Kübalı bir kadın devrimci

Bugün, Küba Devrimi'nin en önemli isimlerinden, 26 Temmuz hareketine en başlardan itibaren katılmış olan Celia Sanchez'in ölümünün 30'uncu yıldönümü.
Pazartesi, 11 Ocak 2010 17:47

Bugün Küba Devrimi’nin büyük kadınlarından belki de en önemlisinin, Celia Sanchez’in 30. ölüm yıldönümü. Sanchez 1980 yılında kanser hastalığına yenik düşerek hayata veda etmişti. O günden bu yana Küba halkının hafızasındaki ayrıcalıklı yerini hiç yitirmedi. Sanchez’in ölümünün verdiği ızdıraba dayanamayıp intihar eden bir başka büyük devrimci kadın Haydee Santamaria onun için ‘Celia görüp görebileceğimiz en güçlü, en cesur ve en kararlı kişidir. Sierra’da cephede bizim ilham kaynağımızdı. Bugün bütün Küba’nın ilham kaynağı’ demişti. Sierra dağlarında kadın gerillaların oluşturduğu Mariana Grajales tugayının bir başka üyesi olan ve bugün hala Küba ordusunda general ünvanıyla görevini sürdüren Tete Pueblo da aynı görüşte: “Küba Devrimi Celia Sanchez’in devrimidir ve Devrimci Küba Celia Sanchez’in Kübasıdır. Yaptıklarımızda ve geldiğimiz noktada o hepimizin ilham kaynağıdır.”

Bir kadın savaşçı olarak Sanchez’in devrim sürecinde oynadığı hayati rol, Küba kadınının sosyalizmin inşası sürecinde oynadığı rolün ve kazandığı yeni konumun önünü açtı. Küba toplumunun zihnindeki kadın imgesinin dönüşümünde büyük bir etken oldu. Kübalı kadın şair Nancy Morejon bu durumu şu dizelerle ifade ediyor:

Celia, sen benim seçtiğim şarkıyı söyledin

Beni kuş tüyünden bir yuva kadar rahat

Şefkatli göğsüne yatırdın.

Sen beni göklere yükseltensin,

Sen beni en iyi bilensin.

Celia Sanchez Küba’nın doğu bölgesinde Manzanillo eyaletinde küçük bir kasabada dünyaya geldi. Bir dişçi olan babası Celia’ya yurtseverlik fikirlerini aşılayan ilk kişi oldu. Devrimci mücadeleye katıldığında otuzlu yaşlarının başındaydı. İlk görevi gerillalar için silah kaçırmaktı. Sonra kendisi de bir savaşçı oldu. Celia çatışmada ilk kurşun atan kadın gerilla olduğu için ‘Sierra Maestra’daki ilk kadın gerilla’ ünvanını kazandı. İlk kadın taburu olan Mariana Grajales Tugayı’nı kurdu. Devrimin zaferinden sonra Başkanlık Sekreterliği görevine getirildi. Sosyalist inşa sürecinde de yeteneklerini ortaya koyan Sanchez pek çok kurumun kuruluşuna imza attı.

Celia liderlik kapasitesini, cesaretini ve kararlılığını devrimci mücadeleye ilk katıldığı anlardan itibaren gösterdi. İlk görevi yaşadığı eyalet olan Manzanillo’daki köylerden ve kasabalardan gönüllülerin örgütlenmesi, silahlandırılması ve eğitilmesi için gerekli koşulları oluşturup Fidel’le birlikte Meksika’dan gelecek gerilla grubuyla Sierra Maestra dağlarında buluşmalarını sağlamaktı. Savaşçıların eğitimi için uygun yerlerin ayarlanması ve güvenliği, silah, gıda, ilaç, giyecek ve her türlü gereksinimin sağlanmasından birinci derece sorumluydu. Bu görevlerini büyük bir disiplinle ve başarıyla yerine getirdikten sonra Ekim 1957’de İsyan Ordusu’nun kalıcı bir üyesi haline geldi. Celia devrimci savaş boyunca dağdaki gerilla mücadelesi ile kentteki mücadelenin bağlarının kurulması, iletişimin sağlanması ve gerilla mücadelesine yeni katılımların gerçekleştirilmesi görevlerini yerine getirdi. Celia ayrıca daha sonra devrimin tarihinin yazılmasında hayati öneme sahip olacak bilgi ve belgelerin toplanması ve tasnifi görevini başından sonuna büyük bir titizlikle yürüten kişi oldu.

Celia Küba Devrimi’nin mimarlarının tamamında görülen kararlılık, sadelik, tevazu ve çalışkanlık özelliklerine fazlasıyla sahipti. Tüm yaşamına Jose Marti’nin ‘dünyanın bütün ihtişamı tek bir mısır tohumuna sığabilir’ sözü hakim olmuştu. Devrimi izleyen yıllarda aldığı büyük sorumluluklara rağmen sade ve sessiz bir yaşamı tercih etti. Herkesin sorunlarıyla tek tek ilgilenirdi. Hiç evlenmemesinin ve çocuk sahibi olmamasının nedeninin devrime yapabilecekleri için fazla vaktinin kalmadığını düşünmesi ve bu vakitten çalmak istememesi olduğu söylenir. Öldükten sonra yoldaşlarının yanında mütevazi bir mezara defnedilmeyi ve mezarın üzerine yalnızca ‘43’ yazılmasını istediği biliniyor. Celia devrim için yaptıklarının diğer yoldaşlarının yaptıklarından daha fazla övgüye değer olduğunu bir an bile düşünmedi. Bu yüzden de geriye herhangi bir günlük ya da hatırat bırakmadı.

Her anı devrime adanmış yaşantısını Küba halkıyla iç içe geçiriyordu. Kübalıların sıkıntılarını ve isteklerini mektuplarla ve başka yollarla iletmek için en fazla seçtikleri kişi Celia Sanchez’di. Sierra Maestra’da beraber savaştığı yoldaşlarından Nirma Carton Kübalılarla kurduğu ilişkideki cana yakınlığı ve cömertliği şu anekdotla anlatıyor:

“Herkes Celia’nın ofisine onunla görüşmeye gelirdi. Ofisin önünde daima kuyruklar olurdu. Köylülerin sorunlarıyla ilgilenmek üzere köyleri ziyareti sırasında pirelerin saldırısına uğradığında köylülerin onurunu kırmamak için kaşınmaktan imtina ederdi. ”

(soL - Dış Haberler)