Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Alpaslan Savaş

Alpaslan Savaş

Yavuz-İdrisi kapısında kardeşlik aramak

Dini ve etnik temelli ittifakların aralayacağı kapıdan içeriye her şey girer de bir tek kardeşlik dışarıda kalır. Bu çok basit bir nedenle böyledir, çünkü sınıflar vardır. Milyonlarca Kürt emekçisi yoksulsa ve başka etnik kökenlerden emekçilerin yoksulluğu bu yoksulluk kadar derinse, bunun nedeni Kürt ya da diğer kökenden başkalarının zenginliğidir.

Yayın Tarihi: 02.09.2026 , 23:34 Güncelleme Tarihi: 03.09.2026 , 00:00

Kürt sorununun yeni Osmanlıcı bir çerçeveyle güncellenmesine karşı itirazlar artıyor. Sürecin yürütücüleri iktidar ve DEM-Öcalan cephesi ise bu itirazları yüksek perdeden bastırmaya çalışıyor. Öcalan’la görüşme tutanaklarının sızması ve bunun gündem edilmesi eleştirildi. Süreci baltalamaya çalışanların işi dense de esas olarak bazı meselelerin konuşulmasının istendiği anlaşılıyor.

Ne diyor Öcalan? 

“Cumhuriyet ümmeti ve Kürtleri dışladı. Şimdi AKP'yle ümmet, PKK'yle Kürtler geri döndü. Bu ittifak Türkiye devletinin bekası sorununu çözecek ve Ortadoğu'da Türkiye'yi güçlendirecek.”

Erdoğan bu sözleri 30 Ağustos Zaferi kutlamasında “İhtiyacımız olan büyük Türkiye mutabakatıdır” diye teyit ediyor.

İşaret edilen sözde ‘Büyük Türkiye’nin ayrıntılarına yavaş yavaş alıştırmalılar toplumu. Eşit yurttaşlığın İslamcılıkla, devlet bekasının bölgeye yayılmakla mümkün olacağını yedirmeliler, hem Kürt’e hem Türk’e.

Cumhuriyetçiliği mahkûm edip yeni Osmanlıcılığı yükseltenlerin yeni tarihsel referanslara ihtiyaçları var. Arayış, Bahçeli’nin süreç başlarken sarf ettiği ‘iki yüz yıllık ataletten çıkış’ sözleriyle uyumludur. Bahçeli, uyuşukluk dediği zaman aralığına Anadolu’da emperyalizme karşı Ulusal Kurtuluş Savaşı, kazanılan bağımsızlık ve Cumhuriyet Devrimi'ni de yerleştiriyor. Bu durumda yeni tarihsel referanslarınızın etnik ve dini temellere dayanması kaçınılmaz oluyor.

Yavuz Sultan Selim-İdris-i Bitlisi ittifakının gündeme getirilmesi tam da bu nedenledir. Geçen yıl AKP’li Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş işaret etmişti bu ittifaka. Dediği şuydu: 

“1514'te Çaldıran'da o ittifakımız, Anadolu'daki Müslüman toplulukların başının daha dik bir şekilde dolaşmasına, esenlik ve birlik içerisinde birlikte var olmasına neden olmuştur.”

Bundan beş yüz yıl kadar önce Yavuz, İdris-i Bitlisi’ye beyaz bir kağıt veriyor ve “ne istersen yaz” diyor. Beş yüz yıl sonra Öcalan meseleyi “Ortadoğu’nun kapısını aralayan ittifak” diye tutanağa geçiriyor.

Sevgili Orhan (Gökdemir) sözü edilen tarihsel referansın ayrıntılarını hafta sonu soL’da yazdı. Yazdı ki bilinsin, Kurtulmuş’un da Öcalan’ın da bu konuda diyemedikleri var. Yazıyoruz ki tarihsel olgular güncel siyasette herkesin işine geldiği gibi eğilip bükülmesin. Çünkü referans gösterdikleri ittifakın sonucunda Anadolu coğrafyasının gördüğü en büyük Alevi kırımı var.

Alevilerden önceki gün gelen itiraz haklıdır. Yayımlanan bildirgede söz konusu ittifakı “arkaik ve kanlı” olarak nitelediler. Ortadoğu’da stratejik yönelimleri olan ve Sünnilik temelli bir ittifakın beş yüz yıl önceki kırımı tarihsel referans olarak olumlaması daha fazlasını hak ediyor.

DEM Eş Başkanı’nın, itiraz edenlere celallenmesine şaşırmıyoruz. Sözlerinde öfke, aşağılama ve kibir var. Gündemdeki ittifakın tarihsel referansıyla tamamen uyumludur.

Altını çizmeye devam edeceğiz. Dini ve etnik temelli ittifakların aralayacağı kapıdan içeriye her şey girer de bir tek kardeşlik dışarıda kalır. Bu çok basit bir nedenle böyledir, çünkü sınıflar vardır. Milyonlarca Kürt emekçisi yoksulsa ve başka etnik kökenlerden emekçilerin yoksulluğu bu yoksulluk kadar derinse, bunun nedeni Kürt ya da diğer kökenden başkalarının zenginliğidir.

İçeriye gireceğimiz bir kardeşlik kapısıysa aradığımız, onu etnik kökeni ve inancı ne olursa olsun sadece emekçilerin, işsizlerin, yoksullukla ve açlıkla burun buruna yaşamak zorunda kalanların ittifakı aralayacaktır.

Yazarın Son Yazıları