğunu ağır yaraladılar. Armia Krajowa militanları ayrıca Alman işgaline karşı SSCB’yle güçleriyle birlikte hareket eden Polonyalılara karşı bir yıldırma kampanyası başlattılar. Armia Krajowa’nın o dönem yayımladığı bir mesajda SSCB’yle beraber hareket eden direnişçilere yönelik “Çocuklarınızı alın ve ölmeye hazırlanın” ifadesi yer aldı.

KIZIL ORDU 1944 AYAKLANMASININ EZİLMESİNİ İSTEDİ YALANI

1944’te Varşova’da Alman işgaline karşı gerçekleşen büyük ayaklamayı da anti-komünist yalanlarına alet eden modern Polonya resmi tarih anlayışı Nazilerin ayaklanmayı bastırmasından da SSCB’yi suçluyor.

Varşova halkının kahramanca ayaklanmasının Alman işgalciler tarafından kanlı bir şekilde bastırılmasına ilişkin geçtiğimiz yıl  bir açıklamada bulunan Polonya Cumhurbaşkanı Andrej Duda Kızıl Ordu'yu “pasif” olmakla suçladı ve “daha sonra Sovyetlere karşı ayaklanabilecek Polonyalıları” Nazilerin yok etmelerine Kızıl Ordu tarafından izin verildiğini söyledi.

RT’nin aktardığına göre geçen sene Polonya menşeli Rzeczpospolita gazetesinde yayınlanan bir makale, bu iddiayı daha da derinleştirilerek, SSCB'nin isyancılara yardım etmeyi reddettiğini, çünkü isyanı “Polonya ulusunun bağımsızlık düşünen seçkinlerini Alman elleriyle yok etmek için eşsiz bir fırsat” olarak gördüğünü ileri sürdü.

Gerçekteyse, Nazilere karşı Varşova Ayaklanması başladığında, Kızıl Ordu Vistula Nehri'nin kıyısında Varşova'nın Praga bölgesini kurtardı, ancak raporlara göre birlikler ilerlemek ve Varşova'ya doğrudan saldırmak için yeterli imkanlardan yoksundu. Uçak yakıtındaki büyük eksikliklere rağmen, Kızıl Ordu'nun radyo gönderilerinin transkriptleri Sovyetlerin hala Polonyalı isyancılara yiyecek, silah ve mühimmat tedarik etmeyi başardığını gösteriyor. Kızıl Ordu ayrıca direnişçilerin talepleri üzerine kentin belirli bölgelerindeki Alman mevzilerini de bombaladı.

Polonyalı bir asker, kentin kurtarılmasından sonra ulusal bayrağı kaldırıyor


ABD VE İNGİLTERE’NİN MÜHİMMAT YARDIMININ YÜZDE 95’İ ALMANLARA GİTTİ

Raporlara göre buna karşılık, ABD ve İngiltere tarafından gerçekleştirilen hava yardımlarının “etkisiz” olduğu belgelendi. O sırada İngiltere ve ABD’nin bir hava destek misyonuna 80 uçak yerleştirdiği, ancak erzak ve mühimmat yardımlarının yüzde 95'inin Alman kontrolündeki bölgelere indiği kaydedildi.

Sovyet istihbarat raporlarında ayaklanmaya başından beri kötü bir şekilde hazırlanıldığı notu yer aldı. İletilen raporlar, sadece tabancalar ve el bombalarıyla silahlanmış isyancıların önemli stratejik noktaları ele geçiremediklerini ve Almanların şehirdeki kuvvetleri taşımak için kullandıkları demiryollarını patlatmakta başarısız olduklarını vurguluyor.

Ayaklanma en sonunda isyancıların geçici sokak barikatlarının tanklar ve toplar tarafından yıkılmasıyla noktalanıyor.

SOVYETLERİ ALMAN İŞGALCİLERLE BİR TUTAN GÖRÜŞ

Varşova'ya giren Kızıl Ordu birlikleri

Polonya devlet tarafından işletilen Ulusal Anma Enstitüsü (IPN) ve Polonya Dışişleri Bakanlığı, Kızıl Ordu askerlerini faşizmden kurtarıcı olarak değil, Hitler'in birliklerinden farksız “totaliter işgalciler” olarak resmetmeyi tercih ediyor.

İç raporlarda, Kızıl Ordu’ya yönelik desteğin çoğu bölgede Armia Krajowa’dan daha yüksek olduğu belirtilirken, özellikle Varşova'da yerli halkın büyük bir çoğunluğunun Kızıl Ordu'ya karşı “dostça ve misafirperver” yaklaştığı aktarılıyor.

ULUSAL ANMA ENSTİTÜSÜ’NDEN BİR YALAN DAHA: SOVYETLER POLONYA’YI KÖLELEŞTİRDİ

IPN'ye göre, Sovyetler birlikleri yıkımdan başka bir şey getirmedi. IPN’nin metinlerinde “Polonya toplumu Sovyet yönetimi altında ve Moskova'nın komünist rejiminin yönetimi altında gelecek on yıllar boyunca köleleştirildi” ifadeleri yer alıyor.

Ancak yayımlanan istihbarat belgeleri Nazi işgalinden sonra yıkılan Polonya’ya, Sovyet güçlerinin yiyecek dağıttığını ve açlığı sona erdirdiğini gösteriyor. 

Sovyet askeri idaresinden bir rapor, 1944-45 yılları arasında ordunun yerel halka 316.000 ton patates ve taze sebze ve 138.000 ton tahıl temin ettiğini belirtiyor.

İnsanlara ayrıca büyük ve küçükbaş hayvanlar, traktörler, biçerdöverler ve dikiş makineleri dahil olmak üzere çok sayıda farklı alet ve ürün dağıtıldığı kayıtlara geçti.

Kızıl Ordu, faşistler eliyle sömürülen Polonya'ya eşitlik ve özgürlüğü getirirken, Polonya'nın şimdiki patron düzeni bu gerçeği altüst etmek için Nazi yalanlarına sarılmaya devam ediyor.

ÖNERİLEN HABER

*Rusya Savunma Bakanlığı'nın yayınladığı raporlar için: http://warsaw75.mil.ru/