Paris Katliamı üzerine notlar: Zamanlama manidar

Paris'te 7 ayrı noktaya düzenlenen saldırılar, özellikle Suriye'de çok kritik bir evrenin açıldığı dönemde düzenlendi. Katliamın, Suriye'ye ve Ortadoğu'ya yönelik uluslararası siyasette gölgede kalan bazı noktaları öne çıkartması beklenebilir.
Dış Haberler
Cumartesi, 14 Kasım 2015 01:50

Fransa'nın başkenti Paris, benzer zamanlarda düzenlenen 7 ayrı saldırı ile büyük bir katliamla karşılaştı.

Katliamın üzerindeki sis perdesi biraz olsun dağıldıktan sonra daha net "analizler" yapılacaktır. Bununla birlikte, son günlerde yaşanan gelişmeleri hatırlamakta fayda var:

  • Suriye ordusu, Rusya-İran-Hizbullah üçlüsünün desteğiyle Halep, Şam ve Lazkiye cephelerinde önemli ve hızlı başarılar elde etti. Özellikle Halep'teki Kuveyres üssü zaferi, IŞİD'e karşı psikolojik üstünlüğün Suriye ve müttefiklerine geçtiğini gösteriyordu.

  • Irak ordusu bugün Anbar eyaletinin başkenti Ramadi'ye, uzun süredir beklenen operasyona başladığını ilan etti.

  • Şengal, Peşmerge ve PKK'nin operasyonu ile IŞİD'den kurtarıldı. Mesud Barzani, PKK'yi dışlayarak zaferin Peşmerge'ye ait olduğunu ilan etti. Sınırın öte tarafında ise, ÖSO ile ittifak yapan YPG güçleri, ABD'nin havadan desteğiyle Hol kasabasını kurtardı.

  • Bölgede iki güne üç katliam sığdı: Dün Beyrut'ta Dahiye, bugün Irak'ta Bağdat-Sadr ve Yemen'de bir cami hedef alındı; onlarca kişi hayatını kaybetti. Beyrut ve Irak saldırılarını IŞİD üstlendi.

  • Bir hafta önce yapılan ve Suriye krizini konu alan Viyana toplantısından, Esad'ın geleceğine ilişkin anlaşmazlık çıktı. Rusya'nın sahaya inmesinden sonra, silahlı çetelere anti-tank TOW füzelerinin akışında baş döndürücü bir hızlanma yaşandı.

  • İngiliz Dışişleri Bakanı Philip Hammond, Batı ile Rusya'nın Suriye'de kime terörist deneceği konusunda anlaşamadığını, özellikle Körfez ülkeleri ve Türkiye'nin Ahrar'uş Şam konusunda bastırdığını söylemişti. Hammond'a göre terörist grupları belirleme hususunda bir "at pazarlığı" yapılacaktı.

  • Avrupa'nın içinde büyük bir krize neden olan mülteci akını, Türkiye ile pazarlıklar neticesinde "tatlıya bağlanmış" göründü. AB ülkeleri, 3 milyar avroluk rüşvet karşılığında mültecileri Türkiye'de tutmasını istedi. Halihazırda devam eden göç akınının nasıl durdurulacağına ilişkinse bir plan yok. Erdoğan'ın "önerisi" ise, Suriye'nin içerisinde güvenli bölgeler oluşturmak. Fransa'nın da bu öneriye sıcak yaklaştığı biliniyor.

  • ABD'nin bölgedeki ittifak sisteminin en önemli unsurlarından Suudi Arabistan ve Katar, ekonomik bir krize girme sinyali veriyor. Dahası, Suudilerin başını çektiği Arap koalisyonunun Yemen işgaline ilişkin Batı basınında homurdanmalar çıkmaya başladı. En son İngiliz The Telegraph, Suudileri OPEC'i çökertmek ve IŞİD'i güçlendirmekle suçladı.

  • İran İslam Cumhuriyeti Devlet Başkanı Hassan Ruhani önümüzdeki hafta İtalya ve Fransa'ya tarihi bir ziyaret gerçekleştirecekti. ABD'nin İran'la yaptığı anlaşma sonrasında İran'ın Batı ile olan ilişkilerinde anahtar rolü oynaması beklenen Ruhani'nin Avrupa ziyareti saldırı sonrasında iptal edildi. 

  • Charlie Hebdo katliamından Avrupa kıtasının çıkarttığı ders, ABD öncülüğündeki emperyalist ittifak sisteminin Yaşlı Kıta'yı tek bir cephe halinde tutmakta zorlandığıydı. Rusya'nın Avrupa'nın içine yönelik sessiz hamleleri, Almanya ile ABD arasında gizli olmayan gerilim, hem sıcak hem de soğuk savaşların merkezi Avrupa için tehlike çanlarının çaldığını gösteriyordu.

  • Charlie Hebdo, AB'nin "İslam'a/Müslümanlara karşı savaş" başlatmak için bir sahte bayrak operasyonu düzenlediğini düşünenleri bu nedenle yanılttı. Ancak bugünkü Paris Katliamı'nın çok daha kapsamlı ve büyük sonuçlara işaret eden bir "operasyon" olduğunu düşünmenin önünde herhangi bir engel bulunmuyor. Avrupa'nın doğrudan içine yönelik bir müdahale girişimi, bazı perdeleri açıp bazılarını kapatıyor. Cepheler kanla tahkim ediliyor...