Ergenekon'da Denktaş gündemi

Denktaş günlerdir özellikle Kuzey Kıbrıs'ta CTP'nin yayın organı Yenidüzen'de Ergenekon iddianamesi ile bağlantılandırılmasına gerçekleştirdiği bir basın açıklaması ile yanıt verdi. Denktaş, iddiaları yalanlarken Kuzey Kıbrıs Başsavcılığı'nın da iddiaları araştırdığı belirtiliyor.
Pazar, 22 Şubat 2009 10:24

soL (HABER MERKEZİ) Kuzey Kıbrıs 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş dün Lefkoşa'daki bürosunda Ergenekon davasında hakkında konuşulan iddialar ile ilgili bir basın toplantısı gerçekleştirdi.

Türkiye'de Kıbrıs davasını savunduğu için "Ergenekon" davasıyla ilgili kendisine yönelik suçlamaları beklediğini ifade eden Denktaş, "Beni susturmak istiyorlar, ama bunlarla susturmazlar" dedi.

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan eski Özel Harekât Daire Başkanvekili İbrahim Şahin'in, tutuklu Fatma Cengiz ve Erhan Demir adlı kişiyle Kuzey Kıbrıs'taki bir ihalenin alınması konusunda yaptığı telefon konuşmaları CTP'nin günlük çıkan gazetesi YeniDüzen'in de manşetine taşınmıştı. Milliyet ve Yenidüzen'de konuya ilişkin çıkan haber üzerinde Denktaş, Yenidüzen gazetesine de bir mektup göndererek iddiaları yalanladı.

Basın toplantısında da Ergenekon soruşturmasında, adının bazı telefon konuşmalarında geçmesiyle ilgili olarak çıkan haberlere yanıt veren Denktaş, "Türkiye'de 'Ergenekon' davası adı altında, laikliğin tehlikede olduğunu, ılımlı İslam diye Türkiye'nin bir yerlere götürülmekte olduğunu gören, Atatürkçü, Cumhuriyete sadık, vatanperver insanların tevkif edildiğini, bir çoğunun 7-8 ay, bir tanesinin 13 ay yattıktan sonra evinden ölüme gönderildiğini ve niçin tevkif edildiğini bilmediğini görüyoruz, üzülüyoruz. Şüpheyle içeriye alınan insanlar, 'içerde kal, ben delil arıyorum, ben delil bulduğumda aleyhine dava getiririm' dercesine hapiste tutulmaktadırlar." diye konuştu.

Türkiye'den bir gazeteden arandığını, "Ergenekon" soruşturmasında adı geçen bir kadının telefon konuşmalarında isminin geçtiğinin sorulduğunu anlatan Denktaş, kendisine herkesin gelip gideceğini, ancak bu kadını tanımadığını belirterek, o dönemin randevu defterlerini araştırdığını, bu kadınla bir görüşmesinin olmadığını söyledi.

Mustafa Özbek ilişkisi
Taş Demir adında birinin, Kuzey Kıbrıs'ta M ustafa Özbek'e ait ART TV'nin Kıbrıs frekansının alınmasında kendisine 3-5 bin dolar ödendiğini ve arsa alımlarıyla ilgili iddialarda bulunduğunu belirten Denktaş, 'bunun büyük bir yalan olduğunu ve böyle bir şey olmadığını" açıkladı.

Frekans alımıyla bir ilgisinin olmadığını, frekans sağlayan ilgili kurumun, bu konuda bir etkisinin olup olmadığına dair gerekli açıklamayı yapmasını isteyen Denktaş, kendisi aracılığıyla yapıldığı iddia edilen arsa satışının da İhtiyat Sandığı'nın ihalesiyle en yüksek teklifi veren Türk Metal Sendikası'na yapıldığını anlattı.

Kıbrıs'a TMT'ye de dokunacak!
Hakkında çıkan iddiaların zamanlamasında dikkat çeken Denktaş, her iki ülkede de seçim gündeminin öne çıktığını hatırlattı. Denktaş aynı zamanda Ergenekon iddianamesini Kıbrıs'a da getireceklerini, Türk Mukavemet Teşkilatı'na (TMT) bağlayacaklarını ileri sürdü.

Kıbrıs davasındaki tutumu nedeni ile hakkında bu türden iddialar çıktığını savunan Denktaş Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a da gelişmeler nedeniyle uyarıda bulundu.

Kuzey Kıbrıs'ta Başsavcılık devrede
Ergenekon iddianamesinin Kıbrıs'la ilgili bağlantıları ile ilgili olarak Kuzey Kıbrıs Başsavcılığı'nın devrede olduğu ve önceki gün Polis Genel Müdürlüğü ile uzun süren bir toplantı gerçekleştirdiği bildirildi. Ergenekon soruşturmasının kilit ismi ve Susurluk çetesi üyesi İbrahim Şahin'in Kuzey Kıbrıs'ta bazı ihaleler konusunda aralarında eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Serdar Denktaş ve Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) Başkanı Cemal Bulutoğluları'nın da yer aldığı bazı etkili isimlerle temasta olduğu öne sürülmüştü.

Milliyet'te de önceki gün "KKTC ihalelerinde 'Şahin' diyalogları" başlığıyla verilen haberde, İbrahim Şahin ile adamlarının telefon kayıtları yayımlanıp, telefon kayıtlarından İbrahim Şahin'e trilyonlarca liralık ihalelerin verileceği yönünde bazı gizli görüşmeler yapıldığı ortaya çıkmıştı.

Mustafa Özbek'in ART'nin frekansı Kıbrıs'tan satın aldığı, Rauf Denktaş'a 3 veya 5 bin dolar verildiği, televizyonun binası ve teknik malzemelerinin sendikanın parasıyla alındığı, sahte faturalarla sürekli ART'ye para aktarıldığı iddia ediliyor. Gündemde olan bir diğer iddia ise ART'nin Kıbrıs'taki araziler ve binalarının Denktaş aracılığı ile neredeyse bedavaya kapatıldığı.

Ergenekon iddianemesinde yer alan İbrahim Şahin başta olmak üzere birçok kişinin Denktaş döneminde Kuzey Kıbrıs vatandaşı olması da ada basınında manşetlere taşındı. Denktaş'ın basın açıklaması bir yandan CTP'nin yayın organlarında konuyu manşete taşıması üzerine uyarı niteliği taşırken, diğer yandan Denktaş'ın da Ergenekon iddianamesindeki isimlerle yakın ilişkileri dikkat çekiyor.