Bu defa Ergenekoncular yandı!

Yeni kurulacak olan Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nin tüzüğü, anti-demokratik yönleriyle partinin destekçilerinin tepkisini çekiyor.
Cuma, 12 Mart 2010 09:30

Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nde son kongre öncesindeki süreçte, o zamanki Genel Başkan Ufuk Uras'ın Zaman gazetesine verdiği bir röportajda "Partinin içinde Ergenekoncular var" demesi, kongrede yaşanacak ayrışmayı tetiklemişti. Birçok parti üyesi, "Uras kendi üyelerini Zaman'a şikayet ediyor" yorumunda bulunmuştu.

14 Mart'ta kurulacak olan Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nde (EDP) bu işler çok daha kolay olacak, zira yeni partinin tüzüğünde bulunan "Parti Disiplini ile Bağdaşmayan Durumlar" başlıklı Madde 43'e göre, bu madde sıralanan ve parti disiplini açısından sıkıntı anlamına gelen 13 başlıktan herhangi birisi uyarınca "disiplin kovuşturmasına uğrayıp suçluluğu saptananlar hakkında uygulanacak disiplin cezasının dışında Cumhuriyet Savcılığına da suç duyurusunda bulunulur." Yani partide bir kişi ya da grup "Ergenekoncu" olmakla suçlanır ve disiplin kurulunda suçları sabit görülürse, resmi iddianameye göre Ergenekon adı verilen bir "terör örgütü" olduğu için, terör örgütüne yardım ve yataklık suçlamasıyla bu kişiler EDP yönetimi tarafından Cumhuriyet Savcılığı'na şikayet edilecekler.

Tüzük çok tepki çekti
Mevcut siyasi partiler yasası, halihazırda partiler için bağlayıcı ve kapsamlı, dayatmacı yönler içeriyor. ÖDP'nin söz konusu son kongresi, Ufuk Uras'ın siyasi partiler yasası uyarınca parti tüzüğünde bulunan, ancak partililerin tasvip etmediği ve uygun görmediği "genel başkanın kongre toplama yetkisini" kullanmasıyla gerçekleşmişti. Uras, o sırada mevcut delegeler arasındaki dengenin kendisine daha yararlı olduğunu düşünerek bu yetkiyi kullanmıştı.

Gerçi son gelen haberlerde Ufuk Uras'ın başını çektiği Özgürlükçü Sol Hareket'in (ÖSH) EDP içinde yer almayacağı söyleniyor, ancak EDP'nin tüzüğü, SHP yöneticileri ve ÖSH'den Ahmet Asena tarafından, birlikte hazırlanmıştı. Ahmet Asena'nın büyük katkısı bulunan tüzük yeni oluşumdaki birçok kesimden "anti-demokratik ve bürokratik içeriği nedeniyle" büyük tepki çekmesine rağmen, Asena'nın son dakika rötuşlarıyla tüzük kabul edildi.

Tüzükte "siyasi partiler yasasının gerektirdiğinin de ötesinde anti-demokratik unsurlar olduğu", oluşumda yer alan bazı kesimlerin eleştirilerinin temel dayanağı oldu.

İtiraz edilen noktalardan birisi, tüzükte yer alan yüzde 30'luk cinsiyet kotası uygulaması idi. Büyük tepkiler üzerine Asena ve ilgili SHP yöneticileri kotayı son annda yüzde 50'ye çıkardılar.

Konuyla ilgili görüşlerini soL'la paylaşan İstanbullu bir emekli öğretmen, "EDP'nin tüzüğü partiye diğer partiler gibi Genel Başkanlık sultası getiriyor, eş başkanlık ya da kadın eş başkanlık gibi çağdaş yöntemleri dışlıyor. Tüzük incelendiğinde, mevcut siyasi partiler yasasının dahi dayatmadığı ölçüde bürokratik ve anti-demokratik olduğu görülüyor. Kişisel tüm tartışma yollarını kapatan, tüm demokratik inisiyatifleri ezen metin, 12 aydır bu oluşumu takip eden benim için tam bir hayal kırıklığı oldu" yorumunda bulundu.

Parti kurulmadan çatırdıyor
Projede yola çılırken Ufuk Uras, Ahmet İnsel, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız, ÖDP'den ayrılan ÖSH grubu, DSİP ve SHP’nin de aralarında bulunduğu pek çok çevre, "yeni sol parti" için birlikte hareket etme karar almışlardı. Ancak önce 10 Aralık Hareketi, sonra da Ahmet İnsel, Mithat Sancar, Fuat Keyman gibi isimler ve (Devrimci Sosyalist İşçi Partisi) DSİP girişimle yollarını ayırdılar. Son olarak 10 Mart'ta bir açıklama yapan, yeni partinin Genel Başkanlığına getirilecek olan eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ziya Halis, Ufuk Uras'ın EDP ile hareket etmeyeceğini açıklamıştı.

(soL - Haber Merkezi)

Bu haber okurlarımızın katkısıyla hazırlanmıştır.