Kara Kıta’da kara emirlikler

Kenya’da bir alışveriş merkezine yapılan saldırıyla beraber, Kara Kıta’daki El Kaide varlığı yeniden Batılı ülkelerin gündemine girdi. Yerel müttefikleriyle kıta boyunca elini güçlendiren örgütün her hamlesinin arkasında, ABD ve Fransa’nın müdahaleleri bulunuyor.
Cumartesi, 28 Eylül 2013 15:19

Ali Örnek - soL

Afrika’da El Kaide’nin varlığı bir kez daha Kenya’nın başkenti Nairobi’deki alışveriş merkezi saldırısıyla gündeme geldi. 67 kişinin yaşamını yitirdiği bu kanlı saldırıyı düzenleyen Eş Şebab adlı Somali merkezli örgüt, 2011 yılının Şubat ayında El Kaide’nin lideri Eyman el Zevahiri’ye biat ettiğini açıklamıştı. El Kaide bağlantılı örgütler veya müttefikleri doğudaki Afrika boynuzundan batıda Moritanya’ya, güneyde Nijerya’ya kadar yayılmış durumda. Özellikle Atlas Okyanusu’ndan Kızıldeniz’e uzanan Orta Afrika’daki Sahil adlı bölge, El Kaide’nin yeni gözde merkezi konumunda. Senegal, Moritanya, Burkina Faso, Mali, Nijer, Çad, Sudan ve Eritre’ye uzanan bu bölgede, yüzyıllardır devam eden sömürgeciliğin mirası istikrarsız rejimler, örgütün yoksul Müslüman nüfus içinde hızla yayılmasının önüne geçemiyor. Birçok uzmana göre, El Kaide’nin yeni ve en gözde hedefi Fransa destekli Mali müdahalesinin de içinde yeralan Nijer... Cezayir ve Libya ile muallak sınırlara sahip, güney komşusu Nijer’de El Kaide’nin müttefiki Boko Haram’ın yükseldiği ülkenin batısında da Mali bulunuyor. Örgüt şu sıralar Libya’dan akan silah ve Mali’den gelen militanlarla güçlenen “Kanla İmza Atanlar” adlı örgüte ev sahipliği yapıyor. Örgütün başında İslami Mağrip’teki El Kaide’den ayrılan ancak bu örgütle ilişkilerini sürdüren Cezayir asıllı Muhtar Belmuhtar bulunuyor.

Müttefikler ve şubeler
El Kaide’nin kıtadaki gücünü artırması eski merkeziyetçi yapısını bir kenara bırakarak, yerel radikal İslamcı gruplarla işbirliğini artırmasıyla mümkün hale geldi. Özellikle Tunus’taki Ensar eş Şeria, Nijerya’daki Boko Haram müttefikler içindeki en kritik ikisi olarak dikkat çekiyor. Ensar eş Şeria şu sıralar Cezayir-Tunus sınırında Tunus güvenlik güçleriyle çatışmalara giriyor. Örgüt, Tunus’u karıştıran siyasi cinayetlerin de faili olarak gösteriyor. Ülkedeki Müslüman Kardeşler bağlantılı En Nahda’ya yakın gruplara göre, El Kaide bağlantılı grubun arkasında ülkeyi karıştırmak isteyen Suudi Arabistan var.

El Kaide’nin kıtadaki varlığını güçlendirmesi ise tek başına örgütsel hamleleriyle mümkün olmadı. Bilakis, ABD, İngiltere ve Fransa’nın yıllardır devam eden kıta çapındaki müdahaleleri El Kaide’ye büyük bir avantaj sağlamış durumda.

Afganistan, Cezayir ve Libya
Kıtadaki El Kaide varlığının tohumları Cezayir’de atıldı. 1980’li yıllarda Afganistan’a savaşmaya giden birçok Cezayirli ülkelerine döndüklerinde buradaki iç savaşa katıldılar. 1992 yılında İslami Kurtuluş Cephesi’ne karşı Fransa destekli Cezayir ordusunun başlattığı savaşta, Belmuhtar gibi Afganistan’dan yeni dönmüş çok sayıda cihatçı da bulunuyordu. Bu cihatçılar Cezayir ordusunun saldırılarından Mali ve Nijer’e sığınarak kurtuldular. Ve buralarda El Kaide örgütlenmesinin ilk adımlarını attılar.

Doğu Afrika’da El Kaide üssüne dönüşen Somali’nin hikayesi de Cezayir’e benziyor. ABD destekli çetelerin İslami Mahkemeler Birliği tarafından başkent Mogadişu’dan çıkarılmasının ardından, 2006 yılında Etiyopya ordusu müdahale etti. Bu müdahalenin arkasında ise ABD ve Fransa’nın desteği vardı. Hızla eriyen İslami Mahkemeler Birliği’nin aksine, küçük bir örgüt olan Eş Şebab süreçten güçlenerek çıktı ve 2009 yılına gelindiğinde yeniden ülkenin büyük bir kısmında kontrol sağladı.

Ancak örgütün asıl sıçrayışı, 2011 yılındaki Libya müdahalesinin ardından oldu. Eski lider Muammer Kaddafi’yi deviren koalisyonda yeralan Abdülhakim Belhac, aslında El Kaide bağlantılı Libya İslam Hareketi’nin mensuplarına komuta ediyordu. Belhac’ı Kaddafi’ye karşı savaşmaya ikna eden ve silah temin edense İngiliz istihbaratıydı. Kaddafi devrildiğinde ele geçirilen silah stokları, Belhac aracılığıyla özellikle Mali, Somali ve Suriye’deki El Kaide bağlantılı örgütlere gönderildi. Ayrıca Libya’nın güneyinde El Kaide varlığı gücünü tırmandırdı.

Bu gücün yükselişini durdurmak için Afrika Birliği’nin oluşturduğu gücü sahaya sürmek çoğu zaman hiçbir fayda getirmiyor. Mali’ye müdahale nedeniyle Nijer bugün büyük bir El Kaide varlığına ev sahipliği yapıyor. Eş Şebab ise Somali’de 4 bin askeri bulunan Kenya’da El Hicran gibi müttefikler bularak güçleniyor. Yine de bütün bu yıkımın ABD, İngiltere ve Fransa’yı tehdit ettiğini söylemek güç. Nitekim El Kaide’nin güçlenen varlığı, Çin’in kıtadaki ticari atılımını durdurmak isteyen ABD ve Fransa’nın “terörle mücadele” adı altında kıta çapında askeri yığınak yapmasının önünü açıyor.