Kolombiya’da Santos "normalleşme" dönemini mi açıyor?

Geçtiğimiz Mayıs sonunda gerçekleşen Kolombiya seçimlerinin ülkede yeni bir dönem açacağını kimse ummuyordu. Oysa Santos’un başkanlık koltuğuna oturmasının ardından Venezuela ve Ekvador’a zeytin dalı uzatması Kolombiya siyasetinde değişim mi var sorusunu akla getirdi.
Pazartesi, 30 Ağustos 2010 03:09

Seçimlerin en güçlü adayı Juan Manuel Santos gerici burjuva siyasetinin yerleşik bir unsuru olmanın ötesinde Uribe’nin 2006-2009 döneminde savunma bakanıydı. Uribismo olarak adlandırılan Uribe siyasetinin gemi azıya aldığı dönem olarak da nitelendirilebilecek bu dönem 2002’de Uribe’nin iktidara gelmesiyle ülkedeki gerilla hareketlerine karşı başlatılan taarruzun en fazla sonuç verdiği zaman dilimi oldu.

8 yıllık Uribe döneminin ardından, yürütülen kirli savaş sonucunda Kolombiya Devrimci Silahlı Kuvvetleri’nin (FARC) kırsal kesimde elinde tuttuğu üstünlüğü yitirdiği ve halkla olan bağlarının zayıfladığı görüldü. Santos’un savunma bakanlığı yaptığı dönemde çok sayıda militanını ve önderini kaybeden örgüte yönelik büyük operasyonlar düzenlendi. Sınırı aşarak Ekvador topraklarındaki gerilla kampına yapılan ve örgütün liderlerinden Raul Reyes’in hayatını kaybetmesine yol açan operasyonun altında Santos’un imzası vardı. Bu operasyon uluslar arası hukukun çiğnenmesi ve komşu ülkenin egemenlik haklarına saldırı olarak nitelendirilmiş ve Ekvador’la ilişkileri kopma noktasına getirmişti.

2002’den bu yana yürürlükte olan ABD destekli kirli iç savaş politikası gerilla hareketine karşı belirli düzeyde başarı elde etse de bu dönem Kolombiya kapitalizmi için taşınması zor yükleri de beraberinde getirdi. Bu dönemde toplumun önemli bir bölümü silahlandırıldı, ulusal ve uluslararası hukuk hiçe sayılarak sayısız operasyona imza atıldı ve geriye binlerce faili meçhul cinayet, kayıp ve yerlerinden edilmiş milyonlarca köylü kaldı. Uribe’nin özellikle ikinci döneminde arka arkaya yolsuzluk skandallarının patlak vermesi ve kontr-gerilla ile hükümetin bağlantılarının bütün çıplaklığıyla ortaya çıkması bir meşruiyet yitimine neden olmuştu. Ayrıca, ülke ekonomisi son yıllarda büyüme eğilimine girmiş görünse de, ülke halkının yüzde 46’sı ağır yoksulluk koşullarında yaşıyor ve işsizlik artmaya devam ediyor.

Uribe Kolombiyası uluslararası ölçekte de, özellikle kıtada esen rüzgarlar düşünüldüğünde yalnızlaşan bir seyir izledi. Latin Amerika’daki entegrasyon sürecinin tamamen dışında kalan ülke, kıtanın diğer ülkeleri tarafından ABD’nin kıtadaki truva atı olarak görülüyor. Geçen yıl ABD ile imzalanan ve Kolombiya’da yedi askeri üssü ABD ordusunun kullanımına açan antlaşma kıtada büyük tartışmaya neden olmuştu. Venezuela ve Ekvador’la ülkeyi savaşın eşiğine getiren adımlar ülkeye yalnızca siyasi olarak değil, ekonomik olarak da zarar veriyor. Özellikle sınır bölgelerinde yaşayan halka zarar veren gerginlik ülkenin ihracatına da ağır bir darbe indirdi.

Uribe’den böyle bir tabloyu devralan Santos halkın büyük çoğunluğunun desteği ile (yüzde 69) iktidara gelmiş gözükse de seçimlere düşük katılım oranı gözlerden kaçırılıyor. Halkın yalnızca yüzde 56’sının oy kullandığı seçimlerde Santos’un en büyük rakibi Yeşil Parti temsilcisi Antanas Mockus gerçek bir alternatif sunamamıştı.

