Davutoğlu neden istifa etmelidir? (Emre Ertop)

Salı, 21 Mayıs 2013 15:42

Türkiye iki yıl önce kirli bir savaşa tutuştu.Türkiye bu savaşta başarısız olmaya mahkum. Arap Baharı sınırına dayandı. Sadece bu da değil mevcut iktidar da kısa sayılamayacak bir süredir attığı adımların arkasında duramıyor. Arap baharı AKP ile başlamıştı, tökezlemelerinin de beraber olması bunun bir kanıtı sayılabilir. Belki AKP sınıra dayandı denemez ama AKP'nin de sınıra adım adım ilerlediği ortada( ya da halkın isyan eşiğine mi demeliyim).

Öte yandan ABD emperyalizminin Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra ilk kez inisiyatif kaybetme ihtimali bu kadar artıyor. Emperyalizmin Ortadoğu'daki politikalarını Uzak Asya politikası ile birlikte değerlendirmek gerekiyor. Bölgemizde hamiliğin taşerona (siz Türkiye okuyun) bırakılmasının bir nedeni de Uzak Asya'daki gelişmelerin taşerona bırakılamayacak kadar ciddi oluşudur.

Bölgede ve dünyada bir çok ülkenin aklını çelen hiçbir somut adım atılmayan, iki ülkenin de adım atmaktan çekindiği bir çatışma yaşandı İsrail ile Türkiye arasında. Bu sayede Yeni Osmanlı bölgeye nüfus edebildi. Bugün bölgedeki bir ülkenin ne kadar karışık olduğu Türkiye-İsrail restleşmesine ne kadar kandığıyla orantılı ve maalesef Türkiye ile ortak bakanlar kurulu bile toplayan Suriye bugünkü kan gölünü yeni yeni aşıyor. Bu savaş Suriye'nin iki yılına mal oldu. Bu iki yılda Suriye her açıdan kaybetti. Tek bir kazançtan söz edebiliriz, yıkımın Suriye Hükümetini halkla daha da yakınlaştırdığı ortada ve bu gerici savaştan yakasını kurtarabilen bir halkın kendine güveni kuşkusuz daha da artacaktır.

Davutoğlunu istifaya çağırmak onu istifa ettirebilmek de Türkiye halkının kendine güven kazanabilmesi demektir. Davutoğlunu istifaya çağırmak bir reddiyedir. Biz bu kan deryasında boğulmayacağız mesajının dost halklara ilanıdır. Neden İçişleri Bakanı değil de Davutoğlu? Çünkü ortada bildiğimiz anlamda bir güvenlik zafiyeti söz konusu değil. Sınırdaki çatışmaların ve bombaların iki yıl öncesi yok. Ortada kirli ama çok kirli bir savaş var. Bir yerden sonra hangi radikal islamcı örgütün kimin taşeronu olduğunun ne önemi var? Mesaj alınamadığı sürece bu bombalar patlamaya devam edecek. Taraflar arasındaki mesajlaşmaların salt bombalarla yapılmasına karşı çıkmak sosyalistlerin işi olamaz. Bizler Suriye meselesinde hükümetin attığı aklınıza gelebilecek tüm adımların karşısındayız.

Davutoğlu'nu istifaya çağırmak bir de şu açıdan doğrudur, Davutoğlu yıpranmıştır. Realist siyaseti sevenlere duyrulur.