Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Ortaklaşa' Ekim sayısı yayında: 'Eşitlik, Özgürlük ve Cumhuriyet için'

Ortaklaşa, bugün itibariyle soL aboneleri için dijital olarak yayında. Dergi her ay basılı olarak satışa çıkmasından bir hafta sonra soL üzerinden de okunabilecek.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 13.10.2025 , 19:22 Güncelleme Tarihi: 03.11.2025 , 20:35

“Eşitlik, Özgürlük ve Cumhuriyet için” şiarıyla yola çıkan aylık dergi Ortaklaşa, Ekim itibariyle raflardaki yerini aldı.

Her sayısında hem güncel politik gelişmeleri ele alan hem de derinlemesine hazırlanmış tematik dosyalarla tartışmayı derinleştiren dergiye bugün itibariyle soL aboneleri de dijital olarak da ulaşabilecek.

Ortaklaşa, her ay basılı olarak satışa çıkmasından bir hafta sonra, soL aboneleri tarafından da okunabilecek.

Okurlar derginin basılı haline kent meydanlarında kurulacak stantlardan, Yazılama, Kitapsepeti, BKMKitap ve Odakkitap web sayfalarından ve kitabevlerinden de erişebilir.

'Eşitlik, Özgürlük ve Cumhuriyet için'

Derginin Ekim sayısının dosya konusu Cumhuriyet. Ortaklaşa, dosya dışında ülke ve dünya gündeminde öne çıkan başlıklar görünenin arkasındakini açığa çıkarmayı, sadece Türkiye’de değil, dünyada da gittikçe kaotikleşen tabloya müdahale etmeyi sağlayacak bir birikimi ortaya koymayı hedefliyor.

Kemal Okuyan, “İmamoğlu devletten veto mu yedi” başlıklı yazısında Türkiye siyaset sahnesinde yaşananları, düzen içi kavgayı şekillendiren unsurları ele alıyor.

Aşkın Süzük, “Çözüm değil çözülme” başlığını taşıyan yazısında çözüm sürecinin kodlarını, emperyalizmin bölgesel hedefleri, sermayenin iddiaları, siyasi aktörlerin hesapları üzerinden değerlendiriyor.

Barış Terkoğlu, “Aslolan masaya oturmak değil, onu dağıtmaktır” başlıklı söyleşide 19 Mart’la başlayan sürece, siyaset alanının daraltılmasına ilişkin Sunay Gedik’in yönelttiği soruları yanıtlıyor.

Ogün Eratalay, “AKP iktidarı ve Türkiye sermayesinin Suriye siyaseti” başlığıyla kaleme aldığı yazıda Trump’ın “Suriye başarısı”nın sorumluluğunu Erdoğan’a vermesinden hareketle 2010 yılından bu yana Türkiye’nin Suriye politikasını ele alıyor.

Nazlı Somel, “Kamusal eğitimin sonu” başlıklı yazısında lise eğitiminin temel bir yurttaşlık hakkı olmaktan nasıl çıktığı, yaz aylarına damga vuran diploma tartışmaları, zorunlu eğitimin kısaltılması, karma eğitimden vazgeçilmesi gibi gelişmeler ışığında değerlendiriyor.

İlk sayının dosya konusu Cumhuriyet

Cumhuriyet dosyası 13 yazıdan oluşuyor, Türkiye siyasetinin güncel tartışmaları içinde hedefe yerleştirilen kuruluş sürecinin kazanımları ele alınıyor. Özellikle yeni çözüm sürecinde yeniden ve yenilenerek gündeme taşınan argümanlara yanıt verilirken tarihsel gelişmeler kendi koşulları içinde değerlendiriliyor.

Dosyada yer alan bazı yazılar şöyle:

Aydemir Güler, “Türkiye Cumhuriyeti bir ‘hata’ mı” başlıklı yazısında düzen siyasetinde Cumhuriyet’e sahip çıkan bir dinamik bulunmamasına rağmen Cumhuriyet’in tarihsel toplumsal kazanımlarının geriletilememesinin nedenlerini ele alıyor.

Orhan Gökdemir, “Yeni Osmanlıcılık: Emperyalist bir hayal” başlıklı yazısında 19. yüzyıl başında Osmanlıcılığın ortaya çıktığı koşullardan Türkiye sermayesinin yayılmacı hedeflerinin ifadesi olan Yeni Osmanlıcılığa bir gezintiye çıkıyor.

Anıl Çınar’ın, “İttihatçılık küllerinden doğabilir mi” başlığıyla kaleme aldığı yazıda hem iktidara hem de bazı muhalif mecralara yakıştırılan Yeni İttihatçılık kavramını yerli yerine oturtmak üzere İttihatçılık üzerine bir tartışma yürütülüyor.

Ali Somel, “Misak-ı Milli tartışması: İmparatorlukçu vizyon kimleri birleştiriyor” başlığını taşıyan yazısında AKP iktidarından Kürt siyasetine Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarını Misak-ı Milli’ye atıfta bulunarak tartışmaya açanlara yönelik önemli hatırlatmalarda bulunuluyor.

Engin Solakoğlu, “Lozan’da unutturulmak istenen ne” başlıklı yazısında yine gerçek içeriğinden kopartılarak sermayenin yayılmacı ufkundan Lozan Antlaşması’na yöneltilen eleştirilere yanıt veriyor.

Gözde Somel, birbiriyle eşzamanlı ortaya çıkan iki devrimci süreci ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda Sovyet Rusya ile kurulan ilişkilerin niteliğini “Emperyalizme karşı devrimci cephede buluşma” başlığını taşıyan yazısıyla değerlendiriyor.

Sunay Gedik, “Cumhuriyet’in ilk fabrikası: Bir kızıl yıldız” başlığını taşıyan yazısıyla genç Türkiye Cumhuriyeti ile Sovyetler Birliği arasındaki dostluğun en anlamlı simgesi, Kayseri Bez Fabrikası’nın kuruluş hikayesini anlatıyor.

Nevzat Evrim Önal, “Cumhuriyet’in çözemediği toprak sorunu ve aşiretler” başlığıyla kaleme aldığı yazıda kuruluş sürecinde toprak sorununun neden çözülemediğini, toprak sahiplerinin nasıl fren olduğunu ele alıyor.

Mesut Odman, “Mutlu ölmüş bir Cumhuriyetçi” başlıklı yazısında Cumhuriyet değerleriyle donanmış “sıradan” bir Cumhuriyetçiyi anlatıyor.

Berkay Kemal Önoğlu, Cumhuriyet’i kuran yoksul köylülerin hikayesinin neden mutlu sona ulaşamadığını, bugün onların devamı olan Türkiye işçi sınıfına düşen rolünü “Cumhuriyet’in yolu ortaklaşa” başlığını taşıyan yazısıyla ele alıyor.

Murat Akad, “Filistin’e barış yakında gelebilir mi” sorusuna yanıt ararken Ayhan Keser “Çin’in gövde gösterisi” yazısıyla Zafer Günü’nde verilen mesajı tartışıyor. Yiğit Günay bir toplantı için gittiği Beyrut’tan, Lübnan izlenimlerini aktarıyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.