Salih Müslim: Şam savaşına asker olmayız

PYD lideri Salih Müslim, kendilerinin yıllardır "rejimle çatıştığını" savunarak, Esad yönetimi ile işbirliği iddialarını bir kere daha reddetti. IŞİD'i "rejim"in kurduğunu iddia eden Müslim, Ankara'nın Şam'a karşı savaşına asker olmayacaklarına dikkat çekti.
Pazartesi, 13 Ekim 2014 13:38

Kobanê'ye yönelik Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) saldırısı sürerken, PKK'ye yakın Demokratik Birlik Partisi (PYD) lideri Salih Müslim'in de diplomatik temasları sürüyor.

Brüksel'de Hürriyet'ten Cansu Çamlıbel'e konuşan Salih Müslim, Suriye'de Kürtlerin yıllardır Baas yönetimine karşı mücadele ettiğini, Türkiye'nin de bunu bilmesine rağmen "rejimle ilişkini kes" dediğini söyledi. Suriye ordusunu kantonlardan "savaşarak" çıkarttıklarını belirten Müslim, kendi bölgeleri dışındaki herhangi bir savaşa asker olmayacaklarını vurguladı.

IŞİD'i Esad yönetiminin kurduğunu öne süren Müslim, uluslararası güçlerin bölgeye müdahalesi durumunda karşı çıkmayacaklarını kaydetti.

İşte o söyleşiden önemli bölümler:

Ankara sizin net bir şekilde Esad rejimiyle aranıza mesafe koymanızı istiyor. Rejim ile ilişkinizi nasıl tanımlarsınız?
2004’ten beri biz zaten bu rejimle mücadele içindeyiz. Siz kalkıp Halep’te, Şam’da, Ankara’da kol kola gezerken, beraber lahmacun kebap yerken biz istihbarat bodrumlarında işkenceye maruz kalıyorduk. Şimdi kalkıp bize ‘Rejime şöyle yap, böyle yap’ diyorlar. Bizim bir siyasetimiz var. Bunları püskürttük, yerlerimizden kovduk. İlla ki gidip Şam’da onlarla savaşmamızı, sizin yerinize asker olmamızı mı istiyorsunuz? Bunu yapmıyoruz. Kürtlerin tarih boyunca yaptığı başkalarının askeri olma sanatını biz bıraktık kardeşim.

Rejim sizi de, eşinizi de tutukladı 2000’lerde değil mi?
Tamam. Yani bu kadar şehidimiz oldu işkence altında. Hâlâ ‘Sen rejime şöyle yap, böyle yap’ demek ayıptır. Kirletmek için, karalamak için söylüyorlar. Buna karşı kendimizi savunacak değiliz. Benim gördüğüm işkenceye maruz kalsaydı -haşa sizin yanınızda söylemek istemem ama- bir eşek bile dayanamaz ölürdü. Bugün bir politika yürütüyoruz. Ama Esad’la ilişkimiz yok.

Yürüttüğünüz o politika çatışmasızlık hali mi, bir nevi centilmenlik anlaşması mı?
Zaten çatıştık ve yerlerimizden kovduk. Biz zaten rejimle savaşarak onları Kürt bölgelerinden çıkarttık. Onlar da (Ankara’yı kastediyor) bunu iyi biliyor. İlla gidip Şam’da mı savaşmamızı istiyorlar? Kardeşim, ben senin için gidip rejimle savaşmayacağım. Kürtlerin kurduğu Halk Savunma Birlikleri (YPG) tek bir kurşun sıkmamıştır kendi yerleri dışında. Başka yerlerde, başkası için savaşmayız.

Kim var arkasında ya da kim kullanıyor IŞİD’i?
Başta rejim kurdu ve rejim hâlâ bazı gruplarını kullanıyor. Esad, Suriye devrimi başlar başlamaz kendi hapishanelerindeki tutukları salıverdi. Düşünün ki bunlar şimdi nerededir?

Türkiye’de de hükümet baştan beri ‘IŞİD’i Esad destekliyor’ dedi. Bu noktada hemfikirsiniz o halde.
Tamam. Biz de söylüyoruz. Hâlâ da parmağı var.

Batı’dan da mı destek alıyorlar bugün?
Herkesin desteği var. IŞİD olmadan önce ÖSO diye bir nesne vardı. Onun içindekiler de bunlardı. Biz ÖSO’nun içinde kimlerin olduğunu, ne düşündüklerini görüyorduk. Türkiye üstünü kapatıyordu. Amerikalılar ‘Esad’ı kim yıkarsa yıksın’ diyordu. E kardeşim şimdi yılan senin düşmanını sokarsa sen kalkıp o yılana tapacak mısın? Yılan yılandır. Peki hepimiz ‘Esad yıkılsın’ diyoruz. Ama daha fenası mı gelsin? Bunlar kalkıp insan kesiyor.

