Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Alpaslan Savaş

Alpaslan Savaş

Otobüs durağı, otel odası, devlet aklı

Kentin en işlek duraklarından birine yapıştırılmış bu ilanın, önünden geçen her insanın suratında tokat gibi patlaması gerektiğini biliyorum. Durdum ve fotoğrafını çektim. “İcralık emekliye kredi çıkarılır!”

Yayın Tarihi: 03.06.2026 , 23:12 Güncelleme Tarihi: 04.06.2026 , 00:01

Otobüs durağı deyip geçmeyin, şehrin aynasıdır.

Ülkeyi anlamak istiyorsan, durakta birlikte otobüs beklediğin insanlara göz ucuyla bakmalısın. O zaman görebilirsin hiç eksik olmayan yorgunluğu, içten içe birikmiş öfkeyi, zaman zaman taşınan heyecanı. Orada anlarsın şehrin ruh halini.

Bir de halkın panosudur otobüs durağı. İhtiyacı neyse onu bulduğu ya da paylaştığı ilan panosu.

“Dolgun maaş, artı sigorta, artı yol ve yemek”.

CV istemez, diploma sormaz. Dolgun maaş asgari ücrettir, daha fazlası değil. Yol, yemek, sigorta dediği, ödenip ödenmeyeceği patronun insafına bağlıdır. Otobüs durağındaki iş ilanında her şey çok açıktır.

Düz kâğıda tek cümle “sahibinden 2+1 kiralık daire”, altına bir de telefon numarası, o kadar. Durağa yapıştırılmışsa, dairenin öğrenciye de kiralanabileceği bilinir. Fiyatın yazmaması, evin pek de iyi durumda olmadığı, gittiğinde üç beş kuruş pazarlık edebileceğin anlamına gelir.

“Kayıp Kedi: Ponçik” ilanında resmini gördüğün o sevimlinin hangi tarihte, hangi saatte, hangi sokakta kaybolduğunu öğrenir, karşına çıktığında heyecanla eve dönmesini bekleyen sahibini araman gereken numarayı görebilirsin.

Şimdi çoğunlukla camlı bölmelerine süslü reklam panoları yerleştiriyorlar. Belediye hizmetlerinin piyasalaşmasının sonucudur. Bazen özelleştirilen bir kamu işletmesi, bazen ihaleye çıkarılan bir maden sahası, bazen de otobüs durağının içinde yerleştirilen ilan panosu. Kamu kaynağı yağmalamanın türlü türlü yolu var.

Ama ne yapsalar da halkın durağında halkın ilgisini reklam panoları değil, hâlâ camekanın ortasına yapıştırılan o ilanlar çekiyor. Çünkü gerçek, o ilanlarda.

O gerçekliğin en ağırına tanık oluyoruz şu sıralar. Şöyle yazıyordu dün önünden geçtiğim bir otobüs durağının camına yapıştırılmış el ilanında:

“İcralık emekliye kredi çıkarılır”

Altında bir cep telefonu numarası var.

Yanında “16 bin ve 250 bin TL, anında kredi” yazan biraz daha küçük açıklayıcı bir not.

Durağın camının tam ortasında. Öylece duruyor.

Bu gerçek bir ilan mıdır, yoksa bir dolandırıcılık şebekesinin işi midir bilmiyorum, bunun önemli bir ayrıntı olduğunu da düşünmüyorum. Sadece kentin en işlek duraklarından birine yapıştırılmış bu ilanın, önünden geçen her insanın suratında tokat gibi patlaması gerektiğini biliyorum.

Durdum ve fotoğrafını çektim.

“İcralık emekliye kredi çıkarılır!”


Daha birkaç ay önce Ankara Ulus’taki ucuz otellerin paylaşımlı odalarında yaşayan emeklilerin haberlerini yayınlamıştık soL’da. İçlerinden biri artan kiraları karşılayamadığı için 3 yıldır otelde kaldığını söylüyordu. Adı Fatih. Onunla aynı odayı paylaşan Abdullah ise, en son kişi başı 100 lira verip banyo yaptıklarını eklemişti.

