Komünist Kadınlar 'fail kim' diye sordu

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında İzmir'de yapılan söyleşide Komünist Kadınlar, "Kadına Yönelik Şiddetin Anatomisi: Fail Kim?" diye sordu.
soL - İzmir
Cumartesi, 21 Kasım 2015 20:32

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Komünist Kadınlar'ın düzenlediği "Kadına Yönelik Şiddetin Anatomisi: Fail Kim?" söyleşisi bugün İzmir NHKM’de gerçekleştirildi. İki bölüm halinde yapılan söyleşinin ilk bölümü, "Fail Kim?" sorusu etrafında şekilllenirken kadına yönelik şiddetin evrenselliği ve tarihselliğine vurgu yapıldı.

Söyleşide, kadına yönelik şiddet demenin faili, erkek şiddeti demenin ise gerçek faili sakladığı ifade edildi.

Amerika’da 1983 yılında yapılan bir araştırmada, “Olaydan zarar görmeyeceğinizden emin olsanız, bir kadını cinsel ilişkiye zorlar mıydınız?” sorusuna anketlerin hiçbirinde evet cevabının %50’nin altına düşmediği aktarılırken, şiddet uygulamanın, şiddetin başarıyla sonuçlanması ve kendisine zarar verecek sonuçlar doğurmaması gibi ön koşullarının olmasının gerektiği belirtildi. Buradan yola çıkarak, "Şiddetin yaygınlaşmasının temel sebebi toplumsal koşulların uygun olması, formel ve informel olarak desteklenmesi (cezalandırılmaması), meşru görülmesi, hak görülmesidir" denildi.

AKP'Lİ YILLAR...
İkinci bölümde ise AKP iktidarı ile birlikte şiddet olayı sayısının ve dozunun artmasının nedenleri üzerinde duruldu. Türkiye'de gelinen noktaysa, "AKP'li yıllarda kadına yönelik şiddeti körükleyen iktidar mekanizmalarını, kadını korumayan yasaları, şiddet uygulayan erkeği koruyan hakim, savcı, polis işbirliğini, her fırsatta kadını aşağılayan ifadelere başvuran din adamından devşirme devlet yetkililerini ve bunları yayan medyayı tartışmaktayız. Türkiye’de kadın sorununu tartışırken bu karşı devrimci değişimi görmezden gelmemek ne kadar önemli ise, geçmişe öykünmek de bir o kadar anlamsızdır" şeklinde tarif edildi. 

MÜCADELE ÇAĞRISI
Kadına yönelik şiddetin tek başına bir toplumun geri kalmışlığıyla, dini inançlarıyla, eğitim düzeyiyle, batılılığı ya da doğululuyla vs. açıklanamaz olduğu kaydedildi. Söz konusu olan kadınların özgürlüğü ise tüm yurttaşların eşit olduğu, her türlü baskıcı gerici ideolojinin devlet aygıtlarından temizlendiği bir ülke için mücadele edilmlesi gerekliliği vurgusu ile etkinlik tamamlandı.