BOYUN EĞME'de bu hafta: Türkiye yobazlara bırakılamaz!

Haftalık siyasi dergi BOYUN EĞME'nin 15'inci sayısı, "Şimdi taraf olma zamanı: Türkiye yobazlara bırakılamaz" manşetiyle yarın çıkıyor. Dergide Sultanahmet saldırısı ve haftanın diğer gelişmeleri de değerlendiriliyor.
Haber Merkezi
Perşembe, 14 Ocak 2016 16:12

Haftalık siyasi dergi BOYUN EĞME'nin 15'inci sayısı yarın okurlarıyla buluşuyor. 

"Şimdi taraf olma zamanı: Türkiye yobazlara bırakılamaz" manşetiyle yayınlanacak olan dergide, "Sultanahmet saldırısı: Erdoğan deliyi oynuyor... Sultanahmet saldırısı sonrasında yaşananlara bakınca, AKP’nin, burjuva muhalefetinin bir türlü anlamadığı şeyi çoktan farkettiği görülüyor. Artık bir meşruiyeti kalmadığını bilen Erdoğan çıkış için deliyi oynuyor" deniliyor. 

Dergide ayrıca Komünist Parti'nin "Türkiye dinsel kurallarla yönetilemez" başlıklı bildirisine de yer veriliyor. 

BU HAFTA BOYUN EĞME'DE NELER VAR? 

Haftanın siyasi olay ve olgularının değerlendirildiği dergide öne çıkan bazı konu ve başlıklar ise şöyle: 

1- Yobazlığın karşısına çıkmak yetmiyorsa: Biz de üste çıkarız! (Aydemir Güler) 

Karşılarına değil üste çıkmak için aydınlanmacıların, ateistlerin, kadınların eşitliğini savunanların, bilimden yana olanların, dinin siyaseti ve toplumu düzenleme iddiasını reddedenlerin izlemesi gereken yolun adı karşı saldırıdır.

2- Diyanet: İtaat simsarlığı başkanlığı (Nevzat Evrim Önal) 

Merkezinde Diyanet İşleri’nin durduğu bu fetva rezilliği durdurulmalı. Evet, laikliğe doğru bir adım dahi atılacaksa Diyanet İşleri derhal kapatılmalı. Evet, dinsel itikatlar toplumsal hayatı belirleyen bir güç olmaktan çıkartılmalı ve inançlı-inançsız tüm insanların bu bağlamda özgürlüğü sağlanmalı.

3- Tuhaf bir yılbaşı gecesi (Osman Çutsay) 

AB krizinden tek kârlı çıkan ülke Almanya’nın siyaset sınıfı, korkunç sermaye birikimine rağmen iç siyasette yaşanan tıkanmalara bildik yöntemlerle çare arıyor ve Fransa’daki sağ yükselişin bir benzerine karşı şimdiden kendince önlemler alıyor. Demek ki, olmayacak duaya Almanya’da da amin deniyor.

4- Türkiye’yi bekleyen El Kaide sorunu (Erman Çete) 

Suriye ordusu cihatçıları sınıra doğru süpürmeye devam ediyor. Kaçacak yeri kalmayan bu unsurların gidecek tek yeri Türkiye. Yani, IŞİD’in Türkiye ile ilişkileri tartışılırken, nurtopu gibi bir El Kaide sorunumuz var ufukta...

5- İşçileşen avukatlar sınıf mücadelesi veriyor

Avukatlık Kanunu ve meslek etik kurallarından bahisle “avukatın işçi olamayacağı” reddiyesi ile işçi avukatlar adına kazanım elde etmek imkânsızdır; çünkü “var olmayan” bir kesimin, hakları da olmayacaktır.

6- Sultanahmet patlaması sonrası notlar (Kemal Okuyan) 

Erdoğan karşıtlığının yeteceğini sananlar aldanmaktadır. Savaşın zemini emperyalist dünyadır. Erdoğan’ı koruyan da... Eğer Türkiye’de halk bir kez daha ayağa kalkıp bu kez zemini sorgulamazsa, büyük yıkıma karşı hiçbir güvence bulamayacaktır.

7- KP Sanat Bürosu ile röportaj: Asıl bizim onlara ihtiyacımız var

Nâzım Hikmet’in ya da Aziz Nesin’in bizim yapacağımız bir anmaya, hatırlatılmaya ihtiyacı var mı? Onların sahip çıkılmaya ihtiyaçları yok, bizim onların kavgasına sahip çıkmaya ihtiyacımız var.

8- Dekomünizasyon yasası ve yasaklanan komünistler (Can Önen) 

Ukrayna Komünist Partisi’nin yasaklanması, Ukrayna’nın ABD’nin başını çektiği emperyalist blok ile Rusya Federasyonu arasındaki siyasi çelişkinin yoğunlaştığı ülkelerden biri olması nedeniyle de hayli önemli.

9- Kürt sorununda ne okumalı? (Özkan Öztaş) 

“Kürt sorunu” deyince pek çok kişinin aklına yaşanan son 30 yıllık dönem gelmektedir. Bununla birlikte Kürtlerin hak arama mücadelesinin tarihi ve sorunun yoğun olarak hissedildiği yıllar için esasen 1920’li yıllara dönmek gerekecektir. 

10- Erdoğan başkan olursa katliamlar duracakmış (Özgür Şen) 

Erdoğan’ın başkanlığı elde ettiğinde ülkenin rahatlayacağı ve kaosun biteceğini iddia edenler belli ki Erdoğan’ı ve partisini hiç tanımıyor.