Ana içeriğe atla
0%
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Ortaklaşa
iran_aa

Sermaye Bölücüdür | İran, Küba, İşçi Sınıfı, Epstein, Emekliler, Eşitsizlik

Kesaryani katliamı: Tarihin derinliklerinden çıkıp gelen yurtseverler

Murat Akad

Yayın Tarihi: 18.03.2026 , 08:09 "0 dakikalık okuma süresi"
Şubat ayında 200 kahraman tarihin derinliklerinden çıkageldi. İnternet üzerinde açık artırma usulü çalışan bir alışveriş sitesi olan ebay’de, Nazi ordusunda çavuş olarak görev yapmış olan bir Alman’ın kişisel arşivindeki fotoğraflar satışa çıkmıştı. Bunların arasında Kesaryani’deki katliamı belgeleyen birkaç fotoğraf da bulunuyordu. 

Nazi ordusunun işgali altındaki Yunanistan’da direniş, Yunanistan Komünist Partisi’nin öncülüğünde örgütlendi. İşgalden önce Metaksas diktatörlüğüne karşı mücadele eden YKP, işgalle birlikte bunu antiemperyalist direnişe evriltti. Partinin örgütlediği Yunan Halk Kurtuluş Ordusu (ELAS), halkın büyük desteğiyle direnişi bütün ülkeye yaydı. 

Bir yanda halk direnirken, diğer yanda işbirlikçiler de boş durmuyordu. Nazilerle işbirliği yapanlar arasında, Güvenlik Taburları adıyla örgütlenen milisler de vardı. Alman ordusu ile birlikte bunlar da direnişe ve onun öncüsü komünistlere karşı terör estirdi. 

Metaksas diktatörlüğüne karşı yürüttükleri faaliyetler nedeniyle çok sayıda komünist daha savaş başlamadan hapse düşmüştü. Yunan hükümetinin 1941’de teslim olmasıyla birlikte bu mahkûmlar işgalcilere devredildi. 

ELAS, 27 Nisan 1944’te Mora Yarımadası’nın güneyinde önemli bir saldırı düzenledi. Teğmen Manolis Stathakis’in yönettiği saldırıda Alman Tümgeneral Franz Krech ve beraberindeki üç subay öldürüldü. 

Naziler ve Yunan işbirlikçileri bunun üzerine terör estirdiler ve 100 komünistin öldürüldüğünü, ayrıca 200 komünist mahkûmun idam edileceğini açıkladılar. Seçilenler, neredeyse tamamına yakını parti üyesi olan ve Haydari Kampı’nda kalan komünistlerdi. Bu 200 kahraman 1 Mayıs 1944’te, bugün Atina’nın bir semti olan Kesaryani’deki atış poligonunda Naziler tarafından kurşuna dizildi. 

Bu olay Yunan halkının belleğinde hep çok önemli bir yer tuttu. Katledilen 200 kişinin isimleri biliniyordu, ama katliamın yapıldığı ana ilişkin herhangi bir görsel kayıt yoktu. Katliam herkesin gözünde, Anastasios Alevizos’un çizdiği resimlerle canlanıyordu. 

Şubat ayında 200 kahraman tarihin derinliklerinden çıkageldi. İnternet üzerinde açık artırma usulü çalışan bir alışveriş sitesi olan ebay’de, Nazi ordusunda çavuş olarak görev yapmış olan bir Alman’ın kişisel arşivindeki fotoğraflar satışa çıkmıştı. Bunların arasında Kesaryani’deki katliamı belgeleyen birkaç fotoğraf da bulunuyordu. 

Yunan halkının mirası satılamaz

Fotoğrafların ortaya çıkışı Yunanistan’da büyük bir heyecanla karşılandı. Ülkenin geçmişindeki karanlık bir dönemde mücadele yürüten yurtseverlerin, ölüme yürürken yüzlerindeki ifadeleri görmek toplumsal belleği yeniden canlandırdı. Bu sarsıcı keşif, Yunanistan dışında da ilgiyle karşılandı.

Öte yandan Yunanistan Komünist Partisi, fotoğraflar ortaya çıkar çıkmaz bunların Yunan halkının mirası olduğunu, satılmalarının kabul edilemeyeceğini belirtti ve hemen Yunanistan’ın denetimine alınmasını talep etti. Bu talep YKP dışında da büyük bir destek buldu. Bunun üzerine hükümet de fotoğrafların toplumsal miras olarak değerlendirilmesi gerektiğini kabul etti. Daha sonra fotoğrafların satın alınması için anlaşma yapıldığını duyurdu.

