Ali Bulaç: Irkçı, olmadı ümmetçi

Ali Bulaç, Trakya’da ‘hayır’ oylarının az çıkmasını, burada “etnik olarak Türk olmayan” göçmenlerin olmasına bağladı, “Anadolu’nun kökeni sahiden Türk” nüfusunu örnek verdi. Mehmet Y. Yılmaz tepki gösterince, “Olur mu, ben aslında ümmetçiyim”e çark etti.
Pazartesi, 11 Ekim 2010 15:43

Zaman gazetesi yazarı Ali Bulaç, referandum değerlendirmesindeki etnik köken ayrımcılığına varan ifadeleri eleştirilince, bu defa kendisini “Milliyetçi değil, ümmetçiyim” diye savundu. Bulaç, böylece iki yazısında da ayrımcılığını dışa vurdu.

20 Eylül’de kaleme aldığı “Şerit üzerindeki Kürt nüfus” başlıklı yazısında Ali Bulaç, Akdeniz, Ege, Trakya ve Karadeniz sahil şeridinde “hayır” oyu çıkmasını “dindar-muhafazakâr kesime nefret ve Kürtler’e düşmanlık”la tanımlıyordu. Bulaç, yazısında bu bölgelerdeki göçmen nüfusa işaret ederek, bunların tavrını “gerçek Türkler’le” karşılaştırıyor ve etnik olarak Türk olan kesimlerin, Kürtler’e “etnik kökenleri ve konuştukları dil” bakımından düşmanlık beslemediklerini iddia ediyordu.

Bulaç, “‘Ne mutlu Türk'üm diyene’ formülünü kabul edip kolayca ‘resmi Türk kimliği’ni -resmi anayasal Atatürk milliyetçiliğini- benimseyenlerin önemli bir bölümünün etnik köken olarak Türk olmayıp Balkan göçmeni, mübadili veya Kafkas muhaciri olması anlamlıdır.
Bu açıdan Akdeniz, Ege, Trakya ve Karadeniz sahil şeridinde Kürt açılımına ve Kürtlerin Batı'ya göç etmelerine gösterilen tepki ile Orta Anadolu'da kökeni sahiden Türk olan kesimlerin gösterdiği tepki arasında mahiyet farkı var. (…) Etnik Türkler, Kürtlere etnik kökenleri, konuştukları Kürtçe dili veya bölünmeye yol açmayacak hak taleplerine düşmanlık göstermiyorlar, onlarla gündelik hayatta ortaklıklar kurabiliyorlar, evlilikler yapabiliyorlar, camide bir araya gelebiliyorlar” demişti.

Hürriyet gazetesi yazarı Mehmet Y. Yılmaz, Bulaç’ın bu yazısına 6 ve 7 Ekim’de yazdığı yazılarda tepki gösterdi ve “Irkçılığın bu kadar kaba bir şekilde ifade edilebilmesi, düşünsel planda uzunca bir süreden beri en azından ‘ayıp’ sayılıyor” dedi.

Bulaç, Zaman’da bugünkü köşesinde Yılmaz’a yanıt verdi. Uzun uzun Balkanlar’daki İslamcı faaliyetlerini ve bu ülkelerdeki İslamcı kesimlerle yaptığı işbirliğini anlatan Bulaç, “evladı fatihan”ı gayet iyi tanıdığını belirterek, “Benim için Balkan Müslümanları İslam ümmetinin aziz parçasıdırlar” dedi.

Müslümanlar’ı diğerlerinden üstün gören ümmetçi anlayışın sindiği yazısında Bulaç, “Kendi etnik kökenimden olan inkârcı, ahlaksız, hırsız ve faşist binlerce insanı Balkanlı, Kafkaslı (Arnavut, Boşnak, Pomak, Makedon, Sırp, Çerkez, Gürcü, Çeçen, Abhaz, Azeri, Türk, Kürt, siyahi) bir Müslüman'a değişmem” diyerek, bir ayrımcılığı yapmadığını kanıtlamak için bir başka ayrımcılığını öne çıkardı.

Bulaç, yazısını “Balkanlılar ikiye ayrılır: Begoviç ve Kusturica yolundan gidenler. Biz Begoviç'in tarafındayız” diye bitirdi.

(soL - Haber Merkezi)