AKP 31 Mart küskünlerine para mı dağıtıyor?

31 Mart sonuçlarının iptalinin ardından Binali Yıldırım için zor dönem başlamış, AKP'ye yakın kaynaklar 23 Haziran oylamasını kazanmak için muhafazakar Kürtler ve 31 Mart'ta oy kullanmamış olanlar üzerinde çalışılacağını duyurmuştu. Oy kullanmayanlar üzerinde isim isim çalışılacağı söylendiği sırada, TKP, böyle bir isim listesinin ancak yasadışı yollarla elde edilebileceğini duyurmuştu.
soL - Haber Merkezi
Cuma, 21 Haziran 2019 12:17

Seçimlerin iptalinin hemen ardından AKP'nin 23 Haziran taktikleri hakkında yandaş basından ve politika yazarlarından haberler ve değerlendirmeler gelmeye başlamıştı.

Yapılan değerlendirmelerde ortaklaşılan noktalar AKP'nin "muhafazakar Kürt seçmenin oyunu kazanmak" için bu kesim üzerinde etkili olabilecek isimleri sahaya sürmeye çalışacağı ve 31 Mart'ta sandığa gitmemiş olan seçmenler üzerinde çalışacağıydı.

Bu konuda AKP'ye yakın kaynaklardan 31 Mart'ta oy kullanmamış olanlar üzerinde "isim isim" çalışıldığı gibi bilgiler de geldi.

'İSİM LİSTELERİ AKP'YE VERİLMİŞSE SUÇ İŞLENMİŞTİR'

Öte yandan, "oy kullanmamış olanlar üzerinde isim isim çalışmak" bugün yasaları çiğnemeden kolay kolay yapılabilecek bir şey değil. Seçimlerle ilgili toplanan ve partilerle paylaşılan tutanaklarda oy kullanmayanların bilgileri yer almıyor. Sandıklarda oy kullanımı sırasında seçmenlerin kendi isimlerinin karşısına imzalarını attıkları defterler İlçe Seçim Kurulları'nda saklanıyor.

TKP'li hukukçu Ali Rıza Aydın'ın daha önce vurguladığı gibi, bir kişinin oy kullanmamış olduğu konusundaki bilginin paylaşılması/açıklanması da "gizli oy" ilkesinin ihlali anlamına geliyor.

Türkiye Komünist Partisi, iptal kararından kısa bir süre sonra bu konuda bir adım atmış ve 8 Mayıs 2019 tarihinde oy kullanmayanların listesini örnek seçtiği bir İl Seçim Kurulu ve İlçe Seçim Kurulu'ndan istemişti! TKP yöneticisi ve hukukçu Ali Rıza Aydın, konuyla ilgili soL'a yaptığı değerlendirmede, AKP'nin oy kullanmayanların listelerini seçim kurullarından alma ihtimaline karşı bu adımı attıklarını söylemiş ve kendi başvuruları ile ilgili beklentilerini şöyle anlatmıştı:

Hukuken ret çıkması gerekir. O zaman TKP’ye ret, AKP’ye evet olmaz. Diyelim ki AKP’yi gözeterek TKP başvurusuna da 'evet' yanıtı verildi. O zaman da bu seçme hakkının ihlal edilmesidir. AKP’nin amacı belli, sandığa gitmeyen seçmene bir bir baskı yapacak, ödül/ceza yöntemini kullanacak. Bu mücadelelerle kazanılan genel oy ve seçme hakkına aykırıdır. Kabul edilemez, izin verilemez.

AKP 31 MART KÜSKÜNLERİNİ NASIL İKNA EDİYOR?

23 Haziran oylamasına çok kısa bir zaman kaldı ve özellikle AKP'nin etkin olduğu ama çok sayıda 31 Mart küskününün bulunduğu ilçelerde, 31 Mart'ta oy kullanmadığını tespit ettikleri kişilerle özel olarak ilgilendikleri bilgileri geliyor. Doğrudan nakdi "yardım" gibi yollara da başvurulduğu iddialar arasında. Hatırlı yakınları devreye sokma, iş vaadleri gibi yolların da denendiği söylenirken, AKP'lilerin ellerindeki listeler üzerinde çalışarak bunları yaptıkları, 31 Mart'ta oy kullanmadığı tespit edilmiş kişilere yoğunlaştıkları bildiriliyor.

Adını vermek istemeyen bir yurttaş, bunun için çalışan bir ekibin gittiği evde yaşandığını iddia ettiği bir olayı soL'a anlattı. Nakdi yardım dışında hatırlı kişileri de devreye sokarak ikna edilmeye çalışılan ev sahibi, sonunda ekibi başından savmak için "oy vereceğini" söylüyor. O sırada evin küçük oğlu müdahale ediyor ve "hani yemin ediyorum bir daha bunlara oy vermem demiştin ... amcaya" diyerek ziyaretin sonunu getiriyor.

Bu listelerin, parti örgütünün "doğrudan iletişimle" topladığı bilgilerle oluşturulmuş olması elbette mümkün. Öte yandan AKP'nin zorladığı sayılar düşünüldüğünde fazlasına niyet etmeleri hiç şaşırtıcı olmayacaktır.