Üniversiteler tamamdır hocam!

Fethullah Hoca'nın müritleri, yurtdışına eğitime giden öğrencileri kuşatıyor. Yakında büyük dönüş başlıyor.
Pazartesi, 14 Temmuz 2008 07:45

soL (HABER MERKEZİ) AKP iktidarından bu yana ülke genelinde etkisini artıran İslamcı örgütlenme, üniversitelerde de en güçlü dönemlerini yaşıyor. Ülkeye dönme hazırlıkları yapan Fethullah Gülen'in cemaati, Türkiye'deki üniversitelerde örgütlenmesini hızlandırırken, yurtdışındaki yüksek lisans ve doktora öğrencilerine de 'misafirperverlik' göstererek, üniversitelerin geleceğine ipotek koymak yolunda emin adımlarla ilerliyor.

"Kardeşler", umreye gönderiliyor
AKP'nin iktidar oluşunun sağladığı rahatlama, üniversite kadrolarında yıllardır artan dinci kadrolar, üniversite yönetimlerinin tutumları tarikatçı yapılara rahat örgütlenmenin olanaklarını sunuyor. Özellikle Gülen cemaatinin üniversitelerde artan etkisi dikkat çekiyor. Anadolu'daki birkaç üniversite haricinde çok rahat bir şekilde örgütlenme olanağı bulan Gülen cemaati, ülkenin geleceğinde etkili olacak isimleri yetiştiren Boğaziçi Üniversitesi gibi üniversitelerde de, liberal salgının besleyiciliğinden yoğun bir şekilde yararlanıyor. Örneğin, bu üniversitenin cemaate yakın mezunları tarafından kurulan Boğaziçi Yöneticiler Vakfı, üniversite çevresindeki evlerde özellikle Ramazan aylarında birçok etkinlik gerçekleştiriyor. Vakıf son dört yıldır, "Ağabey ve ablalar kardeşlerini umreye gönderiyor" adlı projeleriyle üniversite öğrencilerini Ramazan ayında umreye gönderecek kadar gücünü artırmış durumda.

AKP yolu açtı, Fethullah ilerliyor
Gülen cemaatinin üniversite harekatı sadece Türkiye'deki üniversitelerle sınırlı değil. Gülen ABD'ye yerleştiğinden bu yana, bazı üniversitelerle sıkı işbirliği içinde birçok etkinlik düzenlerken, Türkiye'den ABD'ye yüksek lisans ve doktora yapmak üzere giden öğrenciler burada Gülen cemaatinin 'misafirperverliğiyle' tanışıyor. Milli Eğitim Bakanlığı, 2006 yılında başlattığı bir uygulamayla, başta ABD olmak üzere 19 ülkeye her yıl bin öğrenciyi burslu olarak ve eğitim gördükleri yıl kadar Türkiye'de zorunlu hizmet karşılığında yüksek lisans ve doktora eğitimine gönderiyor. Yurtdışına gönderilen öğrencileri havaalanına iner inmez, cemaat mensupları karşılıyor. Öğrencilerin gittikleri ülkelerde, özellikle ilk aylarda MEB tarafından verilen bursların ulaşmasındaki gecikmeler, ülkede çekilen yabancılık, yardım ihtiyacı cemaatin öğrenciler üzerindeki etkisini daha da artırıyor. Bu öğrenciler, cemaatin desteğiyle ortak tutulan evlerde kalıyor, bu evlerde çeşitli etkinlikler düzenlenerek öğrenciler cemaate bağlanıyor.

Üniversitede Gülen Enstitüsü
Öğrencileri kuşatmasının yanında, Gülen cemaatinin ABD'deki bazı üniversitelerle sıkı ilişkisi de dikkat çekiyor. Onursal başkanlığını Gülen'in yaptığı Rumi Forum, Georgetown Üniversitesi'yle ortak birçok etkinlik düzenliyor. Forum, kasım ayında da bir Gülen hareketi sempozyumu düzenleyecek. Bu üniversitenin dışında Houston Üniversitesi kampüsünde sosyal işler binasında da Gülen Enstitüsü adında bir enstitü bulunuyor. Gülen cemaati, öğrencileri bu kuruluşlarda ve konferanslarda da görev almaya yönlendiriyor.

Özellikle ABD'de yüksek lisans ve doktora eğitimi için bulunan öğrenciler, Özal yıllarında ABD'ye eğitime yollanan ve sonra ülkenin kritik kurumlarının başlarına getirilen Özal'ın prenslerini hatırlatıyor. Öğrencilerin tamamı olmasa da, büyük çoğunluğu, yabancı ülkelerde cemaat kimliklerini geliştirip, Fethullah Efendi'nin prens ve prensesleri olarak, Türkiye'nin nitelikli üniversitelerinde kadrolaşacaklar. Bu tablo, MEB'in ve YÖK'ün cemaate sıcak bakan isimler tarafından idare edilmesi, giderek üniversitelerin yönetiminde de bu isimlerin etkili olması, üniversite öğrencileri arasındaki örgütlenme, özellikle yeni açılan üniversite kadrolarındaki cemaatçi isimlerin artışı gibi etkenler de düşünüldüğünde, üniversiteleri daha karanlık günlerin beklediğini ortaya koyuyor.

Dönme koşulu
Cemaatin yardım ettiği yüksek lisans ve doktora öğrencilerine Türkiye'ye dönme koşulunu dayattığı ve üniversitelerde kadro bulma konusunda da yardımcı olduğu kaydediliyor. Yine bazı güvenilir kadroların yurtdışında değişik ülkelere dağıtıldığı ve buralarda örgütlenme çalışmaları yaptıkları biliniyor. Üniversitelerde yapılacak yeni düzenlemeleri bekleyen Fethullah Gülen'in çok değil bir-iki yıl içinde akademi camiasına hakim olacağı da iddialar arasında.