Otobüs durağındaki “icralık emekliye kredi” ilanı İzmir’den. Orada da emekliler Basmane’deki yıldızsız otel odalarını paylaşıyor. 250-300 lira arasında değişen odalar için otellerin “ömürlük check-in” yaptığını yine soL’dan okuduk.

Bu düzenin emeklileri yaşlı kategorisinden açığa aldığını biliyoruz. Yaşlı düşmanlığı, karşısında mücadele yürüttüğümüz bir somutluk artık.

Fakat konu emekli yoksulluğunun ötesine çoktan geçti Türkiye’de. Önceki gün TÜİK açıkladı, halkımız aile bütçesinden en fazla payı kira ve konut harcamalarına ayırmak zorunda kalıyor. Onu ulaşım harcaması izliyor.

Daha beteri, gelirden en düşük payı alan yüzde yirmi, gelirinin dörtte üçünü gıdaya, kiraya ve ulaşıma ayırıyor. Yani nüfusun önemli bir bölümü eline geçen geliri karnını doyurmak, bir yerden bir yere ulaşabilmek ve barınabilmek için harcıyor.

Halkın bir numaralı sorunu haline gelen hayat pahalılığı ve geçim derdi, yanlış ekonomi programı nedeniyle diyorlar? Geçelim bunu. Öyle olmadığını Ankara’da direnen Doruk, Trakya’da direnen Özşen maden işçilerine biraz kulak veren herkesin anlaması gerekir artık. Memleketin madenine devletin gözetiminde çöken holdingler işçileri kelle koltukta üç kuruşa çalıştırıyor, bir süre sonra ücret ödemekten vazgeçiyor sonra işçi hakkını isteyince devletin polisi jandarması “kanun var nizam var, hakkını sokakta arama” diye sopayı çıkarıyor.

Kanun da nizam da sermaye sınıfının.

Devlet teşvik veriyor şirketlere. Geçen ay Erdoğan bir yenisini müjdeledi. Vergi indirimleri, borç silme, imtiyaz, ne ararsan var içinde paketin. Adını “vatandaşlık maaşı” diye uydurdukları başka bir paket de eş zamanlı müjdelendi. Bu da zorda olan yoksullar içinmiş. Aslında yeni bir sadaka türü bu.

Zor ekonomik şartlarda hükümetimiz tüm kesimlere destek olmak için tüm olanakları seferber ediyormuş falan. Bakanların ağzında bu cümleler.

Tamamı devletle sermaye arasındaki ilişkinin görünür halleridir. O ilişki patrona ülkenin tüm kaynaklarını açıp emekçilere açlık sınırında yaşamı sadakayla desteklemektir. Madencinin ödenmeyen ücreti, verilmeyen tazminatıdır. Otobüs durağında “icralık emekliye kredi çıkarılır” ilanıdır. Evine giren gelirin hayatını devam ettirebilmek için gerekli olan temel yaşamsal ihtiyaçlarını ancak karşılamasıdır. Çoğunda bunu bile karşılayamadan açlık ve yoksulluk sınırlarında yaşamaya çalışmandır. Milyonlar bu haldeyken şirket sahibi bir avuç ailenin zenginlik içinde yaşamını sürdürmesi, bu zenginliği kendisinden sonra gelecek kuşaklarının da sürdürecek olmasıdır. Bunun için uluslararası tekellerin örgütü NATO ile ilişkileri iyi tutmak, yeni sömürü alanlarında kârlı işbirlikleri yapmaktır. Bu yüzden savaş çıkarmaktan çekinmemektir. Kimi zaman ileri demokrasi, kimi zaman ‘mutlak butlan’dır.

Son günlerde devlet aklı aranıyor ya her şeyin altında.

Aradığınız devlet aklına biz sermaye egemenliği diyoruz. Her taşın altından çıkıyor. CHP genel merkezinden de İzmir’deki otobüs durağından da.

 

Alpaslan Savaş 'ın Son Yazıları