Dava sürdükçe gündemden düşüyor

Ergenekon Davası'nın dün gerçekleşen altıncı duruşmasında iddianamenin okunmasına devam edildi. Bir yandan hakimler ve sanıklar arasında ilginç diyaloglar yaşanmaya devam ederken diğer yandan davaya ilginin giderek azaldığı görüldü. Zaman gazetesi ilginin azalmasından "salona sığılmıyor diyenler utansın" sonucunu çıkardı.
Cumartesi, 01 Kasım 2008 08:08

soL (HABER MERKEZİ) 20 Ekim'de başlayan Ergenekon Davası'nın 6 duruşması dün gerçekleştirildi. Başlar başlamaz "hukuksuzluklar"la gündeme gelen dava "kararsızlıklar"la sürüyor. Tutuluklu ve tutuksuz sanıkların ayrı mı birlikte mi yargılanacağı konusunda birçok kez karar değiştirilen davada, iddianamenin satır satır mı atlanarak mı okunacağına ve küfürlerin okunup okunmayacağına bir türlü karar verilemiyor.

Duruşmalara 3 Kasım Pazartesi devam edilecek olan davada dünkü duruşmanın sonunda iddianamenin 443. sayfasına gelindi. Duruşmalar iddianamenin okunması ile sürerken, davaya olan ilginin de giderek azaldığı gözlemleniyor. Dava ile ilgili Cezaevi önündeki eylemlerin sona ermesinin ardından seyyar satıcıların da sayısı azalmıştı. Dünkü duruşmada, duruşmalara katılan sanık avukatları sayısının da giderek azaldığı görüldü.

Zaman'dan "yer açıldı" yorumu
Zaman gazetesi dünkü manşetini davaya katılımın azalması konusuna ayırdı. Ancak katılımın azalmasından Zaman'ın çıkardığı sonuç "hani salon yetmez diyordunuz, ne güzel yetti işte" şeklinde oldu. " 'Bu salon yetmez' denildi koltuklar boş kaldı" başlığıyla verilen haberde "Ergenekon iddianamesine karşı çıkanların davayı sulandırmak için "bu salon yetmez" sözü iki haftada boşa çıktı" denilerek "davayı çadır tiyatrosuna çeviririz, bir süre sonra kimse gelmez" yöntemiyle "demokrasilerde çözümün tükenmeyeceğine" işaret edilmiş oldu.

Duruşmadan notlar
İddianamenin 159 sayfasının okunduğu dünkü duruşma yine sanıkların itirazlarına ve sanıklar ve hakim-savcılar arasında ilginç diyaloglara sahne oldu.

Savcı tarafından Doğu Perinçek'in PKK kamplarını ziyareti ve Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmeye ilişkin iddialar okunurken Perinçek ayağa kalkarak, "O zaman partinin genel başkanı değildim. Ayrıca 1989 yılından bahsediyorsunuz. Bari milattan önceye gidin" diye tepki gösterdi.

Duruşmada, tutuklu sanık Mehmet Demirtaş'ın avukatının, Kanada'da bulunan Tuncay Güney'in önceki gün katıldığı 32. Gün programı kaydının deşifre edilerek dosyaya konulması isteği mahkeme heyetince kabul edildi. Programla ilgili olarak avukatın "Bilmiyorum, izlediniz mi" sorusuna Mahkeme Başkanı, "İzledik efendim" diye cevap verdi.

Tutuklu sanıklardan Veli Küçük'ün avukatı olan kızı Zeynep Küçük, müvekkilinin Kocaeli'nde görev yaptığı sürede faili meçhul cinayetlerin arttığı iddiasına karşılık bu süre içerisinde bölgede faili meçhul cinayet olup olmadığının savcılık makamından sorulması isteği kabul edildi.

Tutuklu sanık Hüseyin Görüm kendisine "Sen konuşma, seni tahliye edeceğiz" denildiğini ileri sürdü ve Mahkeme Başkanı hakkında şöyle konuştu: "Geçen celse avukat Kerinçsiz, size yaptığınız işten dolayı peygamber postunda oturduğunuzu söyledi. Ben de diyorum ki Rahman'ın, yaradan Allah'ın bir sıfatını gerçekleştireceksiniz. Her şeyi anlatacağım. 2455'i bir Amerika'daki bilir, bir de ben açıklayacağım. Beni baskı altına ala ala benim fıtığım patladı. Herkes hastaneye gitti. Sırf gazeteler yazmasın, 'kuvvacı Hüseyin de hastaneye kaldırıldı' demesinler diye korseyle dolaşıyorum."
Mehmet Zekeriya Öztürk'ün avukatı Yaşar Ağsu, Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün ile ilgili olarak, Ergenekon Destanı'na atıfta bulunan konuşma yaptı:"Birinci Ergenekon'da biz bir bozkurdu takip ederek çıktık. Yedi düvel bir oldu. Ülkeyi işgal etti. Buradan da bir bozkurdun ardı sıra yürüyerek çıktık. Bu bozkurt Mustafa Kemal'di. Bu ikinci Ergenekon'du. Şimdi ise emperyalistler ile Mustafa Kemal'in 'Gençliğe Hitabe'sinde bahsettiği dahili bedbahtların işbirliğiyle hazırlanmış bu Ergenekon cenderesinden de yine bir bozkurdun ardı sıra çıkarız. Bu sefer Bozkurt'un adı Köksal olur".