Çözüm süreci, TKP, komünizm, Mekke Anlaşması, ANAP, transfer, Tarlabaşı, işçi, COP31, resmi tarih
Orta Asya ülkeleri İsrail için önemli coğrafya
İsrail Devlet Başkanı Şimon Peres ve Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev (2009)
Haldun Bilgiç
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası bağımsızlıklarını ilan eden Orta Asya ülkeleri, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Tacikistan (Türk kökenli olmayan, Farsi bir ülke), Rusya’yla tarihsel ve Çin’le ekonomik bağlarına rağmen, AB ve ABD dışında İsrail’le de ilişkilerini yoğunlaştırmış durumda. AB-ABD ile ilişkiler daha görünür bir şekilde yürütülürken İsrail’le ilişkiler daha sessiz ve derinden devam ediyor.
1990’lı yıllardaki bağımsızlık ilanları İsrail tarafından hemen tanınan ve diplomatik ilişki kurulan bu ülkelerin İsrail’le tarımsal sulama teknolojileri, sağlık teknolojileri, radar ve siber güvenlik teknolojileri, istihbarat, silah sanayi, madencilik, bilimsel araştırma ve eğitim gibi farklı konularda kurdukları ilişkiler gün geçtikçe derinleşiyor. Orta Asya ülkeleri için İsrail’le kurulan ilişki dolaylı olarak ABD ilişkilerinde de bir anahtar işlevi görüyor.
Nüfus çoğunluğu Müslüman olan Bölge ülkeleri bir yandan uluslararası platformlarda, Filistin meselesinde iki devletli çözümü; İsrail-ABD-İran Savaşı’nda ateşkes ve diplomatik çözümü savunup İsrail’in saldırılarından endişelerini ifade ederken, diğer yandan İsrail’le ekonomik ve teknolojik işbirliklerini sürdürüyor, hatta gün geçtikçe arttırıyor.
İsrail açısından ise Ortadoğu’daki Arap kuşatmasını ve uluslararası izolasyonu kırma imkânı sağlayan bu ilişkiler, 1950’de başbakan David Ben-Gurion döneminde geliştirilen “Çevre Doktrini’nin (Peripheral Doctrine) modern bir uyarlaması. Bu doktrinin ilk yıllarında Arap olmayan bölgesel aktörlerle (Türkiye, İran [1979 öncesi], Etiyopya) ittifak arayan Tel Aviv, SSCB’nin çözülüşü sonrası bu stratejiyi Orta Asya ve Güney Kafkasya’ya genişletti. Bağımsızlığını ilan eden Orta Asya ülkelerini hızlıca tanıyarak diplomatik ilişkiye geçti ve bu ülkelerdeki Yahudi topluluklarıyla kalıcı bağlar kurdu.
İsrail'in Orta Asya'daki kazanımları
İsrail’in Orta Asya ülkeleri ile kurduğu ilişkilerde önemli stratejik kazanımlardan bahsetmek mümkün:
Normalleşme, meşruiyet ve siyasi destek: Müslüman çoğunluklu Orta Asya ülkeleri ile kurulan diplomatik bağlar, İsrail’in uluslararası kamuoyunda “Müslüman dünyasıyla ilişkileri tamamen kopuk” algısını kırmasına yardımcı oluyor. Örneğin, ABD’nin İsrail’e destek olmak ve bölgede yeni güvenlik mimarisi inşa etmek için ortaya attığı İbrahim Anlaşmaları’na Kazakistan’ın Kasım 2025’te katılımı önemli bir adım oldu. Anlaşmanın Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın ötesine taşınması ABD ve İsrail’in elini güçlendirdi. Kazakistan’ın tavrı anlaşmaya katılmakta tereddüt eden başka ülkelere, özellikle Müslüman ülkelere, mesaj niteliği taşıyor.
ABD Kongresi’ndeki İbrahim Anlaşmaları Grubu (Abraham Accords Caucus), Haziran 2026’da anlaşmaların Orta Asya ve Güney Kafkasya ülkelerine doğru genişletilmesini teşvik eden yeni bir yasa tasarısını gündeme getirdi.
