Ana içeriğe atla
0%
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Ortaklaşa
konstantin_yuon

EKİM DEVRİMİ | AKP, Yönetme Krizi, NATO, Su Sorunu, KAAN, Latin Amerika

Ekim’in birkaç kahramanı

1987 Şubat ayında, İşçi Sınıfının Kurtuluşu İçin Mücadele Birliği'nin St. Petersburg örgütünün toplantısından. Fotoğrafta Lenin'in solunda Gleb Maksimilyanoviç Krjijanovski oturuyor.

Mesut Odman

Yayın Tarihi: 06.11.2025 , 23:15 "0 dakikalık okuma süresi"
Kalabalığın önündeki, devrime ve önderine yalanlarla dolu saldırılar yönelten çok bilmiş bir öğrenci onları sıkıştırıyor. Askerler şunu diyorlar sakince: “İki sınıf var kardeşler: proletarya ile burjuvazi… Bir yandan olmayan öte yandandır.” 

Tarihe yazılmış adlandırılışı ile “Büyük Ekim Sosyalist Devrimi”nin kahramanlarını saymak mümkün değildir. Bu yazıda o kahramanların bilinen örneklerinden biri ile hiç bilinmeyen ikisinden söz edilecek sadece.

İlki, Polonya kökenli, Rusya’nın Volga bölgesindeki Samara kentinde doğmuş, bir bilgin, bir elektrik mühendisi, müzik ve edebiyat yetenekleri de olan bir entelektüel. Adı Gleb Maksimilyanoviç Krjijanovski. Devrimin önderi Lenin’in yakın arkadaşlarından. Ondan iki yaş küçük. Lenin 54 yaşında ölürken o 87’sine kadar yaşıyor ve 31 Mart 1959’da ölüyor.

Lenin ile yakınlıkları 1800’lerin sonlarına, gençlik yıllarına kadar gidiyor. İkisinin de kuruluşunda yer aldıkları “İşçi Sınıfının Kurtuluşu için Mücadele Birliği”ne yönelik bir polis operasyonunda tutuklanarak 17 aylık bir mahpusluk döneminden sonra Sibirya’ya sürgün edilmiş. Sürgün yeri Lenin’inkine yakın olduğu için orada bağlantıları kopmamış. Lenin’in yeni tipte bir işçi sınıfı partisi konusunda geliştirdiği düşünceleri anlattığını, üçünün birlikte tartıştıklarını önderin eşi Krupskaya’nın anılarından öğreniyoruz.

Krjijanovski Rus Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin 1903’te Brüksel’de başlayıp Çarlık rejiminin baskıları yüzünden Londra’da tamamlanan ikinci kongresinin örgütlenmesinde Lenin’le birlikte çalışıyor. Orada Bolşeviklerden yana tavır alıyor ve Merkez Komitesi’ne seçiliyor. 

1905 Devrimi’ni izleyen yıllarda daha çok mühendislikle ilgili mesleki çalışmalarla uğraştığı görülüyor. Buna karşılık hiç kopmadığı devrimci mücadelenin 1917’de başarıya ulaşması ile birlikte, Sovyet devleti, gençlik arkadaşı Lenin’in de ısrarlı tutumuyla onun uzmanlığından çok büyük ölçüde yararlanmasını biliyor. 

Siyasal iktidarın ele geçirilişinden yaklaşık iki buçuk yıl sonra, 1920’de “Devlet Elektrifikasyon Komisyonu”nun (GOELRO) kurulduğunu biliyoruz. Başkan Krjijanovski’dir.  Lenin, “partimizin ikinci programı” dediği bu planın benimsenip uygulanması için çok çaba harcıyor; o yıllarda “elektrifikasyon+Sovyet iktidarı= komünizm” formülünü ortaya atıyor. Yaklaşık bir yıl sonra da beş yıllık planlar döneminin başlangıcı sayılabilecek Devlet Planlama Komitesi’nin (GOSPLAN) kuruluşu gerçekleşiyor. Başında yine Krjijanovski var. Lenin’in ölümünden sonraki 15 yıl boyunca parti Merkez Komitesi’nde yer alıyor. Ölünceye kadar sosyalist kuruluşun değişik alanlarında katkılarda bulunuyor.

Yazının başında değinilen iki adsız kahramanla karşılaşmamızı ise ünlü Amerikalı gazeteci John Reed’e borçluyuz. Reed devrim günlerinde gittiği ve efsaneleşmiş kitabı Dünyayı Sarsan On Gün’ü yazdığı o zamanki başkent Petrograd’da gözlemlerde bulunurken bir tren istasyonunun güvenliğini sağlamak için görevlendirilmiş iki askere rastlıyor. Ellerinde süngü takılmış tüfekleriyle nöbet tutan askerler, çevrelerindeki yurttaş kalabalığı ile konuşup tartışıyorlar. Kalabalığın önündeki, devrime ve önderine yalanlarla dolu saldırılar yönelten çok bilmiş bir öğrenci onları sıkıştırıyor. Askerler şunu diyorlar sakince: “İki sınıf var kardeşler: proletarya ile burjuvazi… Bir yandan olmayan öte yandandır.” 

Şimdi gelin de söylemeyin: Hâlâ öyle asker kardeşler, hâlâ öyle! 

konstantin_yuon
Ortaklaşa

Ortaklaşa dergisinin Kasım 2025 sayısının dosya konusu, Ekim Devrimi. Derginin bu sayısında ayrıca AKP'nin yönetme krizinden Amerikancılığa, Korkut Boratav'la söyleşiden Türkiye'nin beşinci nesil savaş uçağı yapım sürecine, spordan bienale, Rusya'dan Latin Amerika'ya çok çeşitli konularda yazılara yer verdik.