'100 yaşına başlayan TKP, Biz Hazırız diyor'

10 Eylül'de yüzüncü mücadele yılına giren Türkiye Komünist Partisi, Ankara Nâzım Hikmet Kültür Merkezi'nde büyük bir etkinlik düzenledi. Yüzlerce partilinin ve parti dostunun katıldığı etkinliğin sonunda 'Sosyalizm İçin Biz Hazırız' diyenlere katılanlar TKP gönüllüsü oldu.
soL - Ankara
Pazar, 15 Eylül 2019 19:13

Komünistler bu akşam Ankara Nâzım Hikmet Kültür Merkezi'nde TKP'liler buluştu. 

TKP'nin kuruluşunun ardından geçen 99 yılı kutlamak için yapılan toplantı, TKP Ankara İl Başkanı Devrim Koçak'ın konuşmasıyla başladı.

Koçak'ın sözleri geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren Sinem Aykaç hakkında söyledikleri ile başladı. Aykaç'ın dostları ve yoldaşlarının bulunduğu salon, onun da parçası olduğu büyük mücadeleyi selamlıyordu.

'99 YIL ÖNCE YOLDAŞLARIMIZ BİZ HAZIRIZ DİYEREK YOLA ÇIKTI'

TKP'nin 99 yıl önce, Ekim devriminin rüzgarını arkasına alan işçi sınıfının tüm dünyada devrimi aradığı, devrimi zorladığı şartlarda, o büyük ailenin en yeni üyelerinden biri olarak yola çıktığını vurgulayan Koçak, "99 yıl önce yoldaşlarımız, diğer tüm komünistler gibi, kendi ülkesinde devrimi aramak ve Sovyet iktidarını kalıcı kılmak görevlerini taşıyorlardı. 99 yıl önce yoldaşlarımız, partiye, ülkeye ve Dünyaya bakıp ‘biz hazırız’ diyerek yola çıktılar. Partiye güvenmek, bağımsız politik hatta güvenmek, işçi sınıfına güvenmek ve sosyalist devrimin mümkün olduğuna inanmak. Mirasları budur" dedi.

Bu tarihin bütün dersleriyle birlikte kendi tarihleri olduğuna işaret eden Koçak, "Bugün milyonlarca insandan oluşan işçi sınıfımız, tarihinin en örgütsüz, en bir başına bırakılmış günlerini yaşamaktadır. Türkiye'de işçiler çaresizliğe mahkum edilmek istenmiştir. Çocuğuna pantolon alamadığı için intihar eden, su ısıtıcısıyla evini ısıtmak zorunda kalmanın çaresizliğiyle yaşamına kıyan, banka borçları, faizleri dolayısıyla açlığa mahkum olup bedenini kent meydanında yakmaya kalkışan insanlarımız, Türkiyeli emekçiler 21. yüzyılda kölelik şartlarında yaşamaya mahkum edilmek istenmektedir" diye konuştu.

'TKP BU KAYIKÇI DÖVÜŞÜNÜN SONUNUN GELDİĞİNİ İLAN ETMEKTEDİR'

"TKP, 'biz hazırız' derken, Türkiye İşçi Sınıfına el uzatacağını, onu, fabrika fabrika, işyeri işyeri, mahalle mahalle ayağa kaldıracağını söylemektedir" diyen Koçak, "TKP, örgütüyle, programıyla, kollektif aklıyla buna hazırdır. Türkiye'de sermaye sınıfı son kırk yılın en konforlu günlerini yaşamaktadır. Bir tarafta örgütsüz, paramparça emekçiler, diğer tarafta zenginliğine zenginlik katan, arsız, alçak bir avuç para babası. Bir tarafta akp iktidarı, diğer tarafta, milliyetçisi, liberali, eskisi-yenisi sosyal demokratıyla düzen partileri. TKP hazırız derken, artık bu kayıkçı döğüşünün sonunun geldiğini ilan etmektedir" ifadesini kullandı.

