Cemaate Hanefi sürprizi

Ünlü istihbaratçı, Eskişehir Emniyet Genel Müdürü Hanefi Avcı, yazdığı kitapla gündeme bomba gibi düştü. Avcı'nın Fethullah Gülen Cemaati'ni devleti ele geçirmekle, komplolar kurmakla suçladığı kitabı cemaati de ters köşe yapmış olmalı. Zira cemaatin yayın organlarında Avcı'yı öve öve bitirememişlerdi...
Cuma, 20 Ağustos 2010 12:49

Fethullah Gülen Cemaati'ni ağır bir şekilde eleştiren, cemaatin karıştığı komplolar ve karanlık işler hakkında pek çok iddia ortaya atan Hanefi Avcı, daha önce cemaat yayınlarından övgüler alan biriydi.

Türköne: 'Hanefi Avcı modeli'
Mümtaz’er Türköne, 26 Temmuz 2009 tarihli Hanefi Avcı modeli başlıklı yazısında "at izinin it izine karıştığı dönemlerde doğru olanı, haklı olanı bu pusalaya göre tayin etmeliyiz" diyerek kendisinin ‚"Hanefi Avcı modeli"ni önerdiğini söylüyor.

Türköne, Avcı’ya övgüler yağdırdığı yazısında şöyle diyor:
"Türkiye'nin son çeyrek asrında olup bitenleri anlamak isteyenler Hanefi Avcı'nın durduğu yeri pergelin sivri ucu gibi meşrû sabit nokta olarak görmeli ve söylediklerini bu gözle değerlendirmeli.

Ellerine alacakları silahla bu ülkenin güvenliğini sağlama görevi üstlenecek Polis Akademisi ve Harp Okulu öğrencileri, aradıkları "kahraman" modeli için Hanefi Avcı'nın kişiliğine ve hayatına eğilmeli. Bu ülkede onurlu ve güvenli bir hayat arayan Kürt vatandaş Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni Hanefi Avcı gibi görmeli. Suç işlemeyi aklından geçirenler Hanefi Avcı'nın yer aldığı kâbuslarla uyanmalı.

(...)

Hanefi Avcı'nın Diyarbakır'da devam eden dava için geçen ay tanık sıfatıyla verdiği ifadeyi, pergelin sabit ucu olarak görmek lâzım. 1984'ten 1992'ye kadar tam sekiz yıl Diyarbakır'da istihbarat şube müdürü olarak görev yapan Avcı, sadece birkaç olayı ve faili meçhul cinayeti değil kirli bir dönemi aydınlatıyor. Susurluk Komisyonu'na verdiği ifadeyi tekrarlıyor. Cinayetlerin kimin emriyle ve kimler tarafından işlendiğini, en önemlisi resmen saklanan JİTEM'i anlatıyor. JİTEM'in kurulması ile birlikte Güneydoğu'da cinayet ve bombalama olaylarında artış olduğunu ve bu işlerin de komutanların bilgisi dahilinde yapıldığını söylüyor."

Aksiyon: Hanefi Avcı yolsuzluk operasyonları ile AKP'yi rahatlattı

Fethullahçı Aksiyon dergisinde Faruk Mercan tarafından kaleme alınan ve 6 Mart 2006 tarihinde yayınlanan "Emniyet'i sarsan ihbar mektubu" başlıklı yazıda, aralarında Hanefi Avcı’nın da bulunduğu bazı emniyet görevlilerinin hedef alındığı belirtiliyor, Avcı’ya övgüler yağdırılıyordu.
Yazının bir bölümü şöyle:

"Hanefi Avcı'yı Kaçakçılık ve Organize Suçlar Dairesi'nin başına, Sabri Uzun'u İstihbarat Dairesi'nin başına atayan Başbakan Tayyip Erdoğan, Celalettin Cerrah'ı da İstanbul Emniyet Müdürü yaptı. Bu süreçte Hanefi Avcı, Sabri Uzun'un da desteği ile enerji yolsuzluğu, mazot kaçakçılığı, Uzanlar, Kentbank operasyonlarını yaparken bu operasyonların İstanbul ayağında Celalettin Cerrah tam bir işbirliği sergiledi. Operasyon alanlarının giderek yayılması, ilk olarak Hanefi Avcı'nın görevden alınıp Edirne Emniyet Müdürlüğü'ne gönderilmesine yol açtı.
(...)
Hanefi Avcı, Ankara'dan uzaklaştırılmış olmasına rağmen Edirne'de yaptığı Kapıkule operasyonu ile Muhalefet tarafından yolsuzluk silahıyla vurulmak istenen hükümete adeta nefes aldıran kişi."

Timetürk: 'Sıra dışı' polis müdürü
Timetürk ise Sezai Şengönül’ün 2009 yılında Hanefi Avcı ile yaptığı röportajı, Bir 'sıra dışı' polis müdürü Hanefi Avcı başlığı ile yayınlıyor. Röportajın spotu şöyle:

"Hanefi Avcı kültür sanat edebiyat düşünce dünyasından kimleri okur, hangi filmleri sever, hayat felsefesi nedir, Polisiye roman, çocukluğu, memleketi, karapara, uyuşturucu ve daha bilinmeyen bir çok yönüyle..."

Röportajda, Hanefi Avcıya yöneltilen "Gençler Kurtlar vadisi vb... dizilerden Türkiye gerçeklerine ilişkin sağlıklı bilgiler edinebilirler mi bu vb... benzeri diziler hakkındaki düşünceleriniz?" sorusuna Avcı'nın yanıtı ise hayli ilginç. Avcı soruyu şöyle diyor:

"Maalesef 'Kurtlar Vadisi' vb.. dizi ve TV programları Türk halkının içinde bulunduğu edebiyat, kültür, sanat durumunu ortaya koyuyor. Yıllarca tek açıdan kitlelerin yönlendirilmeye kalkışılması, asıl toplumsal sorunların kitlelerden uzak tutulması, ve yasaklanmasının verdiği kitlelerin asıl sorunları yerine yüzeysel, hiçbir estetik değeri ve derinliği olmayan ülke gerçeklerinden uzak hayal aleminde yaşam arayışı başka bir açıdan ise toplumun beklediği ama bir türlü olmayan özlem ve istemlerine karşı gerçeği yerine hayal ile idare etmesi denebilir. Vietnam da kayıp eden Amerikanın hep Vietnam kahramanları filmi çevirmesi gibi."

"Mösyö Hanefi Avcı"

Timetürk 26 Temmuz 2008 tarihinde yayınlanan “Önce Susurluk’tu şimdi Ergenekon ‘Avcı’sı” başlıklı haberinde “Susurluk skandalında yaptığı şok açıklamalarla gündeme gelen Edirne Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın Ergenekon Operasyonu'nda da tanık olduğu ortaya çıktı” diyerek Avcı’nın gerçekleştirdiği operasyonları tek tek anlatıyor.

Emniyet müdürünün başarılı bir karnesinin verildiği haberde Avcı için, “Emniyet Teşkilatındaki bazı arkadaşlarının ‘Mösyö’ diye hitap ettiği Hanefi Avcı tamamen devlete aidiyet duygusu içinde olan ve ‘devletin polisi’ anlayışını temsil edenlerin başında geliyor” ifadesi kullanılıyor.

(soL-Haber Merkezi)