Erdoğan: 120 saatin bittiği dakika kaldığımız yerden devam ederiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kayseri'deki Toplu Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada Suriye'ye dönük harekata ilişkin 'Pazarlık sünnettir diyerek 120 saatte mutabık kaldık. Olmazsa,120 saat bittiğinde kaldığı yerden harekat devam eder' dedi.
Cumartesi, 19 Ekim 2019 16:37

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kayseri'deki Toplu Açılış Töreni'nde Suriye'ye dönük harekata ilişkin konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Yıllarca PKK'sı bir yandan DEAŞ'ı bir yandan ülkemize saldırırken seslerini çıkarmayanlar mı bize zincir vuracakmış? Siyasi, ekonomik olarak her gün istiskal edildikleri halde onurlarıyla mücadele etmeyi bilmeyenler mi bize zincir vuracakmış? Hangi alçak bize zincir vuracakmış? Bu riyakârlar, bu terörist seviciler, bu ödlekler mi bize zincir vuracakmış? Şaşarım akıllarına. Bunlar Türk milletini tanımıyorlar ama tanıyacaklar. Nasıl bir asır önce Çanakkale'de İstiklal Harbimizde bizi tanıdılarsa tanıyacaklar. Ya efendice tanıyacaklar ya da derslerini ala ala tanıyacaklar. Eninde sonunda bu milleti bu devleti bu çelikten iradeyi tanıyacaklar.

İstiklali ve istikbali için gerekirse baş verip baş eğmemeye hazır bu milleti tanıyacaklar. Kayseri'deki şu manzara, bu ses inşallah birilerine ders olur, mesaj olur, ibret olur. Rabbim hepinizden razı olsun. Buradan tüm dünyaya şu gerçekleri ifade etmek istiyorum. Bu sözümüz görmek isteyen gözler, duymak isteyen kulaklar, muhabbet kurmak isteyen gönüller içindir. Türkiye düşmanıyla taşlaşmış kalplere ne desek nafile. Sizler de takip ediyorsunuz, Barış Pınarı Harekâtı'nı başlattığımız tarihten bu yana akılla, mantıkla, izanla izah edilmesi mümkün olmayan tuhaf tepkiler sergileniyor. Bizim söylediğimiz ve yaptığımız iş gayet basittir. Sınırlarımız boyunca uzanan bir terör koridoru oluşumuna izin vermeyeceğiz. Ülkemizdeki Suriyelilerin evlerine güvenle dönüşü için gereken şartları oluşturacağımızı söylüyoruz. Bunun için ne yapıyoruz? Siyasi, diplomatik ve askeri olarak ne gerekiyorsa onu yapıyoruz. Müzakere etmek gerekiyorsa onu yapıyoruz askeri olarak vurup geçmek gerekiyorsa onu da yapıyoruz. Beklentimiz teröre karşı samimi duruş herkesin bize destek olmasıdır. Giderek büyük bir sıkıntı haline dönüşen Suriyeli sığınmacıların evlerine dönüşü için bize destek verilmesidir. Her iki durumda da tam tersi bir tepkiyle karşılaştık.

Baktık Türkiye'yi sahadaki teröristleri vasıtasıyla durduramaycaklar, başka yolları denediler. İki tarafı yüzlerdeki maskeler düştüğü için, kimin kim olduğunu gördük. Mecburen oturup konuşmak üzere ülkemize gelme arzusu belirdi. Kendilerine Suriye meselesini bugüne nasıl geldiğini anlattık. Şunu söyledik: Biz terör örgütüyle masaya oturacak kadar alçalmadık. Zira biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'yiz. Savaş hukukunda, uluslararası siyasette devlet devletle masaya oturur. Teröristlerle bir devlet masaya oturmaz. Birileri oturuyor diye biz de mi oturacağız? Yok böyle bir şey. Bizim tarihimizden gelen terbiyede bu yok. Birileri varsın otursun. Bölücü terör örgütünün gerçek yüzünü birkez daha ifşa ettik. En başından beri ifade ettiğimiz şartları tekrar masaya koyduk. Fırat nehrinden Irak'a kadar olan Suriye sınırımız boyunca, kuzeyden güneye 32 km derinliğinde güvenli bölge oluşturma kararlılığımızı tekrarladık. Amacımızın bu bölgede kimsenin kanını dökmek olmadığını belirttik, hedefimizde sadece teröristlerin olduğunu belirttik. Çarşamba günü yaptığımız grup toplantımızda bu işin bir gecede bitirlmesini teklif etmiştik. Pazarlık sünettir diyerek masada güvenli bölgenin teröristlerden arındırılması işi için 120 saatte mutabık kaldık. Bugün 2. gün. Salı gecesi süre bitiyor. Vardığımız mutabakatı yazılı bir 13 maddelik metine dönüştürdük. Toplantıdan sonra iki taraf da kendi anlayışına göre kamuoyuna açıkladı. Biz ne istediğimizi gayet iyi biliyoruz. Olursa olur, olmazsa 120 saatin bittiği dakika kaldığımız yerden devam eder teröristlerin başını ezmeyi sürdürürüz. Dün akşam Trump'la da görüştüm. Salı günü inşallah Rusya'da Putin'le bunları görüşeceğiz. Onunla da görüştükten sonra yolumuza hayırlısıyla devam edeceğiz.

Harekat bölgemizin bir kısmında Rusya'nın koruması altındaki rejim güçleri bulunuyor. Bir hal çaresini bulmamız lazım. Yine olursa olur olmazsa kendi planlarımızı uygulamaya devam ederiz. Bu sürecin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Türkiye en başından beri ortaya koyduğu şartlarda en küçük bir sapma göstermemiştir. Kendi taleplerimizi muhattaplarımıza anlatarak önemli bir diplomasi başarısı gösterdik. Şayet ülkemize verilen sözler tutulmazsa da geçmişte olduğu gibi beklemeyecek, verdiğimiz süre bittiği an harekata devam edeceğiz. Bugüne kadar milletimizin yüzünü yere düşürecek hiçbir iş yapmadık. En hayırlısı neyse onu yapmayı sürdüreceğiz. Kahraman askerlerimize, ülkemizle birlikte aynı safta mücadeleye katılan Suriye Milli Ordusu'na şükranlarımı sunuyorum. Teröristlerin alçakça saldırılarını sükunetle karşılayan halkımızı tebrik ediyorum.

Dualarınız zafer müjdesidir. Bize destek veren tüm siyasi partilerimize, STK'larımıza, uluslararası kuruluşlara, devletlere teşekkür ediyorum. İnşallah bu bayrak inmeyecek, bu ezan susmayacak, bu devlet hep payidar olacak, hep özgür yaşayacak."