Erdoğan darbe haberini kimden aldığını açıkladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin olarak "Darbe girişimini eniştemden öğrendim" dedi.
Çarşamba, 20 Temmuz 2016 21:50

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin olarak "Darbe girişimini eniştemden öğrendim" dedi. Erdoğan, 15 Temmuz gecesinde yaşanan protestolarla ilgili olarak "Türkiye'de yüzde 52'lik oranla, devletin hükümetini seçmiş bir halktı ve hükümetini korumaya yönelik yüzde 52'lik kitle sokağa döküldü. Askeri darbe girişimine karşılığını verdi" diye konuştu.

Erdoğan, "Darbe girişimine karşı bir istihbarat zaafı olduğu ne yazık ki doğru" dedi ve "Fethullahçı terör örgütü eminim ki önümüzdeki günlerde yeni planlar yapacaktır" diye ekledi.

Erdoğan, darbe girişimine ilişkin şüphenildiğini söylerken "Mevzuat elimizi bağladı" dedi.

Erdoğan, Paris saldırıları sonrası Fransa'da olağanüstü hâl ilan hatırlattı söyledi ve "Fransa da 3 ay önce OHAL ilan etti, sonra 3 ay daha uzattı" dedi.

El Cezire'ye konuk olan Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

"4 5- günlük bir tatil için Marmaris'e gitmiştim. Haber bana ulaştı, bu darbe girişimiyle ilgili. Tabii ki, gerekli kişileri haberdar ettik, bir basın açıklaması yaptık. Halkımıza endişeye kapılmamalarını ve Türk halkından meydanlara ve sokaklara çıkmasını istedik. İnsanların yaşadıkları kentlerde sokaklara dökülmesini istedik. Türkiye'de yüzde 52'lik oranla, devletin hükümetini seçmiş bir halktı ve hükümetini korumaya yönelik yüzde 52'lik kitle sokağa döküldü. Askeri darbe girişimine karşılığını verdi. İnsanlara demokrasiye sahip çıkmalarını istedik."

'HABERE İNANMAK İSTEMEDİM'

"Daha sonradan öğrendik tabii ama önce beni eniştem haberdar etti. İlk önce ciddiye almadım. Ama sonra istihbarat ve çeşitli kanallardan teyit edilince gerekli adımları attık. O zaman Enerji Bakanı ile beraberdim. Otelden ayrılmak için gerekli adımları attık. Sonra Dalaman’dan İstanbul’a geldik."

"İstanbul'da da bazı sıkıntılar yaşadık ancak beklenmedik yaşanan olaylar. Alçak uçuş yapan F-16ları gördük, yaptıkları gürültüyü duyduk. Onbinlerce kişinin sokaklara döküldüğünü, darbeye karşı tepkilerini gösterdiğini gördük. Her şeyi kontrol altına almak için tabii ki, her şey sürekli kontrol altındaydı."

'KOMUTANLARIMIZIN DA YARDIMI OLDU'

"Gezi olayları gibi bazı olumsuz olaylar yaşadık.  Ordumuzun komutanlarıyla görüştük. Kendilerinin de yardımı oldu, her şeyi kontrol altına almakta. 

"TSK'nın içinde belli bir grup, bunun düzenledi ama açık olan bir şey var ki onlar azınlıkta. Bir azınlığın, çoğunluğa hükmetmesine zaten izin veremezdik. Biz de gerekli bütün adımları atmak suretiyle bunun önüne geçmeye çalıştık."

'İSTİHBARAT ZAAFI VAR NE YAZIK Kİ'

"Bir istihbarat zaafı var çünkü doğru istihbarat olmuş olsa, bunun önüne geçilebilirdi. Dünyadaki istihbarat örgütlerinin hiçbirinin eksikleri yoktur denemez. Biz bunu dünyanın dört bir yanında görüyoruz. Bunları önceden belirlemek gerekir. Ama istihbarattan ziyade insanı unsur daha önemli. Her şeyi mümkün kılan budur."

"15 Temmuz olaylarına dönecek olursak Fethullahçı Terör Örgütü, devletin içinde Paralel bir yapı oluşturmuş. Bu darbe girişimini yaptıklarında, buna başarılı olamadılar ama önümüzdeki günler ve haftalar içinde ben eminim ki, bazı fikir ve planlarını kendi gelecekleri için onlar da yapacaklar. Biz de devlet ve halkla birlikte el eleyiz. Halkla birlikte biz oldukça, tanklar sonuç alamayacaktır, zaten olamamıştır. Çünkü insanlar buna karşı çıkmıştır.