Hükümet tezkereyi Esad’la da mücadele için çıkardığını gizlemedi. Ama bir adım öteye gidip ‘PYD ile mücadele de bunun parçası’ diye yorumlayanlar var. Sizde de böyle bir izlenim var mı?
PYD’yi ayırmak ne demek? Kardeşim sınır çizilmiş, köy ikiye bölünmüş, aileler bölünmüş. Yarımız burada, yarımız orada. Bizim dostluktan başka yolumuz yok. Türkiye’de Kürtlerin payı vardır. Türkiye sadece Erdoğan’ın ülkesi değildir. Bizim akrabalarımız var orada. ‘Ben sana yardım ediyorum’ demesinler. Akrabalarım bana yardım ediyor. Bize yardıma gelmek isteyenlerin sınırdan geçmesine izin vermiyorlar bugün. Biz stratejik düşünüyoruz. İster istemez beraber yaşayacağız. Ama sen beni köle gibi yaşatmak istiyorsun. Ben köle olmayacağım. Özgürce beraber yaşayabiliriz.

Türk tarafının güvenli bölge isteği için ilk başta ‘İşgal sayarız’ dediniz. Neden?
Türkiye’den tek taraflı olursa işgal sayarız dedik. Çünkü Türkiye’nin başka bir gündemi var. Oraları kendi kafasına göre düzeltmek istiyor. Demografik olarak değiştirme vesaire.

Uluslararası güçlerin öncülüğünde bir güvenli bölge oluşturulacak olursa ona ne dersiniz?
O zaman kendi topraklarımızda uluslararası bir anlaşmaya göre yaşarız. Tamam ona diyeceğimiz bir şey olmaz.

Geçen haftaki Türkiye görüşmeleriniz sırasında Ankara yardım için size ne şartlar öne sürdü?
Şart falan konulmamıştır. Rejimle bir ilişkimiz olmadığını da, Türkiye’ye düşman olmadığımızı da biliyorlar. Bunlar sadece medya için söylenen laflardır.

Siz ne talep ettiniz?
‘Kobani’nin düşmemesi için elinizden ne geliyorsa yapın’ dedik. Onlar da ‘Yapacağız’ dediler.

Kamışlı’dan bir yardım koridoru mu istediniz?
‘Yardım edin insanlarımız girsin, buraları savunsun’ dedik. Onlar da söz verdiler, ‘Yaparız’ dediler. Tank mank hiçbir şey istemiyoruz. Sade insanlarımız geçsin. Şimdiye kadar olmadı ve öyle görünüyor ki olmayacak.

Türkiye gerçekten de söz verdiyse neden açmadı koridoru?
İşte püf noktası burada. Bu da bir plana ortak olduklarını gösteriyor. IŞİD’e komşu olmak istiyorlar herhalde. Başka bir anlamı yok.

IŞİD ile Türk hükümetinin arka planda temas içinde olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Biz buna inanmak istemiyoruz ama oradaki insanlarımız fotoğrafları gösteriyorlar. İMC televizyonu canlı yayında IŞİD’cilerin nasıl sınırı geçip Kobani’ye gittiğini gösterdi. Kimse müdahale etmedi. Türk askerleri de, bayrağı da orada duruyor.

Türk hükümetinin Esad rejimiyle bir derdi olduğunu biliyoruz. Suriyeli Kürtlerle de mi bir derdi var sizce?
E olmasaydı bunları yapmazdı.

Kobani için bir kara harekâtına ihtiyaç var mı, yok mu?
Hayır efendim yoktur. Gerçekten dürüstçe yardım etmek istiyorlarsa oradaki insanlarımıza anti-tankları verirlerse başka bir şey yapmalarına gerek yoktur. Kara harekâtı işleri daha da bozar, düzeltmez. Kime karşı yapacaklar kara harekâtını? IŞİD’e karşı mı yapacaklar? IŞİD İstanbul’da. Kara harekâtından önce oradakileri temizlesinler. Kara harekâtının demek ki başka amacı var. Yardım gelirse biz Kobani’yi de tutarız, IŞİD’i de püskürtürüz.

Bütün bu söyledikleriniz şunun iması değil mi Kobani’nin düşmesi Ankara’nın işine gelecek.
Yanlış bir politikadır. Kim bu politikayı yürütüyorsa o düşünsün bunu. Ama biz söylüyoruz, bu Türkiye halklarının çıkarına değildir. Bazıları belki yanlışlıkla kendi çıkarını orada sanıyor olabilir. Ama yanlıştır. Türkiye halkı barışı istiyor görüyorsunuz.
Hayalleri, iradesi kırılmış insanlar ne yapabilir? Her şeyi yapabilir.