Güney Kore: İşte halk iradesi

Pazar, 15 Haziran 2008 22:15

"Deli dana" tehlikesine rağmen, sığır ticaretinde ABD'ye verilen ayrıcalıklar hükümeti düşürdü.

soL (Dış haberler) Güney Kore'de "deli dana" tehlikesine rağmen, sığır ticaretinde ABD'ye verilen ayrıcalıklar hükümetin sonunu getirdi. Yoğun protestolar sonucu Han Seung Soo başkanlığındaki kabine, 9 Haziran'da istifasını Cumhurbaşkanı Lee Myung-bak'a sundu.

2003'te yaşanan "deli dana" krizinden önce Amerika Birleşik Devletleri'nin sığır eti ihracatı için çok önemli bir yeri olan Güney Kore, hastalığın ortaya çıkmasının ardından ABD ile bu alandaki ticareti büyük ölçüde yasaklamıştı. Ancak Şubat 2008'deki seçimlerle göreve başlayan Büyük Ulusal Parti ve Cumhurbaşkanı Lee Myung-bak dönemiyle birlikte ABD ile yapılan sığır ticaretine getirilen kısıtlamalarda ciddi değişiklikler yapıldı. Geçtiğimiz Nisan ayında cumhurbaşkanının ABD'ye seyahatinden hemen önce sığır ticareti kanununda değişiklik yapan hükümet, 30 aydan yaşlı olan sığırların da ithal edilebilmesinin önünü açmıştı. Ancak bu karar kısa bir süre sonra hükümete karşı yoğun protestolara neden oldu. Halkın sağlığını hiçe saydığı iddia edilen hükümet, Nisan ayında başlayan ve Haziran'da yoğunlaşan protestolar sonucu, önce ABD'ye et ticareti konusunda yeni bir teklif götürdü, ardından da 9 Haziran'da Cumhurbaşkanı Lee Myung-bak'a istifasını sundu.

Güney Kore, Kore yarımadasının bölünmüşlüğünün etkilerini iç siyasetinde fazlasıyla yaşıyor. Gerek, ülkenin egemen sınıfının ABD ile olan ilişkileri, gerek halk nezdinde bölünmüşlüğe duyulan tepki, gerekse siyasi geleneklerin biçimlenişi ilginç bir bileşke ortaya çıkarıyor. Bir yandan Güney Kore'de geleneksel partiler bulunmazken (komünist ve sosyalist parti de dahil), diğer yandan bölünmüşlük ve Kuzey Kore'nin etkisi gibi sebepler güçlü bir sokak hareketi doğmasına sebep olabiliyor. Son olarak et ithalatı meselesinde etkisi bir kez daha hissedilen bu siyasi dinamizm yarımadanın iki tarafındaki insanların eşitlik temelinde birliğini ne zaman sağlayacak, zaman içinde göreceğiz.