'BU DÜZENİ YENECEĞİZ'

Koçak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye işçi sınıfı örgütsüz, örgütleyeceğiz. İşçi sınıfı siyaset sahnesinde yok hükmünde, var edeceğiz. Emperyalist tekeller ülkenin dağını ormanını talan etmekte, onları kovacağız. Mollasını şıhını şeyhini, her türlü dinci örgütlenmeyi dağıtacağız, çocuklarımızı, geleceğimizi onların karanlığından kurtaracağız. Sermaye sınıfının cebinden çıkardığı her tür sahte kahramanın maskesini düşüreceğiz. Para babasıyla, yobazıyla, hokkabazıyla bu düzeni yeneceğiz biz hazırız! İşte yüz yaşına başlayan TKP’nin sözü budur!"

'TKP SAFLARINA KATILMAYA, SOSYALİZM GÖNÜLLÜSÜ OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ'

"TKP, Türkiye’nin dört bir yanında semt evleri açmaktadır. Ankara'da geçtiğimiz günlerde İlker ve İncirli'de semt evlerimizi açtık, önümüzdeki günlerde Aydınlıkevler Mahallesi'nde semt evimizi açıyoruz, sırada Elmadağ, Doğukent, Seyran var. Semt evlerinde emekçileri yan yana getiriyor, birlikte mücadele etmenin akıl ortaklığını kuruyoruz. Zor kriz şartları altında birbirimizin yardımına koşuyoruz. Eylül ayında Ankara da dahil olmak üzere Türkiye’nin önemli merkezlerinde özel okullarda çalışan eğitim emekçilerini yan yana getiriyoruz. Patronların Ensesindeyiz Ağı, farklı noktalarda kıpırdanan işçi sınıfımızın mücadelesini birbirine bağlıyor, kalıcı kazanım elde etmek doğrultusunda adımlar atıyor. 19 Ekim'de hep birlikte İzmir'e, 'memleketimizi seviyoruz', 'biz hazırız' demeye gidiyoruz. TKP 100 yaşına bu çalışmalarla giriyor. Tüm dostlarımızı, insandan, memleketten, gelecekten umudunu kesmemiş tüm dostlarımızı TKP saflarına katılmaya, Sosyalizm gönüllüsü olmaya çağırıyoruz."

Koçak'ın konuşmasının ardından TKP'nin 99 yıllık mücadele tarihini anlatan bir video gösterimi yapıldı.

'100 YIL SONRA BU KEZ ELİMİZDEN KAÇIRMAYACAĞIZ'

Video gösteriminin ardından TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan kürsüye çıktı.

TKP'nin 99 yıllık bir sürecin muhasebesini yaparak 100. yaşına girdiğini belirten Okuyan, "100 yıl önce insanlık bütün bu dertlerden, daha sonra yaşayacağı ağır trajedilerden kurtulma fırsatını kaçırdı. 100 yıl sonra biz, bir daha elimize geçecek fırsatı nasıl değerlendiririz, nasıl insanlığı karanlığa mahkum etmeyizi tartışıyoruz, bunun için mücadele ediyoruz. TKP başkaları gibi birazcık nefes alalım, birazcık barış olsun, birazcık özgürlük olsun demiyor. Bunlar kötü olduğu için değil, imkansız olduğu için demiyor. TKP ısrarla 100 yıl önce kaçırdık elimizden bu sömürücü düzeni, şimdi kaçırmamamız gerekiyor diyor. Israrımız, inadımız bu yüzden" dedi.