İran’ı kuşatma ve istihbarat: Tahran’ın kuzey komşuları olan Orta Asya ülkeleri (özellikle İran’la 1000 km sınırı olan Türkmenistan), Tel Aviv için kritik bir istihbarat ve izleme alanı sunuyor. Bu kapsamda özellikle Kazakistan ve Türkmenistan ile sınır güvenliği konularında başlayan işbirlikleri, İHA vb. teknoloji satışları veya eğitim faaliyetleri İran’a karşı istihbarat amacı da taşıyor. Resmi söylemde “Daimi Tarafsızlık” politikası izleyen ve bu nedenle İsrail’de büyükelçilik bulundurmayan Türkmenistan’da 2023 yılında açılan İsrail Büyükelçiliği, İran sınırına sadece 17 km uzaklıkta.
İsrail, bölge ülkelerinin İran’la artan ticaretini sekteye uğratmak için İran ve Rusya’yı baypas eden Orta Koridor’un hayata geçmesi için de elinden geleni yapıyor.
Enerji güvenliği: İsrail, ham petrol ihtiyacının önemli bir bölümünü Azerbaycan ve Kazakistan’dan sağlıyor. Filistin’e saldırdığı süreçte Azerbaycan ve Kazakistan’dan petrol akışının kesilmemiş olması, ki bu akışın bir bölümüne BTC Boru Hattı ile Türkiye’nin aracılık ettiği iddiaları da tartışma yaratmıştı, bu ilişkinin İsrail açısından önemini ortaya koydu. Ayrıca Orta Asya ülkelerinin değerli madenleri ve nadir element kaynakları sadece Çin, AB ve ABD’nin değil, İsrail’in de iştahını kabartıyor.
Güvenlik ve nükleer denetim: Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası bölgedeki hassas askeri/nükleer teknolojilerin kendisine düşman aktörlerin eline geçmesini önlemek, Tel Aviv’in öncelikli hedeflerinden biri oldu. Dünyanın en büyük uranyum üreticisi olan Kazakistan’ın son yıllarda İsrail’le ilişkileri bu başlıkta derinleşiyor.
Çin'in yaklaşımı
Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve “Kuşak ve Yol Girişimi” ile Orta Asya’nın en büyük ekonomik güç merkezi olan Çin’in İsrail’in bölgedeki faaliyetlerine yaklaşımında pragmatizm hakim, ekonomik ilişkiler de dikkate alındığında bölgesel istikrarın korunması öncelikli görünüyor.
Pragmatizmde esas olarak İsrail’den “teknoloji transferi”nden duyulan memnuniyet belirleyici oluyor. Çin, İsrail’in Orta Asya ülkelerine tarım, su yönetimi ve çölleşmeyle mücadele gibi alanlarda sunduğu yüksek teknolojiyi olumlu veya nötr karşılıyor; çünkü bu yatırımlar bölgenin ekonomik istikrarına katkı sağlıyor.
Çin için asıl kritik nokta, İsrail’in varlığının ABD’nin bölgedeki nüfuzunu artırıp artırmadığı. (Örneğin Kazakistan’ın İbrahim Anlaşmaları süreci gibi.) Pekin, Orta Asya’nın bir Batı/ABD güvenlik kalesine dönüşmesini istemiyor.
Çin, hem İran hem de Orta Asya ülkeleri ile önemli enerji ve altyapı anlaşmalarına sahip. İsrail’in Orta Asya’yı İran’ı kuşatmak veya istihbarat toplamak için kullanma ihtimali, Çin’in bölgesel ticaret rotalarının güvenliği açısından yakından izlediği bir unsur.
Rusya daha tedirgin
Rusya, İsrail’in Orta Asya ülkelerindeki faaliyetlerini geleneksel olarak “arka bahçesi” saydığı bölgede Batı etkisinin bir uzantısı olarak değerlendirmekle birlikte tarım, yüksek teknoloji ve güvenlik alanlarındaki işbirliklerini ekonomik temelli görüyordu. Ancak Ukrayna Savaşı sonrasında Moskova’nın bölgedeki azalan mutlak kontrolü ve İran’la derinleşen ittifakı nedeniyle daha tedirgin bir yaklaşım hâkim hale geldi. Ukrayna Savaşı, Orta Asya ülkelerinin ABD-AB yönelimini güçlendirirken, Rusya’ya bağımlılığı azaltma eğilimi arttı. Rusya, bu bağlamda İsrail’in Orta Asya ülkeleriyle artan temaslarını kendi nüfuzunu kırmaya yönelik faaliyetler olarak değerlendiriyor.