Seçimlerden hemen sonra Uribe’nin sıkı takipçisi olmayacağının işaretlerini veren Santos’un Uribe’den farklı bir yol izlemek konusunda biri kişisel diğeri siyasi iki temel motivasyonu olabilir. Ülkenin en zengin ailelerinden birinden gelen ve geçmişte devlette pek çok görevde bulunmuş hırslı bir politikacı olan Santos ülkenin zirvesinde kalıcı olabilmek için Uribe’nin kukla başkanı imajından kurtulmak istiyor olabilir. Öte yandan Kolombiya’da başkanlık koltuğuna ikbal sahibi bir politikacının oturması ile Kolombiya kapitalizminin kirli bir savaşla geçirdiği 8 yılın ardından bir toparlanmaya duyduğu ihtiyacın çakışması tesadüfün ötesinde anlamlar taşıyor olabilir.

Nitekim Santos güvenlik başlığında elde edilen başarıların üzerine inşa edilecek yeni bir dönemden söz ediyor. Ekonomide alt yapı yatırımlarını arttırma ve Kolombiya yoksullarına yönelik sosyal yatırım programları başlatma vaadlerinin yanında Santos, önceki hükümetin tüm yetkiyi yürütmenin elinde toplamayı hedefleyen yasa tasarısını geri çekerek iktidarın otoriterleşme eğilimini dizginleyeceğinin sinyalini verdi.

Asıl ilgi çekici olan ve yankı uyandıran gelişme Santos’un, Uribe’nin son günlerinde Venezuela ile gerginliği tırmandıran hamlelerini ekarte etmesi oldu. Başkanlık koltuğuna oturmasının hemen ardında Ekvador ve Venezuela ile diplomatik ilişkileri restore etmeye dönük adımlar attı. 10 Ağustos’ta gerçekleşen Chavez-Santos görüşmesinden karşılıklı yeniden elçi atanması, ticari ilişkilerin gözden geçirilmesi, ortak sosyal ve altyapısal yatırımlar ve sınır güvenliği başlıklarında komisyonlar oluşturulması kararları çıktı. Chavez görüşme sonrası yaptığı açıklamada Kolombiya ile ABD arasındaki üs antlaşmasının ikili görüşmelerde yeniden ele alınacağını bildirdi. Bu ilk görüşmeyi alınan kararlar doğrultusunda somut adımlar atmak üzere Kolombiya Senato Başkanı ve ardından Kolombiya Dışişleri Bakanı’nın Karakas’ı ziyaretleri izledi.

Santos’un Avrupa’yı ve çeşitli Latin Amerika ülkelerini ziyaret etmesine rağmen henüz Washington ziyareti gerçekleştirmemiş olması da manidar. Böylece Santos hükümeti Kolombiya’nın tek ata oynamayacağının, kıtada daralan hareket alanını genişletme ve kıta siyasetinde aktif rol oynama konusunda istekli olduğunun sinyallerini vermiş oldu.

Bu noktada yaratılmak istenenin yeni bir imajdan mı ibaret olduğu yoksa gerçek bir değişikliğe mi tekabül ettiği kısa süre sonra ortaya çıkacak. Geçtiğimiz günlerde Kolombiya Anayasa Mahkemesi, yukarıda sözünü ettiğimiz askeri üs antlaşmasını geçersiz ilan eden bir karara imza attı. Santos yönetiminin bu konuya ilişkin tavrı merakla bekleniyor. Santos antlaşmayı gözden geçireceklerini ve sürdürmeye değer olup olmadığına karar vereceklerini bildirdi. Hem kıtada hem ülke içinde büyük tepkiye yol açan antlaşmanın ABD ile yeniden müzakere edilmesi bile Kolombiya’nın Uribe dönemine göre kıtadaki ilerici iktidarları daha az tehdit eden bir rotaya gireceğinin göstergesi olabilir.

Gözde Kök

[1] http://www.cadenagramonte.cubaweb.cu/english/index.php?option=com_conten...

[2] http://www2.lse.ac.uk/IDEAS/programmes/latinAmericaProgramme/pdfs/Santos...

[3] http://www.csmonitor.com/World/Americas/2010/0808/Colombia-s-Santos-vows...

[4] http://www.csmonitor.com/World/Americas/2010/0810/First-move-for-Colombi...

[5] http://www.allvoices.com/contributed-news/6476348-colombiavenezuela-conf...

[6] http://venezuelanalysis.com/news/5580