'BU DÜZEN EŞİTSİZLİKTEN BESLENİYOR'

"100 yıl önce TKP kurulurken, yoldaşlarımız 100 yıl sonrasının böyle olacağını düşünmüyordu, o dönemde işçi sınıfı ilk kez kaderini eline almıştı. Büyük bir heyecanla yola çıkmışlardı. 100 yıl sonra biz neler yapabileceğimizi bilerek yola çıkıyoruz, bir daha elimize fırsat geçerse mutlaka değerlendireceğimiz sözünü veriyoruz. Başka şansımız yok" diyen Okuyan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geçen hafta bir kadın, Emine Bulut, çocuğunun önünde öldürüldü. Bu barbarlık üzerine çok sık konuşuldu. Bunun ardından kadınlar öldürülmeye devam etti. Kapitalizm ısrarla suç olgusunu bu toplum üzerinde bir baskı unsuru olarak sallamaya devam ediyor. İnsanlar arasındaki eşitsizliğin kaldırılacağı biricik düzen için mücadele ediyoruz, kadın-erkek eşit olsun, patron diye bir şey olmasın, Türk, Kürt, Arap, Yunan bu ayrım ortadan kalksın diye mücadele ediyoruz. Bu düzen ise bu kavganın sürmesini istiyor, buradan besleniyor. Kapitalizm kadın-erkek ayrımına, eşitsizliğine ihtiyaç duyuyor. Hindistan kadın cinayetlerinin en çok yaşandığı yerlerden birisi, oradaki komünistler bu konuda kavga veriyor ama biliyor musunuz, ABD'de yaşanan kadın cinayetleri Hindistan'dan oransal olarak çok daha fazla. Kadınlara yönelik istismar vakalarının en çok yaşandığı yerlerden biri İsveç. Kapitalizmde özgürlük bu, bunu söylüyoruz."

'İNSANLIK İÇİN BİR FELAKET VE AYNI ZAMANDA BİR UMUT KAPIDADIR'

"Brezilya'da ormanlar yakılarak yeni yatırım alanları elde ediliyor. Seçimden önce Brezilya'nın lideri 'ormanların getirisi yok, buraları seyreltmemiz lazım' diye açıkça ilan etti. Kapitalizmde kadını, doğayı, çocukları, insanları kurtaramazsınız. Bu diğer tüm başlıklarda da böyle. 100 yıl önce elimizden kaçırdık dedik ya ama yine de dünyanın üçte birinde işçi sınıfı iktidardaydı. Bu dönemde sömürücü sınıflar kendilerine biraz da olsa çeki düzen vermek zorunda kaldı. Sovyetler Birliği eşitsizliğin olmadığı bir iktidar, sömürünün, işsizliğin olmadığı bir iktidar kurdu, eğitim, sağlık ücretsizdi, bu yüzden sömürücüler kendilerini biraz da olsa kısıtlamak zorunda kaldı. Ne zaman ki Sovyetler Birliği dağıldı, sömürücüler aslına döndü. 17 yıldır Türkiye'yi Erdoğan yönetiyor, bu düzenin normali bu. ABD'deki Trump da bu düzenin normali. Kapitalizm yine kontrolden çıktı. İngiltere Başbakanı ortada, Merkel de öyle... Kapitalizm bir kez daha aşağı doğru yuvarlanıyor, tıpkı 100 yıl önceki gibi. Bunlar kontrolden ne zaman çıkarsa insanlık için bir felaket ve aynı zamanda bir umut kapıdadır. 100 yıl önce yakaladık bu fırsatı, üçte birde iktidara taşındı işçi sınıfı, bu kez kaçırmamak zorundayız elimize geçecek fırsatı."

'BİR HALK ÖRGÜTLÜ OLDUĞUNDA KAFA TUTABİLİR'
Bir halkın ancak örgütlü olduğunda kafa tutabileceğini, ekmeğini kazanabileceğini vurgulayan Okuyan, "Günlük ekmek ve iş kavgamızı sürdüreceğiz, bu kavganın başarıya ulaşmasının yolu bu düzenin ensesinde sosyalizmin soluğunu sürekli hissettirmektir. 100 yıl önce devrime en yakın ülke Almanya'ydı. Birkaç kez denendi Alman devrimi ve olmadı. Alman Komünist Partisi kapatıldığı an düzenin yaptığı ilk iş 8 saatlik iş gününü kaldırdılar. Unutmayın, komünistler yoksa ekmek de iş de yok" dedi.