"Geçmişe yönelik elimizde şüpheler vardı, çok sayıda şüphe ve şüpheliler vardı. Ama elbette ki, kanunlar ve mevzuatlar sizin önünüze engel oluyor. Biz şunun farkındaydık, bazı insanlar böylesi bir teşebbüsse bulunulursa,bunların bağlantılarını da biliyorduk. Yargının içinde de bu biliniyordu. Bununla ilgili istihbaratımız vardı. Belgelere de yansımıştı. 

"Emniyet bazı bilgileri elde ediyor, onlar belli soruşturmalar yapıyor, polisin istihbaratının da elinde bilgiler var. Şu anda çok sayıda önemli dökümana ulaştılar. Bunlar güvenilir şeyler. Çok sayıda insan tutuklandı. Bu iş bitti mi, henüz daha sonuna gelmedik. Bu gözaltılar ve tutuklamalar bize birçok ismi de beraberinde getirecek. Biz hukukun üstünlüğünün olduğu ülkedeyiz, kanun çerçevesinde yargı görevini yapacaktır. Ve yargının elde edeceği bilgiler de kullanılacaktır. Bazı insanlar niyetlerinin ne olduğunu itiraf etmeye başladılar. Bağlantılarını da ortaya koydular, daha da açığa çıkacak bunlar."

Fransa'nın Dışişleri Bakanı'nın ne söylediğini bilmiyorum ama benim söyleyeceğim tek bir şey var. Kısa bir süre içinde Fransa'daki terör sadırılarını ele alalım. Çok sayıda adım attılar. Onlar da çok sayıda insanı tutuklamak durumunda kaldılar. 3 ay öncesine baktığımız zaman Olağanüstü hal ilan ettiler. Önce 3 ay ilan ettiler, sonra uzattılar. Bir darbe girişimi suç mudur? Suçtur tabii ki. Bunun sorumluluğu kimdedir. Tabii ki bunları bulmak devletin sorumluluğunda. Bir hukuk devletinde, bir insan eğer suçlu bulunursa cezasını çekmeli. Demokrasiden ders almak istiyorlarsa, Fransa bizden ders alabilir. Fransa'da onlar ülkelerinden dışarı atıyorlar. 

Türkiye'de 3 milyon suriyeli ve Iraklı var. Hiç kimse bize bu noktadan ders vermeye kalkmamalı. Biz bu darbe girişimine kim katıldı bunları gözaltına alıyoruz. Devlet yapması gerekeni yapıyor.

Biz işbirliğinden uzak bir hareket değiliz. Bize hakaret edenler, bize hakaret etme hakkını kendilerinde buluyorlar. Ama tabii ki, biz hiç kimseye hakaret etmiyoruz. Biz her şeyi hukuk çerçevesinde yapmak istiyoruz ve yapıyoruz. Biz 246 masum insanı kaybettik ve tanklarla ezildi bu insanlar. 1500 kişi yaralandı. Olan olayların kapsamı bu kadar büyükken hala insanlar Erdoğan diktatördür diye nasıl der. 

Her zaman için diğer partilerle işbirliğinde oluruz. Başbakanımız bunu yaptı zaten. Ben memnun olurum bu tip toplantılardan. Bu milletin cumhurbaşkanıyım. Bütün bu insanlarla bir araya gelmek benim için onur olur. 

(Rus uçağı düşüren iki pilot konusu) Yargı bununla ilgili, bir şüpheyi ortaya koyacak olmalı ki, bu pilotlar gözaltına alındı ve süreç başlatıldı. 

(Fethullah Gülen'in iadesi konusu) Ülkeler arasındaki ilişkiler duygulara hislere göre olmaz,. mantığa göre olur. Zeka ve akıl burada ön safta olur. Biz bütün dökümanları ABD'ye veriyoruz, bakanımız eliyle ve ABD ile bu süreci başlattık. Biz kararı bekleyeceğiz. Uzun bir ilişki tarihimiz var. Onlar da hızlı bir şekilde adım atacaktır.

