Özgürlüğün anayasasını yapabilir misiniz?

17/09/2014 Çarşamba
Özgürlüğün anayasasını yapabilir misiniz?

Demek özgürlüğün anayasasını yapalım diyorsunuz? Kabul, bizim de katkımız olsun.

Ama başta söyleyim özgürlük, demokrasi gibi lafları bir yana bırakacaksınız. Onlar kapitalizmin vitrininde duradursun. Öyle milli irade, başkanlık sistemi filan da demeyeceksiniz: faşizmi çağrıştırıyor. Bir de 12 Eylül Anayasasından kurtulmaktan söz etmeyeceksiniz. Darbe anayasası diye diye üçte ikisini değiştirdiniz. Bitmedi mi?

Maddelere geçelim: Anayasa’nın birinci maddesine “işsizlik yasaktır” yazmalısınız. O kadar adama ben nasıl iş bulurum diyorsanız özgürlüğün, demokrasinin adını ağzınıza almayın. İşsiz, aşsız, geleceksiz insanlarla bunlar olmaz.

İnsanlara iş bulmak için kaynağı nereden mi bulacaksınız? Anadolu dünyanın dev tekellerini besliyor, bir avuç insana mı yetmeyecek? Yeter ki zenginliklerini parababalarına kaptırmayın. Karar verin: işsizliği “milletin anasını” belleyenler mi, yoksa siz mi çözeceksiniz? Onlarla ayrı gayrımız yok mu dediniz? O zaman boşa konuştuk.

Neyse, İkinci maddeye geçelim: Eğitimden sermayenin ucuz emek ve uysal insan gereksinmesinin karşılanmasını anlıyorsanız ve bunu yaparken bile birileri milyonlar kazansın diyorsanız olmaz. Anayasaya eğitim parasızdır yazılmasını istemezsiniz.

Aydınlanmayla işinizin olmadığını biliyoruz. Ortalık imam okulundan geçilmiyor. Milli ve manevi değerlerimize önem vermeliymişiz. Neymiş onlar? Bir zamanlar okullarda “küçüklerini sevmek, büyüklerini saymak” gibi şeyler öğretilirdi. Demek istediğiniz o mu? Yoksa ulemalarınızın sözünden çıkmamak mı? Şeriat kuralları mı? Kadınların poşete sokulması mı? Gülmeyi bile yasakladınız. Erkekleri tahrik suçu diye bir kavram armağan ettiniz dünyaya. Anayasada bu değerlerinizin tek tek sayılmasını ister miydiniz?

Bakın, ahlaki değerlerin öğretilmesi düşüncenize karşı çıkmayız. Ama halkın emeğini, toprağını, suyunu çalmanın ve yalan söylemenin yasak olduğunun Anayasada açıkça yer alması koşuluyla. Uyabilir misiniz? İyi düşünün, bu sizin için hiç kolay olmayacak.

Sağlık, temel insan hakkı mı, yoksa birilerinin zenginleşme aracı mı? Yanıtınız önemli, çünkü Anayasanın üçüncü maddesini ona göre düzenleyeceğiz. İnsan hakkı diyorsanız “sağlık parasızdır” yazacağız. Olmaz mı? Demek ki bu maddede de uzlaşamıyoruz.

Siz, bir yandan insanları ırklarına ve dinsel inançlarına göre ayırıyor, ötekileştiriyor, aralarında düşmanlıklar oluşturmaya çalışıyor öte yandan inanç özgürlüğünden söz ediyorsunuz. Bu çelişkinizi nasıl gidereceğiz? İktidarınız kendi yarattığınız düşmanlıklardan besleniyor. Anayasaya kocaman harflerle “Anadolu hepimizindir” yazsak ne işe yarayacak?

Yeri gelmişken soralım şu “çözüm süreci” dediğiniz şeyden ne anladığınızı açıklasanıza. İnsanlar bekleyip duruyor. Neyi çözeceğinizi bilsek iyi olur. Yanıt vermeyebilirsiniz. Sizi yalana zorlamayalım.

Özgürlüğün anayasasından çok ayrı şeyler beklediğimiz ortaya çıktı. Boşa uğraşmayalım, sizinle uzlaşamayacağız. Öyleyse herkes kendi yoluna.
Yolunuz açık olsun diyeceğimizi sakın düşünmeyin.

ÖNCEKİ YAZILARI

Siz deli misiniz? 07/08/2019 Çarşamba
Yolsuzluğun geleceği 31/07/2019 Çarşamba
Planlamanın sefaleti 24/07/2019 Çarşamba
ODTÜ'de vandallık kol geziyor 10/07/2019 Çarşamba
Böyle devlet mi olur? 03/07/2019 Çarşamba
Seçim bağımlılığını aşmak 26/06/2019 Çarşamba
Yargıda reform derken? 05/06/2019 Çarşamba