'TKP KİMSENİN SARAYINA KOŞTURARAK GİTMEYECEK'

Okuyan konuşmasına şu şekilde devam etti:

"Bir halkın bir patronun peşinden gitmesi kadar tehlikeli bir şey olamaz. Eskiden sosyal demokrasi işçileri kendi peşine takmak için dikkatli davranırdı. İnönü, Ecevit, Kılıçdaroğlu böyle örneklerdi. Şimdi ki kahramanımız ise nereden geldiği belli olmayan bir zenginliğin ürünü, bir patron. TKP bu yüzden direniyor, TKP bu koalisyonun parçası olmayacak. 

Adam her türlü hakareti ediyor, 'gelin' diyor, çocuklar gibi şen şekilde gidiyorlar. Üstelik kırık sandalyeye oturtuyorlar, yine de 'memnun olduk' diyorlar, koştura koştura gidiyorlar. TKP kimsenin sarayına, kimsenin parlamentosuna koştura koştura gitmeyecek. Bizim de hatalarımız oldu, olacak da. Ancak kimse TKP ilkelerini sattı, pazarlık yaptı diyemeyecek. Yaklaşıyor büyük felaket, bu düzen yıkılacaksa Türkiye'de TKP, dünyada TKP gibi partiler olacak halkın yanında. Biz birkaç vekillik için kurmadık TKP'yi, Mustafa Suphi ve yoldaşlarımız bunun için kurmadı. Kolayına kaçmak yok. Kolayına kaçmayacağız.

'GÜÇLENEREK, BÜYÜYEREK DEVAM EDECEĞİZ YOLA'

"Komünist partiyseniz cesur olacaksınız, akıntıya karşı kürek çekmeye hazır olacaksınız. Güçlenerek büyüyerek devam edeceğiz yola, bizi tecrit edemeyecekler. Emekçi mahalleleri bir barut fıçısı, kimse ayın sonunu getiremiyor. Böyle bir Türkiye'de cesaretle, gerektiğinde yalnız kalan ama emekçilerle siyaset yapan bir TKP görecek herkes. Semt evleri işçilerin, emekçilerin, kadınların evi olacak. Türkiye'nin her yerinde çığ gibi TKP Gönüllüsü oluyor emekçiler. Patronların Ensesindeyiz Ağı'nda o kadar önemli işler yapılıyor ki. Emekçiler hakkını arıyor ve hakkını alıyor. TKP hiçbir koşulda savunduğu değeri açık arttırmaya çıkarmaz. TKP hedeflerini, mücadelesini satmayacak, bunu yaptığında başarılı oluyor, olacak. Biz hazırız, ne yapmamız gerektiğini biliyoruz. Çoğalarak yalnız kalmaya hazırız. 100 yıl sonra aynı heyecanla, kapitalizmin sonunun yaklaştığının bilinciyle biz hazırız diyoruz.  

Bunun bir 100 yıl sonrası yok, böyle bir zamanı yok insanlığın. Bu lanet düzenden kurtulmalıyız, TKP buna hazır. Görelim, gösterelim, neler yapabileceğimizi, insanlığın bu düzene boyun eğmeyeceğini gösterelim. Bu düzeni istemeyenlerin sayısını arttıracağız, yıkacağız bu düzeni.

Ekim ayında dünyanın dört bir yanında mücadelesini sürdüren komünist ve işçi partileri İzmir'de buluşacak. Üç gün sürecek toplantıların sonunda 19 Ekim'de yoldaşlarımızın da tanıklığında İzmir'de büyük bir etkinliğe ev sahipliği yapacağız. Biz hazırız demek için buradaki her nefese, yüreğe, akla ihtiyacımız var. Son olarak çağrım henüz TKP saflarına katılmayan dostlarımıza, gelin, hazır olduğunu söyleyen bir parti var."