KKE: Yunan halkı kapitalizmin sömürüsünden ve emperyalist birliklerden kurtulacak

Yunanistan Komünist Partisi, Jacobin dergisiyle yapılan röportajda hedeflerinden taviz vermeyeceğini duyurarak, "asgari programının" Yunan halkının kapitalizmin sömürüsünden ve emperyalist birliklerin bağlarından kurtulması olduğunu bildirdi.
Dış Haberler
Cumartesi, 19 Eylül 2015 21:24

Yunanistan Komünist Partisi (KKE), yarın yapılacak seçimler öncesinde Jacobin dergisiyle röportaj gerçekleştirdi. Röportajda, 1918'de kurulan ve Yunan-Türk savaşına karşı çıktığı için baskıyla karşılaşan partinin, 1930'larda yasadışı koşullarda çalıştığı ancak buna rağmen Nazi işgaline karşı güçlü bir direnç gösterdiği, bunun arkasından gerçekleşen iç savaştaysa yenilgi yaşamasına rağmen yer altında çalışmayı sürdürerek sonraki yıllarda da Yunan siyasi hayatının önemli bir parçası olmayı sürdürdüğü bildiriliyor.

KKE'ye dair Syriza konusundaki katı tutumuna dair eleştirilere de yer veren Jacobin, bu eleştirilerin Syriza'nın yaptıklarından sonra kesildiği belirtiliyor.

"HALKA GERÇEĞİ SÖYLEDİK"

Parti seçim sonucunda ne beklediklerine dair soruya, "halka gerçeği söyledik" diyerek halkı Syriza hükümeti konusunda uyardıklarını belirterek cevap veriyor. Syriza'nın programının halk düşmanı olduğu ve utanç verici tavizlerle sonuçlandığını belirten KKE, bu halk düşmanı programa sol kanat sloganlar "giydirildiğini" duyuruyor.

KKE'nin kapitalizme ve onun uluslararası birliklerine karşı olan tek parti olduğu bildirilirken, kreditörlerle yapılan anlaşmalara ve bunlarla bağlantılı 400 yasaya karşı çıkan tek partinin de KKE olduğu hatırlatılıyor.

Syriza'nın sonradan ayrılanlar da dahil olmak üzere tüm milletvekillerinin bu yasaların geçişinden sorumlu olduğu vurgulanırken, KKE'nin halk karşıtı, işçi karşıtı yasaların kalkması, kaybedilenlerin geri alınması ve halkın güncel ihtiyaçlarının karşılanması için mücadeleyi örgütlediği belirtiliyor.

Burjuvazinin yeni partiler ürettiği bir dönemde olduğunu da aktaran KKE, KKE'nin seçimlerde desteklenmesi gerektiğini ve siyasi hedeflerinin her alanda güçlenmek olduğunu duyuruyor.

"KKE'NİN İŞÇİ SINIFIYLA TARİHSEL KAN BAĞI VAR"

Sendikal hareket içerisinde hangi partinin daha güçlü olduğunun sorulması üzerine, KKE işçi sınıfı ve sınıfın sendikal hareketiyle önemli, tarihsel ve kalıcı bir kan bağı bulunduğunu bildiriyor. 

Yunanistan sendikal hareketinde de "toplumsal diyalog" yani sınıf işbirliği öneren bir hat olduğunu belirten KKE, bu hattın hükümet ve patronların yönetimindeki konfederasyonlarda bulunduğu söyleniyor. Bunun karşısındaysa komünistlerin öncü rolü oynadığı Tüm İşçilerin Militan Cephesi (PAME) bulunduğu aktarılıyor.

PAME'nin ülke çapında örgütlü olduğunu ve tüm işyerleriyle üretim sektörlerini hedef aldığını duyuran KKE, PAME ile kapitalizme, Avrupa Birliği'ne ve hükümete karşı mücadele yürütüldüğünü açıklıyor. PAME'nin emperyalizme ve savaşlarına karşı olduğu da vurgulanıyor.

"ASGARİ PROGRAMIMIZ: KAPİTALİST SÖMÜRÜ VE EMPERYALİST BİRLİKLERİN BAĞLARINDAN KOPUŞ"

Partinin asgari programının ne olduğunun sorulması üzerineyse, KKE'nin 1996'da gerçekleşen 15. Kongre'sinden beri sosyalizmin "aşamaları"na dair tezleri reddederek, kapitalizm ve sosyalizm arasında işçi sınıfının burjuvazinin idaresine hapsedileceği ara aşamalara karşı çıktığı açıklanıyor.

İktidarın ya burjuvazi/kapitalist sınıfın elinde olacağını ya da işçi sınıfının elinde olacağını duyuran KKE, "sol kanat" ya da "ilerici" etiketli hükümetleri desteklemeyeceğini, üretim araçlarının ya sermayeye ya da topluma ait olacağını duyuruyor.

Yunan halkının işçi sınıfının sosyalist devrimi gerçekleştirmesinin ve sosyalizm-komünizmi inşa etmeye başlamasının ardından kapitalist sömürü ve emperyalist birliklerin bağlarından kurtulacağını belirten KKE, stratejik hedefinin devrimci işçi sınıfı iktidarı, proleterya diktatörlüğü olduğunu beyan ediyor.

Komünist toplumun ilk aşaması olarak sosyalizmin inşa edileceği duyurulurken, Yunanistan'daki devrimci değişimin sosyalist olacağı da vurgulanıyor.

Yunanistan Komünist Partisi, devrimci yoldan sapılmasının, reformların kabulünün, sosyalist devrimin reddinin Komünist Parti'nin reddi olduğunu bildiriyor.