İttifak yalnızca Samsun'da mı?

22/05/2019 Çarşamba
İttifak yalnızca Samsun'da mı?

“Millet ittifakı” 19 Mayıs günü Samsun’da fotoğrafı çekilince görünür oldu.” Oysa çoktandır Mecliste tıkır tıkır işliyor.

Yukarıdaki saptamayı iki örnek üzerinden somutlayalım:

Turizmi Teşvik Yasasında değişiklik teklifi

AKP’li 59 milletvekili, 15 Mayıs günü Meclis Başkanlığına, turizmin etkili biçimde teşvik edilmesi görüntüsü altında yağmayı daha da derinleştirecek bir yasa teklifi verdi.

Turizm yatırımı yapacağım demeniz yetiyor. Arsası Devletten. Vergi ve benzeri yükümlülüklerden de bağışık tutuluyorsunuz. İşçilerinizin bir bölümünün ücretini bile devlet karşılıyor. İyi ilişkiler kurmuşsanız göz koyduğunuz Hazine toprağını Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bildirmeniz yeterli. Bakanlık, istediğiniz yerleri, turizm amaçlı kullanılmasında yarar var deyip ilgisine göre Tarım ve Orman ya da Çevre ve Şehircilik Bakanlığından alıp size veriyor. Bakanlıkların iki ay içinde olumsuz görüş bildirip tahsisi önleme hakları var ama günümüz Türkiye’sinde böyle bir şeyin gerçekleşme şansı hiç yok.

Turizmi Teşvik Yasasına göre kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ile turizm merkezlerinin yol, su, kanalizasyon, elektrik, telekomünikasyon altyapısını ilgili kamu kurumları yapmakla yükümlü. Teklif kabul edildiğinde bu sayılanlara atık su, arıtma tesisi, katı atık bertaraf tesisi yatırımları da eklenecek.

Ormanların, turizm işletmeciliği güdüsüyle yönetilebilmesini sağlayacak yeni fırsat kapıları açılıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığına, Orman Genel Müdürlüğünün (OGM) orman alanlarındaki tesisleri üzerinde hak tanınması, onlardan biri. Bakanlık, konaklama ve mesire yeri yapılmaya uygun olanlarını bulup gelirini OGM’ne vermek koşuluyla kiralayabilecek.

Çalışanlara ise kötü haberler var: çalıştıkları tesislerde konaklayamayacaklar. Önerilen maddede turizmcilere personel lojmanı yapılmak üzere; …turizm alanı dışında kalan… denize cephesi olmayan… yerlerden arazi tahsis edilmesi öngörülüyor. Bir karış toprak parçası bile otel ve eklentileri dışında kullanılmasın diye çalışanlarını her gün en az 10-15 km ötelerden taşıyacaklar. 

Turizm yatırımcılarına yeni olanaklar sunan teklif, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda dişe dokunur hiçbir konu tartışılmadan; anlamlı hiçbir değişiklik yapılmadan, birlik ve beraberlik ruhu içinde, iki buçuk saatte görüşülüp kabul edildi.

Komisyon raporu yazılıp milletvekillerine dağıtıldı. Genel kurul gündemine alınmayı bekliyor.

Kapadokya Yasası:

Dün yürütme ve yürürlük dahil 11 maddeden oluşan Kapadokya Yasasının 8 maddesi kabul edildi. Yürütme ve yürürlük dışında bir maddesi kalmıştı. Birkaç dakika daha ayırsalar biterdi. Bugüne bıraktılar.

Kapadokya’nın yağmalanması yasasına Sol haber portalında en az üç kez yer verildi. “İdare” ve “Kapadokya Alan Komisyonu” adlarında, kamu kurumu/kuruluşu niteliği taşımayan, iç içe geçmiş iki yapı oluşturulup özerklik yetkileriyle donatılmasının yol açacağı olumsuzluklara dikkat çekilmeye çalışıldı.

Yazılarda söz edilenlerin birçoğu ne Meclis komisyonunda ne genel kurulda dile getirildi. “Muhalefet partileri” somut hiçbir kazanım sağlayamadı. Nasıl bir yapı kurulmasının öngörüldüğünü bile öğrenemedik. İdarede görev verileceklerin, devlet memuru bile olsalar, bu statülerinden vazgeçip iş sözleşmeleri imzalatılmasının mantığı da anlaşılamadı. 

AKP milletvekillerinden biri, İdarede çalışanlara cazip koşullar sağlamak istediklerini söylese de bu sözleri yanıt olmak bir yana yeni sorulara yol açtı: “neden yardımcı hizmetlisinden en yüksek yetkilisine kadar bütün çalışanlarına ayrıcalık tanınmak isteniyor?”

İdarenin arpalık gibi kullanılacağı eleştirilerine bir AKP milletvekili; “öyle bir şey olmayacak” diye karşı çıktı. Kimse “nasıl bu denli kesin konuşabiliyorsun? Arpalık yapılmayacağını nereden biliyorsun?” diye sormadı. Öyle ya, milletvekillerinin “hükümet” ile bağları koparıldı. Ne hesap sorabiliyorlar ne de önleyecek güçleri var. Bırakın hesap sormayı, çoğunluk partisinden olanlar bile “hükümet katında” neler döndüğünü bilmiyor.

“Muhalefetin” onca eleştirilerle elde edebildiği tek kazanç, Komisyon üyelerinin niteliklerinin belirlendiği bir madde eklenmesini sağlamak oldu. Önergesini bile bir AKP milletvekili verdi.

Kayırmacılığı önleyebilecek bir bileşim öngörülmemiş. Üniversitelerin sanat tarihi, mimarlık, şehir planlaması vb bölümlerini bitirmiş, on yıl deneyimi olanlar arasından 7; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Nevşehir İl özel idaresinden görevlendirilecek bir; görüşülecek konu ile ilgili yer belediye başkanlıklarınca görevlendirilecek bir; Çevre ve Şehircilik ile Tarım ve Orman Bakanlıklarından birer üye seçilecek. Neresinden baksanız üniversite mezunları arasından seçilecek 7 üyenin üzerinde bir sayıya ulaşılamıyor.

Bileşiminde patron örgütü Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odasının bir üyesine bile yer verildiği Komisyon, meslek odalarına kapatılmış. TMMOB’ne bağlı odalardan hiçbirine üye bulundurma hakkı tanınmamış. Komisyonun gündemiyle ilgili meslek odaları, İdare çağırırsa oy hakkı olmaksızın gözlemci olarak katılabilecek.

Birlik ve beraberlik ruhu işte böyle bir şey.