Reşitköy Barajı Projesi’nde ne oluyor?

Yıllardır yapılamayan "çılgın projeleri" çevreye ve insana etkilerini umursamaksızın hayata geçiren AKP iktidarı, Balıkesir'de 7 kilometrekarelik bir baraj yapıp, bütün bir köyü sular altında bırakmaya hazırlanıyor.
Nevzat Evrim Önal & Arzu Kır
Salı, 01 Kasım 2016 18:04

Ekonomik sorunlar büyüdükçe günü kurtarmak için patronlara daha fazla rant yaratmaya çalışan AKP, ülkenin tüm doğal zenginliklerini bozdurup paraya dönüştürüyor. Bunun son örneği, Balıkesir'in Burhaniye ilçesinde yapımı planlanan Reşitköy Barajı. Tarımsal bir sulama projesi olarak gösterilmeye çalışılan baraj, binlerce dekar tarım arazisini ve Tahtacı Köyü'nün tamamını sular altında bırakacak. Ayrıca projenin bölgedeki altın arama faaliyetleriyle şaibeli bağlantıları olduğu dile getiriliyor.

PROJE ESKİ, CÜRET YENİ
Reşitköy Barajı projesi, yaklaşık 40 yıllık bir geçmişe sahip ve daha önce, bölgede yaratacağı köklü ve olumsuz etkiler nedeniyle rafa kaldırıldığı anlaşılıyor. Yalnızca bir baraj yapılarak değil, aynı zamanda bölgedeki kimi akarsuların da yataklarının değiştirilmesi sonucunda oluşturulacak baraj gölü, 7 kilometrekarelik, yani 7 bin dekarlık alanı sular altında bırakacak. 

Proje için hazırlanmış ve sonrasında rafa kaldırılmış Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna göre bu alanın 2 bin dekarı çeşitli kalitelerde tarla, 3 bin 500 dekarı zeytinlik, 90 dekarı da orman arazisi. Dolayısıyla, bölgede sulama olanağı yaratacağı ve tarımı kalkındıracağı iddia edilen proje, ciddi miktarda tarımsal alanı yok edecek. Ayrıca yine raporda ifade edildiği üzere "çok sayıda ağacın kesilmesini gerektirecek."

'KÖYLÜLERİN RIZASI YOK'
Konuya dair bilgisine başvurduğumuz Tahtacı Köyü Muhtarı Ahmet Dönmez, köylülerin yüzde 80'inin projeye rızası olmadığını belirtiyor ve projeye olumlu bakan azınlığın ise köyün sakini olmaktan ziyade köyün dışında oturan ve köydeki arazisini kamulaştırma sayesinde iyi bir fiyata elden çıkartabileceğini düşünenler olduğunu ekliyor. Köyde genel bir endişe havasının hakim olduğunu ve hiçbir resmi bilgilendirme yapılmadığını özellikle vurgulayan Dönmez; Devlet Su İşleri tarafından yirmi yıl önce ve yine gayrı resmi yollardan yapılmış bir kamuoyu araştırmasının sonuçlarının resmi ve güncel olarak sunulduğunu ifade ediyor. 

Dönmez durumu şöyle özetliyor: "Köylünün çoğu zeytincilikten geçinir ama kendi ihtiyaçları için hayvancılık da yapar. TOKİ herkese konut dağıtsa dahi bu imkânları kaybedeceğiz. Ayrıca köyümüz, buraya göç etmiş ve kendine has adetleri olan bir Türkmen Alevi köyüdür. Dağıtılarak iskân edilmesi durumunda insanların sosyalliklerini sürdürmeleri de imkânsız olacak. Akrabalarımızın mezarları burada, onları taşıyıp taşıyamayacağımız dahi belli değil."

Dönmez ayrıca, geçtiğimiz haftalarda Belediye tarafından köyde bir anons yapılarak, baraj projesi için "ÇED raporuna gerek görülmediğinin" duyurulduğunu söylüyor. Bu kararın hangi merci tarafından alındığına dair bir bilgilendirme ise olmamış.

 Bir yıl öncesinin sevinçli manşetleri…

YİNE ALTINCILAR
Diğer yandan, Güney Marmara Çevre Derneği Edremit Şubesi'nden Olgun Temizsoy, eski bir projenin böyle alelacele hayata geçiriliyor olmasının şaibeli olduğunu ve konunun esasında sulamayla ilgisi olmadığını söylüyor. Yakında, İvrindi İlçesi Değirmenbaşı Köyü'nde TÜMAD A.Ş. isimli şirket tarafından altın sondajına başlandığını belirten Temizsoy; baraj gölünü beslemek için kullanılacak derelerden Karadere'nin aynı zamanda altının ayrıştırılmasında kullanılacak olan siyanürlü havuzların tahliyesinde kullanılacağını duyduklarını, üstelik bunun yalnızca oluşturulacak baraj gölü açısından değil, yakında yer alan ve Burhaniye'nin önemli içme suyu kaynaklarından olan Düdüklü Suyu açısından da tehlike oluşturduğunu belirtiyor. 

Temizsoy'un aktardığına göre, başlangıçta Bergama'da bulunan bir tesiste yapılması planlanan ayrıştırma işlemi, oradaki Güneşli Köyü sakinleri izin vermediği için sekteye uğramış bulunuyor. Şirketin yeni planının ise bölgede bir siyanür havuzu kurmak olduğu belirtiliyor.

Değirmenköy'de "2 milyar dolar" değerinde altın rezervi bulunduğu yaklaşık bir yıl önce ulusal basında "müjdelenmişti." Ne var ki o dönemde yapılan haberlerde altının Nurol Holding tarafından bulunduğu belirtiliyordu. Geçtiğimiz günlerde başlamış olan sondaj çalışmalarını neden TÜMAD AŞ tarafından yapılıyor olduğu ise bilinmiyor.

NE OLUYOR?

soL olarak soruyoruz:

Reşitköy Barajı projesi hangi aşamadadır?

Proje kapsamında sular altında kalacak olan Tahtacı Köyü'nün sakinleri ne zaman resmi olarak bilgilendirilecek ve onayları olup olmadığı sorulacaktır? Bunun için köyü su basması mı beklenmektedir?

Büyük bölümü tarım arazisi ve zeytinlik olan 7 bin dekarlık alanı kaplayacak olan, rafa kaldırılmış ÇED raporunda belirtildiği üzere çok sayıda endemik bitki ve hayvan türünü de tehdit etme ihtimali olan bir proje için hangi dayanakla "ÇED gerekli değildir" kararı alınmıştır? Bu kararı hangi bakanlık almıştır?

2 bin dekar tarla, 3 bin 500 dekar zeytinliği yok edecek, ayrıca nem oranını yükselterek tüm bölgede zeytinin kalitesini düşürecek olan bir proje ile tam olarak nasıl bir kırsal kalkınma tasarlanmaktadır?

Değirmenbaşı Köyü'nde siyanürlü altın ayrıştırma işlemi yapılacak bir tesis kurulacak mıdır? Bu tesisten havzaya siyanürlü, ya da en azından siyanürlü olma ihtimali barındıran atık su bırakılacak mıdır? Bu bırakılacak suyun Reşitköy Baraj Gölü ya da Burhaniye'nin içme su kaynaklarına karışma ihtimali değerlendirilmiş midir? Yoksa buna da mı gerek görülmemiştir?