Boyundan büyük işler...

20/05/2013 Pazartesi
Boyundan büyük işler...

Ne oldu ?
Hani büyük parti ve devlettiniz.
Hani ABD bile gözünüzün içine, bir sözünüze bakıyordu.
Hani tampon bölge, uçuşa yasak alan, falan.
Hani ABD ve NATO’nun bir an önce kuzeyden, sizin rehberliğinizde askeri bir harekat başlatması gerekiyordu.
Hani şeriatçı silahlı çeteler demokrasi savaşçısıydı.
* * *
Olmadı. Beceremediniz. Suriye stratejiniz açıldığı derinliklerde battı.
Şimdi Cenevre’ye tav oldunuz. Eveleme, geveleme, kıvırtmaca yok. Sizin istediğiniz bu değildi. Birkaç hafta önce Lavrov ve Kerry’nin vardığı mutabakata boyun eğdiniz.
Obama’dan sonra Putin’in makamına çıkacaksınız.
Daha geçen hafta Rusya’yı, Suriye’deki insanlık dramına ortak olmakla suçluyordunuz.
Ne oldu ?
* * *
AKP’nin kullanabileceği inisiyatifin, alt emperyalist hayallerin sınırları buraya kadar.
İsrail’in Arap coğrafyasında yıpranan yüzü ABD’nin, yeni askeri stratejisinin gereği olarak, kuvvetlerini Çin’i kuşatmak üzere Uzak Doğu’ya yönlendirme eğilimi Arap ülkelerinde şişirilen Türkiye yelkeni Arap Baharı…
AKP’nin bunlardan yararlanarak kendisi için biçtiği misyonda kantarın topuzu fazlasıyla kaçmıştı.
AKP fazla şişmişti, indirilmesi gerekiyordu.
Obama, Erdoğan’a maaile devlet konuk evini tahsis ederken, Gül Bahçesi’ndeki basın açıklamasında ufak bir diken dokunuşuyla balonu söndürüverdi.
* * *
ABD’nin doğrudan askeri müdahaleyi dışlayan stratejisinde belirleyici olan faktörleri yeniden hatırlayalım:
Esad dişli çıktı. AKP Esad’ın arkasındaki toplumsal gücü hiç anlayamayarak Suriye stratejisinde çok ciddi hata yaptı. Bunda AKP’nin megaloman siyasal psikolojisinin ve toplumsal-siyasal olayları İslamcı referanslarla, toptancı-düalist biçimde değerlendirme mantığının yarattığı yanılgıların etkilerini mutlaka görmemiz gerekiyor.
AKP, kendisini, şeriatçı çetelere fazlaca angaje etti. Öyle ki, bir noktadan sonra Suriye politikası açısından o çetelere mecburiyet doğdu.
Oysa cihatçı çetelerin Suriye içinde gerçekleştirdiği katliamlar, sürecin başında rejime muhalif olan toplumsal kesimleri bile Esad’ın yanında konumlanmaya mecbur bıraktı. Aynı zamanda da Obama yönetimini bir başka Afganistan felaketi yaşamaktan korkar hale getirdi.
Ve en önemlisi, Rusya’nın tutumu, ABD’yi Türkiye’nin sunduğu seçenek dışında farklı bir yol aramaya itti. Rusya, Arap Baharı’nda yolun Suriye’ye kadar olduğu mesajını emperyalistlere net olarak verdi. Suriye’den itibaren denkleme dahil edilmediğinde sorun çıkaracağını belli etti.
* * *
Emperyalist dünyada oyunu emperyalist güçler oynar.
Türkiye’nin alt emperyalistleşme olanağı iktisadi yapısı ve siyasi sorunları nedeniyle yok gibidir. Role aday olmak başka, rolü oynamak başkadır. AKP’nin çizdiği karakter bu rol için çok abartı kaçtı.
Türkiye açısından Suriye denklemi hemen hemen kapanmıştır.
AKP’nin bundan sonra dışarıya vizyon pazarlaması zordur.
* * *
Obama “Esad’sız bir çözüm” dedi. Bu zaten bilinmedik bir şey değildi. Laf ABD’nin ağzına pelesenk olmuştu.
Erdoğan kollarını Obama gibi kavuştursa da olay kapandı. Yön artık Cenevre.
Hemen hemen bu sırada Moody’s Türkiye’nin kredi notunu yükseltti. Erdoğan’a Suriye denkleminin dışına itilme karşılığında verilen bu oldu. Arkasının gelme ihtimali zayıftır.
Ha…
Bir de bayan Erdoğan’a hediye edilen Diktatörlüğün Psikolojisi kitabını kaydetmek gerekir.
Cemaat ile AKP’nin, köşe yazılarıyla, başkanlık sistemi konusundaki görüş farklılıklarını dile getirdikleri ve Cemaatin başkanlığa karşı olduğunu belirginleştirdiği bir dönemde bu başlıktaki okuma ödevi çok manidar oldu.
* * *
Kısaca, Reyhanlı’da patlatılan bombalar işlevini gördü.
Emperyalistlerin Suriye politikası Dünya Lideri’ne dikte edildi.
Böyle olur Yeni Osmanlı’nın padişahlığı.