Ege’nin iki yakası tek ses oldu: ‘Bütün insanlar için ekmek, ışık ve şarkı’
Konserde Gülcan Altan, Muammer Ketencoğlu, Doros Demosthenous, Aggeliki Toumpanaki, Thodoris Oikonomou başta olmak üzere birçok değerli müzisyen sahne aldı.
Selin Güralp
Yıl 1986. İstanbul konseri için Mikis Theodorakis’le birlikte Türkiye’ye gelen Yunan gazeteciler grevde olan NETAŞ işçilerini ziyaret ederler. Yunanistan’ın Proti gazetesinin sayfalarında geniş yer verdiği bu ziyaret, o günlerde Türkiye’deki işçilerin sesini Yunanistan’daki kardeşleriyle buluşturması açısından önem taşıyan bir ziyaret olur.
NETAŞ işçileri, grevlerinin 16. günündedir. Gazeteci heyetini heyecan içinde karşılayan işçiler önce Theodorakis’in İstanbul konserini sorarlar; hangi şarkıların söylendiğini, İstanbulluların Theodorakis’i nasıl karşıladığını… Heyecanın dozu artınca işçiler gazetecilerden Theodorakis şarkıları söylemelerini isterler. Çare kayıt için yanlarında getirdikleri teypte bulunur. Konser kaydını teypten dinlemeye başlayan işçiler ayağa kalkıp alkışla tempo tutarlar. Kaset biter bitmez bu sefer işçiler eline sazı alır ve Nâzım Hikmet’in şiirlerinden bestelenen şarkılar söylenmeye başlar.
Proti gazetesi bu ziyareti anlatırken işçilerin görüşlerine de yer verir. Grevde olan işçilerden İlhan, “Bir Türk işçisini Yunan işçisinden ayıran ne olabilir?” sorusunu sorarak konuşmasına başlar. “Biz burada açız ve bildiğim kadarıyla Yunanlı işçiler daha üstün bir durumda değiller. Ama hükümetler paraları silahlanma için harcıyor” der. İşçi Alaattin konuyu yine Theodorakis’e getirerek “Buraya gelip konser verdiği için hükümetimizin Theodorakis’i kötü biçimde neden eleştirdiğini anlayamadım. Bu bizim için çok iyi oldu. Asırlardır süren bu düşmanlık durmalıydı. Belki Özal bu durumu ‘Bakın Türkiye’de şimdi özgürlük var’ diyerek kullanabilir. Hiç kimse ikiyüzlülüğü anlamayacak kadar aptal değil” ifadelerini kullanır.
Özal demişken… İstanbul konserinin ardından İsveç’te vereceği konserde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Theodorakis’e, NETAŞ işçilerinin greve kendisinin şarkılarıyla çıktığı hatırlatılır. Gözlerinin içi gülen Theodorakis, Yunan dostlarına dönüp şunları söyler: “Duydunuz işte, siz de bunları Yunanistan’da yazın. Bana Özal’a destek veriyorsun diyenler, benim Türkiye’de kimden yana olduğumu duysunlar.”
Theodorakis yaşamı boyunca sadece Yunanistan’da değil uluslararası alanda da önemli toplumsal kurtuluş mücadelelerine katkılar sundu. Kimden yana olduğu her zaman belliydi. “Hayatımda en güçlü olduğum ve en güzel yıllarımı Yunanistan Komünist Partisi saflarındayken yaşadım” demişti. Henüz 17 yaşında partiye katılmış, vasiyetinde bu dünyadan bir komünist gibi ayrılmak istediğini belirtmişti. 2021’de aramızdan ayrıldığında dilediği gibi kızıl bayraklar altında uğurlandı.
İki benzer yürek
“Bizim sıcak, tatlı güneşimiz, tüm Ege’yi ve Türkiye’nin kıyılarını, Boğaz’ı, Girit’i ısıtır, aydınlatır. Ve bu güneş, yüzyıllar boyu, dünyaya aynı gözle bakan, iki benzer yürek yaratmıştır.”
Mikis Theodorakis
Dünyaya aynı gözle bakan, insanlığın daha iyi bir yaşama kavuşması için yürekleri birlikte atan iki halk geçtiğimiz günlerde Theodorakis’in 100’üncü yaşını beraber kutladı. Yunanistan Komünist Partisi ve Türkiye Komünist Partisi, biri bestecinin doğum yeri olan Sakız Adası’nda, diğeri İzmir’de olmak üzere iki konser düzenledi.
İzmir konserinde konuşan TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Yunanistan ve Türkiye’nin dostluğu, kardeşliği için Theodorakis’in gösterdiği çabayı hatırlatarak iki komünist partinin Ege’nin iki tarafında eşitliğin, kardeşliğin hakim olduğu ve sömürünün olmadığı bir dünya için mücadeleye devam ettiğini tarihsel referanslarla anlattı:
“Yunanistan Komünist Partisi, İkinci Dünya Savaşı’nda Yunanistan’ı işgal etmeye kalkan üç güce karşı arka arkaya silaha sarılan bir parti. İtalyan ve Alman faşistlerine kök söktürdükten sonra Krallığı Yunan halkına karşı korumak için ülkeye gelen İngiliz emperyalistlerine karşı da direnmişlerdi. Çünkü komünistler, yurtseverdir. Ülkeleri işgal edilmeye kalkıldığında vatan savunmasının en önünde yer alırlar. Aynı YKP’nin, bizim Kurtuluş Savaşı’mızda İngiltere’nin desteğiyle Anadolu’da işgalci duruma düşen Yunanistan’da bu maceraya karşı itiraz yönelten, direnen tek siyasi güç olduğunu hatırlatmak isterim. Yoldaşlığımız, dostluğumuz tarihsel sınavlardan geçmiş ve her geçen gün daha da gelişerek bugüne gelmiştir. Emin olun ve güvenin ki bu bölgede barışın, eşitliğin, kardeşliğin, sosyalizmin bayrağını da birlikte yükseltecek, yeni bir yaşam kuracağız.”
YKP Siyasi Büro Üyesi Nikos Sofianos ise aynı etkinlikte yaptığı konuşmada, Theodorakis’in çok yönlü mirasının hem samimi bir yurtseverlik hem de güçlü bir enternasyonalizm taşıdığına dikkat çekerek Theodorakis’in halkın sesinin insanlığın ortak ve coşkulu şarkısında diğer halkların sesiyle birleşmesini arzuladığını ve bunu başardığını anlattı.
YKP’nin başsağlığı mesajında “Mikis uzun yürüyüşler yapmayı, büyük sokaklarda, posterlerin altında nefes almayı severdi. Ve müziği orada duyulmaya, ilham vermeye, motive etmeye, eğitmeye devam edecek” denilmişti. İzmir konserindeki coşkulu kalabalık bu sözlerin adeta karşılığıydı. Mikis bizimle nefes almaya devam ediyordu.
İlk sayının dosya konusu Cumhuriyet. Bu dosyada kuruluş sürecinin kazanımları ele alınıyor, özellikle yeni çözüm sürecinde yeniden ve yenilenerek gündeme taşınan argümanlara yanıt verilirken tarihsel gelişmeler kendi koşulları içinde değerlendiriliyor.