AKP, Danıştay'ın TEKEL kararına itiraz etti

AKP, TEKEL işçilerinin taleplerini haklı bularak hükümetin 30 günlük süre içerisinde 4-C'ye geçme dayatmasını durduran Danıştay'a itiraz etti. İtirazda, yapılan düzenlemenin “iyi niyetle” yapıldığı belirtildi ve 30 günlük sürenin yeterli olduğu iddia edildi.
Salı, 16 Mart 2010 16:52

AKP hükümeti, 10 Mart günü, TEKEL işçilerinin taleplerini haklı bularak hükümetin 30 günlük süre içerisinde 4-C'ye geçme dayatmasını durduran Danıştay'ın kararına itiraz etti. İtirazda, yapılan düzenlemenin “iyi niyetle” yapıldığı belirtildi ve 30 günlük sürenin yeterli olduğu iddia edildi. İtiraz 7 günlük itiraz süresinin son günü yapıldı.

Hükümet, 4-C'nin özelleştirme sonrası işsiz kalacak işçiler için getirilmiş “iyi niyetli” bir düzenleme olduğunu öne sürerken, 5 Şubat’ta 4-C kapsamında çalışanlar için bir dizi iyileştirme yapıldığını öne sürdü.

“4-C'de hukuka uygunluk yok”
Tekel işçilerinin Avukatı Gökhan Candoğan, dava ile ilgili olarak çalışmalarının sürdüğünü belirterek, “Davayı boşuna açmadık. 4-C davasının ciddi bir hukuki temeli var” dedi.

Özelleştirme işsizleri için getirilen 4-C modelinin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4-C maddesinin koşullarına kesinlikle uymadığını savunan Candoğan, “Ne usul, ne amaç ne de varılmak istenen sonuç anlamında hukuka uygunluk yok” diye konuştu.

Düzenlemenin Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmelere de aykırı olduğunu belirten Candoğan, bu hükümet döneminde uluslar arası sözleşmelerin yasalardan üstün olduğu hükmünün kabul edildiğini anımsattı. Dolayısıyla çıkarılan 4-C uygulamasının Avrupa Sosyal Şartı, ILO sözleşmeleri başta olmak üzere uluslar arası pek çok sözleşmeye aykırı olduğuna dikkat çekti.

4-C yaygınlaşıyor
Candoğan, ayrıca, 4-C uygulamasının giderek yaygınlaştığını vurguladı. Özelleştirme sonrası işsiz kalanların yanı sıra TÜİK ve Milli Eğitim Bakanlığı’da4-C statüsünde çalıştırılanlarla birlikte bu statüde çalışan sayısının 100 bini aştığını anımsattı.

Avukat Gökhan Candoğan, bu uygulamanın daha da yaygınlaşmaması için sendikaların ortak hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi.
25 yıllık geçici personel olmaz!

İş ilişkisinin bakanlar kurulu kararıyla değil, yasayla düzenlenmesi gerektiğini belirten Candoğan, kamuda çalıştırılacak geçici personelle ilgili mutlaka yasal düzenleme yapılması gerektiğine dikkat çekti.

TÜİK’in 25 yıldır bir adamı ‘geçici personel’ statüsünde anketör olarak çalıştırdığını anlatan Candoğan, “Bu adam geçici olamaz. 6 ay süreyle işe alınmış ‘gerçek’ geçici personelle aynı haklara sahip olmaz” dedi. 

Bu konuyla ilgili açılmış çok sayıda dava olduğunu ve konunun uzun süredir yargı gündeminde bulunduğunu söyleyen Candoğan, “Dolayısıyla acilen bir düzenleme yapılmalı. Aksi takdirde bu konu Tekel davası ile bitmez. Medyanın gündeminde değilse de yargının gündeminden çok daha uzun süre inmez” diye konuştu.

(soL-Haber Merkezi)