YKP kahramanlarını bir kez daha andı

Katledilen 200 komünistin yakınlarından bazıları YKP’ye çeşitli mektuplar göndererek, fotoğraflara sahip çıkılmasını istedi. Mektuplarda, bu sarsıcı keşfin ortaya çıkardığı duygular da paylaşıldı.

Yunanistan Komünist Partisi kısa süre içerisinde konuyla ilgili pek çok etkinlik düzenledi. 18 Şubat’ta belediye başkanının YKP’li olduğu Kesaryani’de büyük bir gösteri yapıldı. Binlerce kişinin olduğu gösteriye, ellerinde kahramanların isimlerini taşıyan pankartlarla ölenlerin yakınları da katıldı. 

Ortaya çıkan fotoğraflar, bugün bir anıt park niteliğinde olan Kesaryani atış poligonundaki aynı noktalara yansıtıldı. 
Burada konuşan YKP Genel Sekreteri Dimitris Kutsumbas “Bu fotoğraflarda görülen ve dakikalar içinde ölüme gidecek olan komünistlerin yansıttığı ahlaki duruş, genç nesiller için, tüm Yunan halkı için ve dünyanın tüm halkları için bir örnek ve model teşkil etmektedir” dedi.

 

Fotoğraflardaki yüzler

Fotoğrafların ortaya çıkışının yarattığı sarsıntının en büyük nedenlerinden biri, komünistlerin 82 yıl sonra görülebilen yüz ifadeleri ve beden dilleri. Nazilerin elinde ölüme giderken onurlu bir duruş sergiliyorlar. Faşist katillerin gözünün içine bakarken ve son sözlerini sarf ederken dimdik ayaktalar. 

Fotoğraflardaki yüzlerin kimliklerinin belirlenmesi için başlatılan çalışmalar, ilk meyvesini Dimitris Papadopulos ve Thrasivulos Kalafatakis ile verdi. Öncü bir inşaat işçisi olan ve siyasi çalışmaları nedeniyle 1936’da tutuklanan Papadopulos, ailesiyle birlikte Doğu Karadeniz’den Yunanistan’a göç etmek zorunda kalan Rumlardandı. Giritli olan ve genç yaşta YKP saflarına katılan Kalafatakis ise 1939’da tutuklanmıştı. 

 

Son not

Kesaryani’deki katliamı konu eden Son Not isimli film 2017 yılında yayınlanmıştı. Pantelis Vulgaris’in yönetmenliğini yaptığı bu çarpıcı filmde komünistlerin, öldürüleceklerini öğrendikten sonra son gecelerini cesurca, halaylar ve horonlar eşliğinde, birbirlerine güç vererek geçirdiklerini görürüz. Filmin baş kahramanı olan Napoleon Sukatzidis, Almanlarla Yunan tutsaklar arasındaki iletişimi sağlamak için çevirmenlik görevini üstlenmiştir. İdam edilecek olan 200 kişi arasında onun adı da geçer. Haydari Kampı komutanı SS Üsteğmen Karl Fischer, Sukatzidis’e idamını engelleyebileceğini söyler. Ancak Sukatzidis kendisinin yerine, 200 sayısının tamamlanması için bir başka mahkûmun geçirilmesi gerektiğini duyduğu anda bu teklifi reddeder ve yoldaşlarıyla birlikte ölüme yürür. Sukatzidis de Mudanya doğumludur; mübadelede ailesiyle birlikte Girit’e göçmüştür. 

 

Türkiye Komünist Partisi, Yunanistan Komünist Partisi’ne fotoğraflarla ilgili bir mesaj gönderdi. Mesajda şu ifadeler de yer aldı.

“Ölümle karşı karşıya gelen ve dimdik duran 200 yoldaşımız, o tarihi kareden bize sakin bir kararlılıkla bakıyorlar. İfadelerinde, komünistlerin faşizme ve sömürüye karşı uzlaşmaz duruşunu görüyoruz. Bu görüntü, dramatikliği nedeniyle değil, netliği ve onurlu duruşu yansıtması nedeniyle çarpıcıdır.
Yunanistan’ın emekçi halkının bu cesur evlatları, dünyanın her yerindeki komünistler için bir gurur kaynağıdır. İşgalci faşist güçlere ahlaki üstünlük kurma olanağı vermediler. Davranışlarıyla; ülkelerini kararlılıkla, onurla ve emekçi halkına sadakatle savunmanın gerçekte ne anlama geldiğini gösterdiler.”

iran_aa
Ortaklaşa

Ortaklaşa dergisinin 6'ncı sayısında, sermayenin bölücülüğünü ele alıyoruz. Eşitlik, işçi sınıfı mücadelesi, emekliler... Savaşlar, saldırılar, ablukalar... İran, Küba, Türkiye...