Vali yardımcısının TKP’ye yasaktan “haberi yokmuş”!

İstanbul Valisi’nin yardımcılarından birisi, Mustafa Mutlu’yu arayarak TKP’ye yasağı açıklamaya kalkışmış... Ancak vali yardımcısının söyledikleri, Mutlu’ya “Keşke hiç aramasalardı” dedirtti.
Cuma, 13 Ağustos 2010 16:07

TKP’nin referandum için stand başvurusunu İstanbul Valiliği’nin reddetmesi, dört gündür gündemden düşmüyor. Konuyu ısrarla yazan isimlerden Vatan gazetesi yazarı Mustafa Mutlu, sonunda İstanbul Valisi’nin ismini vermek istemediği yardımcılarından biri tarafından arandığını belirterek, konuşmanın içeriğini yazdı.

Buna göre vali yardımcısı önce Mutlu’ya “İzah edeyim” diyerek TKP’yle ilgili olan değil, başka bir konudan bahsetmeye başladı, Mutlu “Konu o değil” diyince de “Ben TKP’yle ilgili olanı bilmiyorum” dedi.

Mustafa Mutlu’nun yazısı şu şekilde:

"İstanbul Valiliği’nden nihayet aradılar. Ama keşke hiç aramasalardı!

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’ya üç gündür çok basit sorular soruyorum:

“Referandumda vatandaşları ‘Hayır’ oyu kullanmaya teşvik etmek için stant kurmak isteyen Türkiye Komünist Partisi’nin bu talebini geri çevirmişsiniz. Gerekçe olarak da, ‘vatandaşın oyunun etkileneceği’ni göstermişsiniz. Eğer doğruysa bu yaptığınız, düpedüz demokrasinin ruhuna aykırı ve aynı zamanda ‘suç’ değil mi?”

Her konuda anında açıklama yapan Valilik’ten, bu sorulara düne kadar yanıt gelmedi...

Sanırım dün bu işten vazgeçmeyeceğimi anlamış olmalılar ki, adı bende saklı bir Vali Yardımcısı aradı ve aramızda şöyle bir konuşma geçti:

***

Vali Yardımcısı: Mustafa Bey sanırım sizi yanlış bilgilendirmişler. İzninizle doğru bilgileri verip kamuoyunu aydınlatmak istiyorum.

Ben: Buyurun...

Vali Yardımcısı: Türkiye İşçi Partisi bir süre önce Beşiktaş‘ta...

Ben: Bir dakika, bir dakika... Bir kere sizin kastettiğiniz olayın kahramanı Türkiye İşçi Partisi değil, Ulusal Parti‘ydi... Ama benim anlattığım olay, Türkiye Komünist Partisi’nin başına geldi. İkincisi standın kurulduğu yer Beşiktaş değil, Beyoğlu!

Vali Yardımcısı: (Şaşırarak) Ama bendeki bilgiler...

Ben: Sizdeki bilgiler bir ay önceki başka bir olaya ait... Ben o olayı yazmadım ama anlatayım, bilginiz olsun: Ulusal Parti, geçen ay “İdam cezası geri gelsin, Apo asılsın” başlıklı bir imza kampanyası başlattı. Kampanya çerçevesinde 20 ilde imza stantları açıldı ve vatandaşlardan imza toplandı. Bu kampanya için İstanbul’da kurulu ilçe örgütleri de kaymakamlıklara başvurarak kendi ilçelerinde imza stantları açtı. En son 22 Temmuz tarihinde Beşiktaş ilçesinde kaymakamlık oluru ile stant açıldı. Ama iddialara göre o gün Tayyip Erdoğan Dolmabahçe’den geçerken bu standı gördü ve valiyi arayıp kaldırılmasını istedi. İki saat sonra İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ve İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun imzası bulunan bir yasaklama kararı ile stant kaldırıldı. Ama ben sizin yalanlamak istediğiniz yazımda bu olayı değil, Türkiye Komünist Partisi’nin izin verilmeyen standını yazdım. Yani başka başka olaylardan söz ediyoruz!

Vali Yardımcısı: Ama bizde TKP ile ilgili bir şey yok...

Ben: Nasıl olmaz? Haber, salı günkü Cumhuriyet’e birinci sayfadan girdi, Birgün’de de manşetti...

Vali Yardımcısı: Öyle mi? Haberim yok. Ben bir daha araştırıp arayayım sizi...

Ben: Beni yalanlamanızı sabırsızlıkla bekliyorum.

***

Bu yazıyı yazmaktaki amacım kesinlikle kamu görevlilerini yıpratmak, insanları rencide etmek değil...

Sadece kamudaki “yönetim anlayışı”nı sergilemek...

Bu yüzden dün konuştuğum Vali Yardımcısı‘nın adını gizli tutuyorum...

Ve şimdi... Sayın Vali’ye tekrar soruyorum:

Beni neden bizzat kendiniz arayıp, yalanlamıyorsunuz?"

(soL - Haber Merkezi)