Ceren Damar'ın katiline 15 Temmuzlu savunma!

Öğrencisi tarafından öldürülen Ceren Damar davasının karar duruşması Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Damar'ın katili Hasan İsmail Hikmet 'ağırlaştırılmış müebbet cezası'na çarptırıldı.
Cuma, 21 Şubat 2020 10:52

Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’i okuldaki odasında öldüren öğrencisi Hasan İsmail Hikmet, Ankara 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde 4’üncü kez hâkim karşısına çıktı.

Bugünkü celsesinde mahkemenin kararını açıklaması beklenen dava öncesinde Şenel'in ailesi Ankara Adliyesi önünde bir basın açıklaması yaptı. Şenel'in babası Mustafa Damar adalet beklediklerini söyledi. 

Duruşmanın başlamasıyla Türkiye Barolar Birliği Kadın Komisyonu'nun davaya müdahillik talebi reddedildi.

'ŞARJÖRÜ BOŞALTABİLİRDİ, YAPMADI'

Şule Çet Dayanışma Platformu Twitter hesabından davaya ilişkin paylaşılan notlara göre, söz alan sanık avukatı Vahit Bıçak, “Hepimiz sanık Hasan İsmail Hikmet’in adaleti için buradayız” dedi. Bıçak'ın "Sanık katliam yapmamıştır. Birden fazla insanı bir yerde öldürmek katliamdır. Sanık isterse şarjörü boşaltabilirdi ama bunu yapmadı. Katliam yapmamıştır, çılgın cinayet işlememiştir" sözlerine salondan tepki geldi.

Bıçak ayrıca katil zanlısı Hasan İsmail Hikmet’in, “canavarca hisle öldürmediğini” iddia ederek, "Sanık elindeki silahla etraftaki herkesi öldürebilirdi ama öldürmemiş bu yüzden en üst ceza verilemez. Dinleyin beni de biraz hukuk öğrenin, mahkeme heyeti baskı altındadır” dedi. 

'DAMAR, SANIĞI RAHATSIZ EDİYORMUŞ'

Sanık avukatı Bıçak şöyle devam etti:

“Karşınızda ne hükümlü ne de katil bulunmaktadır. Hakimler kamuoyu baskısının etkisinde kalıyor. Toplumsal baskılar hakimlerin kararını etkilememeli. Ceren Damar, sanık Hasan İsmail Hikmet’i rahatsız ediyormuş. Sanık, cinsel saldırı mağdurudur. Danışman hocası Ceren Damar ile cinsel ilişkileri vardı. Ceren, Hasan'ı tehdit ederek bu ilişkiyi devam ettirmiştir. Bir kadın cinayeti davası değildir. Karşınızda bu kadar ağır bir suçun mağdurunun oturduğunu unutmayın"

Bıçak, "Cumhurbaşkanımızın 15 Temmuz sonrası emriyle başlatılan birlik çağrısına rağmen Ceren Damar 15 Temmuz lehine tweet attı" dedi. Gelen tepkiler üzerine de "​Beni göndermeye 'FETÖ'cüların gücü yetmedi, sizin ki mi yetecek? Ben 28 şubat’tan beni 'FETÖ'yle uğraşıyorum" diyerek sanığın tahliyesini istedi.

'YANLIŞ MÜDAHALE SONUCU ÖLDÜ'

Bıçak, "Sanık pişman, maktulün öldüğü odaya başkaları girmiş, maktulün yanlış mücadele sonucu öldüğünü düşünüyoruz. Sanık meşru müdafaanın şartlarının var olduğu duruma göre davranmıştır. Sanık ayrıca adam öldürme kastıyla değil yaralama kastıyla hareket etmiştir. Ceren Damar’ın babası kızının üzerinden rant sağlamaya çalışıyor" dedi. Bunun üzerine Ceren Damar'ın babası, “Biraz insaf, biraz vicdan, biraz hukuk bekliyoruz. Çok şey mi istiyoruz?” diye haykırdı.

Bıçak duruşmada "Dışarı çıktığınızda sokakta herkes silahla dolaşıyor. Maktulün öldüğü odaya diğer girenleri öldürmeyişi, koridora çıkıp kimseyi taramayışı, sanığı orantılı davranmış kabul etmeyi gerektirir. Sanığın tutuklu yargılanması kişi özgürlüğüne zarar vermektedir" dedi.

'BIÇAK, ESKİ BİR AKP MİLLETVEKİLİ ADAYI'

Gazeteci Hatice İkinci sanık avukatı Vahit Bıçak ile daha önce ilk duruşmanın ardından röportaj yapmıştı. İkinci röportajında, "Sanığın emniyetteki ilk ifadelerinde yer almayan 'yasak ilişki' iddiası, ceza hukuku profesörü olan Vahit Bıçak’ın, sanık avukatlığını üstlenmesinden sonra ortaya atıldı" diye yazmıştı.

Röportajın bir bölümü şöyle:

İlk duruşmada sanık Hasan İsmail Hikmet’in yaptığı savunmayı birçoğumuz ürpererek okuduk. “Tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan yargılandığı davada sanığın savunmasının esasını, - işin içine hepten anlamsız bir şekilde FETÖ de karıştırılarak- Ceren Damar’la yaşadığını söylediği “yasak ilişki”, bu yasak ilişki üzerinden yaratılmak istenen “namus algısı” ve “taciz” oluşturuyordu.

Sanığın emniyetteki ilk ifadelerinde yer almayan “yasak ilişki” iddiası, ceza hukuku profesörü olan Vahit Bıçak’ın, sanık avukatlığını üstlenmesinden sonra ortaya atıldı. Prof. Dr. Vahit Bıçak duruşmada da müvekkilini “hocasının cinsel saldırısına uğradığı için sanık meşru müdafaa hakkını kullandı” sözleriyle savundu.

Aslında, savunma hakkının temsilcisi olan avukatın mesleğini icra ederken uymak zorunda olduğu uluslararası kurallar, kanunlar, yönetmelikler ve meslek kuralları var. Ve bu kurallar ona bazı yükümlükler getiriyor. Avukatlık Yasası ve Türkiye Barolar Birliği’nin meslek etik ilkelerine dair açıkladığı kurallar bu konuda son derece net. Meslek etik kurallarında “küçük düşürücü nitelikli açıklamalar yapılamayacağı, meslekle ilgili yazılar ve sözlerde belirli bir üslup düzeyi ve inceliği korumakla yükümlü olunduğu, savunma konusunu ilgilendirmeyen hakaret niteliğindeki söz, yazı ve ifadelerin meşrulaştırılamayacağı, her akla gelen şeyin savunma hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceği” açıkça belirtiliyor.

Bu son derece insan onurunu zedeleyici, kanıtsız ve mağdurun cevap hakkından tamamen yoksun olduğu “savunmanın” mimarı, Prof. Dr. Vahit Bıçak. Bıçak, aynı zamanda Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu Üyeliği ve Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı görevlerinde de bulunmuş eski bir AKP milletvekili adayı.

Katil zanlısı Hasan İsmail Hikmet ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırıldı. Hikmet'in cezasında hiçbir indirim uygulanmadı.