Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Erhan Nalçacı

Erhan Nalçacı

Emperyalizmin düğümleri: Zengezur Koridoru

Türkiye sermayesi ise hem Batı emperyalizminin iş birlikçisi hem kendi yayılmacı politikalarının sahibi olarak bu kez kendini Kafkasya’da da ateşe atmış oluyor. Karadeniz yanıyor, Suriye yanıyor, bir Kafkasya eksikti.

Yayın Tarihi: 19.09.2025 , 21:25 Güncelleme Tarihi: 20.09.2025 , 00:00

Emperyalist düzen her zaman rekabete ve çatışmaya dayanır, güçler değiştikçe rekabet coğrafyaları da değişir. Bu rekabete dayalı gerilim ortamı her zaman düğümler oluşturur. Bunlar çözülmesi zor siyasi coğrafya problemleridir. Eğer emekçi sınıflar düğümü çözemezse emperyalist güçler çözdüğünde başımıza fena halde bela olacak yeni bir düğümle karşılaşırız.

Örneğin bundan yedi sene kadar önce Suriye’de oluşan denge ortamını İdlib düğümü olarak tanımlamıştık.   Batı emperyalizminin Suriye’ye kurduğu komplo cihatçı güçlerin AKP’nin desteği ile Suriye’ye yığılması ve bir iç savaşa yol açması ile gidiyordu. Ancak Rusya’nın askeri desteği ile cihatçı çeteler İdlib’te sıkışıp kaldılar. Türkiye’nin garantörlüğünde tarafların yenişemediği bir çıban yıllarca orada kaldı. Geçen sene düğüm çözüldü, çıban boşaldı, Batı emperyalizminin her türlü desteğini alan Cihatçılar Suriye Cumhuriyeti’ni yıktılar.

Şimdi iki yayılmacı devlet, İsrail ve Türkiye, Suriye denilen siyasi boşlukta komşu devletler haline geldiler. Emperyalizm bir düğümü çözerken yerine diğerini düğümleyip bıraktı.

Şimdi yeni bir düğümün Kafkaslarda atıldığına tanıklık ediyoruz.

Karabağ Savaşının Azerbaycan tarafından kazanılmasıyla Azerbaycan ile Nahçıvan’ın Ermenistan üzerinden geçecek bir kara hattıyla ilişkilenmesi mümkün hale geldi. Zengezur denilen bu hattı aşağıdaki haritadan izlersek konu daha iyi anlaşılacak. 

zk
Haritada Ermenistan, Azerbaycan, İran ve Türkiye arasındaki coğrafi ilişki görülüyor. Ermenistan’a ait olan bu 43 km’lik Zengezur ekonomik koridoru kara yoluyla Azerbaycan ve Nahçıvan’ın birleşmesini sağlıyor. Dolayısı ile Türkiye ve Azerbaycan’ın, Türkiye ile Orta Asya devletlerinin ticari bağını kurma kapasitesine sahip. Neredeyse İran sınırından geçen bu ticari yolun İran için de olumsuz anlamda stratejik bir önemi var.

Azerbaycan ile Ermenistan arasında ulusal egemenlik hakları açısından doğal olarak müzakere edilen bu koridor ABD emperyalizminin dahli ile bir düğüme dönüştü.

Geçen aylarda Ermenistan ile ABD arasında yapılan anlaşmaya göre koridorun işletmesi 99 yıllığına ABD’li şirketlere bırakılacak. ABD burada 1000 kişiye kadar özel kuvvetler bulundurabilecek. Transit geçişten elde edilen kazancın %40’ı ABD’li şirketlere, %30’u Ermenistan’a, %30 Azerbaycan’a kalacak.

Söz konusu 43 km’lik ekonomik koridor kara yollarının yanı sıra fiber optik iletişim ve gaz-petrol boru hatlarını içerecek. Azerbaycan ve Türkiye’nin Zengezur hattıyla birleşecek alt yapı yatırımlarına başladığı söyleniyor.

