Boyun eğmeyen bir devrimci: Mustafa Hayrullahoğlu

12 Eylül darbesi sonrası 16 Kasım 1982’de gözaltında katledilen TKP MK üyesi Mustafa Hayrullahoğlu'nun ölümünün üzerinden tam 34 yıl geçti.
Pazar, 16 Kasım 2014 10:02

TKP İstanbul İl Sekreteri ve Merkez Komite üyesi Mustafa Hayrullahoğlu (Deniz Yoldaş), bundan tam 34 yıl önce gözaltında katledildi.

Polisin işkencesine boyun eğmeyen, işkencecilere adını bile söylemeyen Hayrullahoğlu, ölümünün ardından polisler tarafından gizlice Kulaksız Kimsesizler Mezarlığı'na gömüldü. Mezarı ailesinin ve yoldaşlarının uzun uğraşları sonrasında bulunan Hayrullahoğlu'nun katilleri ise devlet tarafından ödüllendirildi. 1984 yılında dönemin sıkıyönetim mahkemelerinde açılan davada, 3 polise 10'ar yıl hapis cezası verilirken, bu karara imza atan hakimler görevden alındı. Hakimlerin görevden alınmasının ardından ise işkenceci polisler beraat etti.

Hayrullahoğlu’nun son saatlerine tanıklık eden Namık Kemal Cibaroğlu, o saatleri "tekmelediler, vurdular, yumrukladılar, adını bile söylemedi" sözleriyle anlatıyor:

İkimiz vardık o gece. Kim olduğunu öğrenmek istedim, hiç konuşmadı, adını bile söylemedi, sadece inliyordu. Kısa bir süre sonra nöbetçi polisler geldi. Durumuna baktı. Kötüydü. Gözlerim bağlı olduğu halde inlemelerinden ne kadar kötü olduğunu anlıyordum. Polis korktu. Benim sol kolumu çözdü, 'buna bak, tedavi et' dedi, çekti gitti. Yanına döndüm, kış günü olduğu halde müthiş terliyordu. Kötü bir şey olduğunu hissettim. Gömlek vardı üzerinde, gri renk pantolonu vardı. Gömleğini açtım, konuşturmaya çalışıyordum, nefes almakta zorlanıyordu. Yastık olarak kullandığım paltomu başının altına koydum. Ne yapacağımı bilemedim."

Bir süre sonra [polisin] TKP timi geldi, Mustafa’nın o tim tarafından işkence gördüğü belliydi. Kollarımın açık olduğunu görünce bana da saldırmaya başladılar. Niye yardım ediyorum diye kızdılar. 'Mustafa konuşacak mısın, seni gebertiriz' diye bağırıyorlardı. 'Seni biliyoruz Merkez Komite üyesisin, kabul et, isim ver, kendine eziyet etme, hasta değilsin, rol yapıyorsun' gibi sözlerle bağırıp dövüyorlardı. Mustafa'yla ilgili her şeyi polislerden öğrendim, adını, kim olduğunu. Tekmelediler, vurdular, yumrukladılar hiç sesi çıkmadı.

Hayrullahoğlu'nun eşi Aynur Hayrullahoğlu, yaşadıklarını daha önce şu sözlerle anlatmıştı:

Eşim Mustafa, 14 Kasım 1982 sabahı evden çıktı ve bir daha dönmedi. O dönem eşlerinin gözü önünde kadınlara tecavüz ediliyordu. O bunları yaşamasın diye saklanmak zorundaydım. Mustafa’nın yaşıyor olacağı umuduyla Hollanda’ya gitmek durumunda kaldım. Gayrettepe’de işkenceyle iki gün içinde öldürülüp Kimsesizler Mezarlığı’na gömüldüğünü orada öğrendim. Dayaktan akciğerleri şişmiş, böbrekleri felç edilmiş, boynu kırılmış. 8 saat aralıksız işkence yapmışlar. Bugün hala rüyalarımda ona işkence edildiğini görüyorum. Yıllarca, bir gün sokakta karşılaşacağız hayaliyle yaşadım. 1989’da döndüğümde polis kayınvalidemin evine uğrayarak, ‘Oğlunuz nerede? Kıyafetlerini alabilirsiniz’ dedi. Kasten yaptıkları belliydi. Eşime işkence eden beş polisten üçüne 10 yıl 8 ay hapis cezası veren hakimler Naci Gürkan ile Nuh Çetinkaya görevlerinden alındı. Yargıtay kararı bozunca sanıklar beraat etti.

TKP MK üyesi Mustafa Hayrullahoğlu'nu ve 16 Kasım 1979 yılında öğretmenlik yaptığı okulun çıkışında katledilen İstanbul TÖB-DER Başkanı, TKP üyesi Talip Öztürk'ü saygıyla anıyoruz.