Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Alpaslan Savaş

Alpaslan Savaş

Fırıldak Kubi

Düzen siyaseti emanetçiyle yürür. Bu nedenle Kubi’si Tugay’ı eksik olmaz. Ülkeyi değiştirebilmenin yolu ise örgütlü siyasettedir. Türkiye’nin bu ağır krizden çıkışı, güvenliği, refahı, her bir yurttaşı için yaşanabilir bir ülke olması buna bağlı. Halkın siyasete örgütlü katılımına.

Yayın Tarihi: 14.10.2026 , 23:59 Güncelleme Tarihi: 15.10.2026 , 00:00

Kendi ifadesiyle sağ görüşlü bir ailenin ülkücü oğlu.
 
Baba Demokrat Partili. Ankara’da ilçe belediye başkanlığı, sonra milletvekilliği, Yassıada’da da yatmışlığı var.  
 
Siyasetin ticaret gibi babadan oğula geçtiğini düşünüyor. 12 Eylül’den sonra sıranın kendisine geldiğini düşünüp serbest ticaretten serbest siyasete geçmeye karar veriyor.
 
Babanın nüfuzu sayesinde birkaç dönem belediye encümenliği yapıyor. Ardından Meclis’e kapılanmanın yolunu aramaya başlıyor. O kapı bu kapı derken, 1995 seçimlerinde Ecevit’in DSP’sinden Afyon adayı olmayı başarıyor. O seçimde MHP baraj altı kaldığı için kendisinden daha fazla oy alan adayın yerine milletvekili oluveriyor.
 
Kapağı Meclise attı ya, onu artık kimse tutamıyor. Altı ay sonra ‘babamın partisi’ deyip DYP’ye geçiyor. Transfer Çiller’in Ecevit’e golü diye konuşulurken sadece dört gün sonra “hata ettim, pişman oldum” diyerek DSP’ye geri dönüyor.
 
Karakteri böyle, çabuk pişman oluyor. Hatta pişmanlıklarından da pişmanlıklar duyduğu oluyor. 20 gün sonra tekrar DYP’ye geçiyor.
 
Bir ayda üç kez parti değiştirmesi alay konusu oluyor haliyle. Bozuluyor kendisine edilen laflara ve biraz duruyor Çiller’in yanında. Ama huylu huyundan vazgeçmez derler ya, bir yıl geçmeden bu sefer “ben aslında ülkücüydüm” diyerek MHP’ye transfer oluyor. Hangisi aslı, hangisi kopyası anlamakta zorlanıyor herkes. Çünkü bundan da bir ay sonra soluğu Cindoruk’un DTP’sinde alıyor. Dönemi nihayet bu partide tamamlamayı başarıyor.
 
Kubilay Uygun ismini hatırlayanlar vardır. 90 yılların ortalarında, Türkiye siyasetindeki gelgitlerin trajikomik örneğidir kendisi. Kendisinden yüksek oy alan rakibinin ülke barajına takılmasıyla milletvekili seçilip sonraki bir ay içinde üç, iki yıl boyunca toplam altı kez parti değiştirerek kırılması güç bir rekora imza attı. Halkımız ona ‘Fırıldak Kubi’ lakabını uygun gördü. Öyle hatırlamaya devam ediyoruz. 
 
Kubi düzen siyasetinin bir karikatürü de olsa bugün tartıştığımız halinin aynası aslında. Siyasette saf değiştirmek bu kadar kolay mı? Ya da söz konusu bir baskı ve şantajsa bedel göze almadan siyaset yapılır mı? Şimdilerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AKP’ye geçmesi nedeniyle daha çok soruyoruz bu soruları. 
 
Tugay’ın AKP’ye geçişinin, fırıldaklık diye nitelenemeyecek kadar ağır sonuçları var. İki yıldır AKP ağır bir baskı iklimi yaratarak rakiplerini etkisiz kılmayı deniyor. CHP’yi böldü. Onlarca belediye başkanını tutuklattı. Bir o kadarını satın aldı. Tüm bu hamlelerin AKP’yi içine düştüğü gerilemeden çıkarıp çıkarmayacağı ayrı konu. Fakat İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın AKP’ye geçmesi, son seçimden bu yana siyaset alanını daraltmak için yapılan hamlelerin içinde İmamoğlu’nun tutuklanmasından sonra en büyük operasyon olarak adlandırılmalı. 
 
Çünkü bu operasyon tüm tepkilere rağmen yurttaşların siyasetten soğumasına neden oluyor. Seçilen kişinin iradesinin seçmenin iradesinden üstün olduğuna ikna ediyor. Siyasetteki çürümeyi normalleştiriyor.
 
Peki yok mu buradan çıkış? 
 
Var elbet. 
 
Ama önce Kubi’yi fırıldak, Tugay’ı hain ilan etmekle sorunun çözülmediğini bilmek zorundayız. Zerre değerleri yok. “AKP’ye geçersem beni boşar” dediği eşiyle Erdoğan’ın elini tutarak poz veren biri gittiği yerde de değersizdir çünkü.
 
Düzen siyaseti emanetçiyle yürür. Bu nedenle Kubi’si Tugay’ı eksik olmaz. Ülkeyi değiştirebilmenin yolu ise örgütlü siyasettedir. Türkiye’nin bu ağır krizden çıkışı, güvenliği, refahı, her bir yurttaşı için yaşanabilir bir ülke olması buna bağlı. Halkın siyasete örgütlü katılımına.

Yazarın Son Yazıları