'DEMOKRATİK ÇERÇEVELER İÇİNDE KALACAĞIZ'

"Tanklar var ve bu tankların kendi halkının üzerinden geçmesi emrini veriyorlar. Netice itibariyle, bir helikopter çalıp Yunanistan'a kaçmış insanlar bunlar. Onların din anlayışı da çok farklı. Örnek olarak Pensilvanya'daki bu kişi, bu terörist başı için bu insanlar şunu düşünüyorlar, o kendilerinden bile onu üstün tutuyorlar. Bu dinden sapmak anlamına bile gelir. Ve her şeyin üstünde Allah vardır. Şah damarından yakın olduklarını düşünüyorlar. Bizim dinimize göre şah damarından yakın olan Allah'tır. Gereken neyse onu yapacağız. Demokratik çerçeveler içinde kalacağız, hiçbir zaman bunun dışına çıkmayacağız. Halkımızın huzuru için gerekenleri yapacağız."

'NATO, AÇIK ŞEKİLDE TARAFIMIZDA OLDUĞU SÖYLEDİ'

"NATO'yla alakalı olarak, NATO açık şekilde, yüksek bir sesle bizim tarafımızda olduğunu, sayın genel sekreter beni aradı, görüştük. Başkan Obama'yla da görüştük. Benim ricam şudur, uydurma beyanlara inanmasınlar. Vatandaşlarımız bu sahte beyanlara inanmasınlar. İtibar etmesinler."

'İDAM CEZASI KARARINI VERECEK YER MECLİS'

(İdam cezasının geri gelmesi) "Bu konuyla alakalı olarak, kararı verecek olan sadece ben değilim. Halk bu talebi dile getirmiştir. Sokaktaki insanlar idam cezası diye sloganlar attı. Ama TBMM'dir karar verecek olan. Eğer Parlamento böyle bir karar verirse, burada bu cezanın hayata geçmesi için gerekli düzenlemeyi Parlamento yapacaktır. Benim önüme gelirse onaylarım dedim. Dünya sadece AB'den ibaret değil. ABD'de Rusya'da Çin'de var idam cezası. Dünyanın birçok ülkesinde var. 53 senedir AB kapısında bekletiliyoruz. Millet eğer buna karar verirse, o zaman bunu kabul etmeleri gerekir."

'CUMA GÜNÜNDEN BERİ ÜLKEMİ TERK ETMEDİM'

(“Erdoğan, Almanya’ya gitti” haberleri) Cuma gününden beri ülkemi terk etmedim. Ne almanya ne de başka bir yer söz konusu değil. Uydurma haberlerle haber yapıyorlar ve Erdoğan'ı zor bir duruma düşürmeye çalışıyorlar. Sisi bizim Türkiye7de mücadele ettiğimiz insanlar gibi darbecidir. Sisi, Mursi'yi silah soruyla indirmiştir ve Mursi'nin Savunma Bakanı'ydı. Binlerce insanı öldüren böyle bir insana saygı gösterebilir miyiz. Bu insanın demokrasiyle hiçbir ilgisi yoktur. Diğer bir ülkede Esad bir katildir. 600 bin Suriyeli hayatını kaybetti ve hala bu cinayetler devam etmekte ve halen kendi halkını öldürmeye devam etmekte. 

"Türkiye'de farklı bir senaryo var. Yüzde 52 oy almış bir cumhurbaşkanı var. Gülen'in terör örgütü bu suça teşebbüs etmiştir. Bunu yapan insanları biliyoruz. 

"Başka ülkeler de olabilir, Gülen'in terör örgütünün de üstünde başka bir üst akıl var. Zaman gelecek o bağlantılar da deşifre edilecek. Üst akıl onları yönlendiriyor. Yargı şu anda görevini yapıyor, bütün bu bağlantılar gün ışığına çıkartılacaktır. Verilen ifadeler de gerçekte çok ilginç beyanlara rastlıyoruz. Bir kişi, birebir onunla temas kurmadığını ama her şeyi Pensilvanya'dan talimat aldığını söylemiştir."

"Bildiğim kadarıyla, sizin bilmeniz gerekiyor. Türkiye'de basının medyanın özgür olup olmadığını sizin bilmeniz gerekiyor. Ben hiçbir zaman medyaya karşı olmadım ama benim aileme karşı çok büyük hakaretler oldu ve bunlar yayınlandı. Bizi eleştirenler bile bu noktada bizim yanımızda oldu. Türkiye7de düşünce özgürlüğünü sonuna kadar desteklemiş bir insanım. En yüksek noktasına kadar. İfade özgürlüğü, size saldırma imkanını veren bir araç olmamalı. İfade özgürlüğüne sahip olmak demek, kendi ifade özgürlüğü alanınızda olmanız gerek. Eleştiriyi her zaman savunmuşuzdur."