Türkiye'nin tavrı
Türkiye, Orta Asya ülkeleri ile olan tarihsel bağlarına, bölgeye dönük Yeni-Osmanlıcı hayallerine rağmen İsrail’in bölgedeki artan etkisine fazla ses çıkaramıyor. Bölge ülkelerinin pragmatik dış siyasetlerinin farkında olan Türkiye, İsrail ile Ortadoğu dışında bir de Orta Asya’da karşı karşıya gelmemek için konuyu ticari rekabet düzleminde tutmayı tercih ediyor. Özellikle İHA, SİHA, zırhlı taşıyıcılar gibi silah sanayisi ürünleri ile bölgede etkisini artırmaya, TİKA vb. kuruluşlar eliyle sürdürdüğü çeşitli projeler ile nüfuzunu güçlendirmeye çalışıyor.
İsrail’in Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerini derinleştirme yönündeki çabalarının süreceği açık. ABD-AB emperyalizminin hem desteği hem de doğrudan faaliyetleri bir yanda, Rusya, Çin ve İran’ın da kolay boşaltmayacağı bu coğrafyanın üzerindeki basıncın artacağı söylenebilir.
Kimi daha yakın kimi daha mesafeli...
Kazakistan: Enerji ve savunma işbirliği
Bölgenin en büyük ekonomisi olan Kazakistan, İsrail’in Orta Asya’daki en önemli stratejik ortaklarından biri. İsrail’in başlıca petrol tedarikçilerinden biri olan Astana, karşılığında İsrail’den modern drone sistemleri, elektronik harp teknolojileri, siber güvenlik yazılımları ve askeri modernizasyon desteği alıyor.
Özbekistan: Tarihsel Yahudi mirası ve teknoloji
Buhara Yahudilerinin tarihsel mirasına ev sahipliği yapan Özbekistan, Tel Aviv ile ilişkilerini kültürel ve ekonomik düzlemde yürütüyor. Özellikle Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev döneminde hız kazanan reform süreçleriyle birlikte Özbekistan, çölleşmeyle mücadele, damla sulama, modern tarım ve sağlık sektörlerinde İsrail teknolojisinden yoğun şekilde faydalanmaya başladı. Pamuk ve meyve/sebze rekoltesini artırmak için İsrailli sulama ve tohumculuk devleriyle ortak projeler yürütülüyor. Taşkent, sağlık turizmi ve tıp alanında İsrail tecrübesinden faydalanıyor, karşılıklı direkt uçuşlarla turizm ve iş dünyası ağı canlı tutuluyor.
Türkmenistan: Hassas sınır diplomasisi
İran ile uzun bir kara sınırına sahip olan Aşgabat, “daimi tarafsızlık” statüsü gereği son derece temkinli bir hat izliyor. Buna rağmen iki ülke arasında diplomatik temsilcilikler bulunuyor ve özellikle su arıtma ile güvenlik teknolojilerinde işbirliği yürütülüyor.
Tacikistan ve Kırgızistan: Temkinli yaklaşım
Farsça konuşan tek Orta Asya ülkesi olan ve İsrail elçiliği bulunmayan Tacikistan, İran ile olan dil ve kültür bağları nedeniyle İsrail ile ilişkilerde daha mesafeli bir tutum sergilese de güvenlik konularında temas halinde. Ayrıca Eylül 2025’te İsrail turizm bakanının ülkeye gelişi bakan düzeyinde gerçekleşen ilk ziyaret oldu. Turizm konusunda imzalanan mutabakat, Tacikistan’ın da İsrail ile pragmatist ilişkiler kurmak konusundaki niyetini ortaya koydu.
Kırgızistan ise İsrail ile ticari ve kültürel boyutla sınırlı bir ilişki yürütüyor.
Ortaklaşa dergisinin 11'inci sayısı "Kim istiyor kim itiraz ediyor? Türkiye'nin yeni düzeni" başlığıyla çıktı. Bu sayıda yeni çözüm sürecinden Yeni Parti'nin kuruluşuna, tarikatlara yönelik operasyonlardan Mekke Anlaşması'na dünyanın ve Türkiye'nin kritik gündemleri masaya yatırıldı. 106. yaşına giren Türkiye Komünist Partisi'nin dünü, bugünü ve yarını da derginin sayfalarında yerini aldı.