Bir yandan, oh ne güzel, ülkeler birleşsin, barış hâkim olsun, ekonomik bağlar güçlensin, diyebiliriz. Ama bu anlaşmayı ve beraberindeki birçok gelişmeyi birlikte ele aldığımızda bunun bir anlaşma değil, emekçi halklara karşı atılmış adice bir emperyalist düğüm olduğunu fark ediyoruz. 

Bir kere Ermenistan ve Azerbaycan Sovyetler Birliği’ndeki karşı-devrim sonrası Rus tekelci sermayesinin hegemonya alanında bulunuyordu. Askeri ikili anlaşmalardan, ortak ulaşım projelerine ve kültür bağlarına kadar bu hegemonyanın kolay kolay çözülmeyeceği düşünülüyordu.

Bu anlaşmayla Rusya büyük ölçüde Güney Kafkasya’dan dışlanıyor ve yerini Batı emperyalizmi alıyor gözüküyor. Rus askeri birlikleri Dağlık Karabağ’dan ve Ermenistan’dan çıkartılıyor.  Ermenistan ABD ile askeri tatbikat yapabiliyor. Azerbaycan Hazar Denizi’nde ABD petrol tekeli olan Exxon Mobil ile petrol ve doğal gaz çıkarmak üzere anlaşmalar imzalıyor. Ermenistan ve Azerbaycan görüşmeleri Trump’ın gözetiminde yapılıyor.

Rusya şu anda çok bedel ödediği Ukrayna Savaşı’nın toprak kazanımıyla sonlanmasına odaklanmış durumda, Kafkasya’ya ile ilgilenemiyor. Ancak önünde sonunda Rusya kendisi için siyasi, ekonomik kayıp anlamına gelen ve güvenlik sorunu yaratan bu hegemonya sorununa dönecektir.

İkincisi, bu anlaşma İran için çok büyük bir sorun. Azerbaycan sermayesinin İsrail dostu olduğunu duymayan kalmadı. Şimdi İran kendini ABD ve İsrail tarafından kuzeyden kuşatılmış olduğunu hissedecektir. Ayrıca haritaya tekrar bakalım lütfen, Zengezur ulaşım hattı İran için çok önemli olan Kafkasya ile ticaretini baltalıyor, adeta sıra dağlar gibi bir siyasi-coğrafi engele dönüşüyor. İran’ın bunu kabul etmesi çok zor.

Üçüncüsü, Çin için bu hattın Yeni İpek Yolu’nun orta kuşağını oluşturma şansı vardı, şimdi ABD’nin kontrolünde bu olanak elden gidiyor. İran üzerinden Orta Hattı geçirebilirler ama yine de ABD’nin işlettiği Zengezur önemli bir kısıt. 

Ayrıca Zengezur Koridoru çalışmaya başlayınca Türkiye Orta Asya’ya kadar uzanacak. Bu Batı emperyalizminin Rusya ve bugün Çin’in hegemonya bölgesine bir müdahalesi anlamına da geliyor.

Geçen hafta değinmiştik, kısa bir süre önce yapılan Şangay İş Birliği Örgütü toplantısına denk gelen Çin’deki askerî geçit töreni belki bir dönemin kapanmasına işaret ediyor. ABD’nin Pasifikte Çin’i kuşatmaktan vaz geçmesi ve kendi klasik hegemonya alanlarına dönmesi Çin’in daha önce göstermediği askeri hamleleri yapmasına neden olabilir. Bundan başlıca etkilenebilecek yerlerden biri de Kafkasya olacaktır.

Türkiye sermayesi ise hem Batı emperyalizminin iş birlikçisi hem kendi yayılmacı politikalarının sahibi olarak bu kez kendini Kafkasya’da da ateşe atmış oluyor. Karadeniz yanıyor, Suriye yanıyor, bir Kafkasya eksikti.

Bu koşullarda Türkiye Rusya ve Çin ile birlikte davranmalı diyenlere şaşırmıyoruz. Batı emperyalizmine bu kadar bağlı olan Türkiye sermayesi için bu dönüşümün imkânsız olmasının yanı sıra emperyalizmin uşakları bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti’ni hayal edemezler.

Bağımsızlık ancak emekçi yurtseverliğinin önüne koyabileceği bir siyasi hedef olabilir.

Erhan Nalçacı 'ın Son Yazıları