Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Orhan Gökdemir

Orhan Gökdemir

İdris'i gömmek için

Bu şartlarda İdris-i Bitlisi hatırlatmasının onu yeniden canlandırmak istemekten başka bir anlamı yoktur. Demek ki, bir Alevi Rönesansı’na değil, laik cumhuriyetin yeniden kurulmasına ihtiyaç vardır.”

Yayın Tarihi: 18.09.2026 , 22:47 Güncelleme Tarihi: 19.09.2026 , 00:00

Düzeltti, “İdris-i Bitlisi’nin Sünni birlikleriyle Osmanlı arasındaki ittifakı hatırlatmak, onu yeniden canlandırmak değildir” dedi. Ekledi, “Bir Alevi Rönesansı gerekiyordu.” Ne için? “Ortak, demokratik geleceğin kuruluşu için…”

Birincisi, bunu ilk hatırlatan Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’tu. Açıkça Osmanlı ile Kürt aşiretleri ittifakını övüyordu. Vesile olan ise Öcalan ile yaptıkları yeni ittifaktı. Yani Öcalan deyince Kurtulmuş’un aklına Bitlisli İdris geliyordu. Tekzip edildiğini, tepki gösterildiğini hatırlamıyorum.

Demek ki, yeni bir İdris buldukları kanısındaydılar. Sünni Kürtleri İran sınırına dizecekler, Alevi Suriye’yi fethe çıkacaklardı. İlk sonucu “Şam-İslam Devleti” olmuştur. Önemsiz değildir, İdris-i Bitlisi-Osmanlı ittifakında çıkacak tek şeydir.

***

İtirazları biliyoruz; Kürt siyasal hareketi içindeki Alevi kökenlileri işaret ediyorlar, “Öcalan’dan İdris olmaz” diyorlar. Cevabına ulaşmak için solu silik ve Aleviliği düşük PKK tarihine bakılmalı. Süleymaniye’de Nakşi-Halidi Tarikatını ululadılar, aynı soydan Şeyh Sait’i ve Sait-i Kürdi’yi kahraman ilan ettiler. Arada henüz adı konulmamış Kürt İslam Sentezi var; İdris-i Bitlisiliğe yatay geçiştir.

***

Osmanlı, Kızılbaşları tehdit olarak görüyordu, göçebe Türk aşiretlerini yok etmek istiyordu. Toprağa yerleşmiş Sünni Müslüman köylülere dayanıyordu çünkü.

Ama bunun yanında Osmanlı-İran sınırında tarihi henüz yazılmamış Kızılbaş-Sünni Kürt aşiret savaşı var. Tarihi böyle karıştırınca altına süpürülmüş pislikler de ortaya çıkar.

Demek ki Alevilerin endişesi yerindedir, haklıdır.

Cumhuriyet çözmüştü, laiklik yaraları iyileştirmişti. Bunlar yıkılınca Yavuz Selim özentiliği, Kızılbaş düşmanlığı, Nakşi-Halidi müritliği geri geldi. Bunlar İdris’i var eden gerçek habitattır.

Bu şartlarda İdris-i Bitlisi hatırlatmasının onu yeniden canlandırmak istemekten başka bir anlamı yoktur.

Demek ki, bir Alevi Rönesansı’na değil, laik cumhuriyetin yeniden kurulmasına ihtiyaç vardır.

Gericilik böyle atak yaparken ve bu atağa Kürt ayağı olurken “ortak demokratik gelecekten” söz edemeyiz. Buradan çıksa çıksa “İstanbul İslam Devleti” çıkar.

***

Hatırlatalım, 1984’te son Kürt isyanı başlayınca büyük bir kıyım oldu. Binlerce faili meçhul cinayetin en önemli nedenidir ve kurbanlarının çoğu Kürt kökenli yurttaşlarımızdır.

Ama ondan önce Alevi katliamları var; Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta olanları unutamayız. Yine olur, olmuştur. İdris-i Bitlisi’yi hatırlatırsanız, MHP’nin rolüne talip olursanız bundan anlaşılacak şey bellidir.

***

Alevilik kurumsal bir din değildir. Osmanlı’ya direnişin ortaya çıkardığı karmaşık bir senkretizmdir. Haliyle Aleviliğin bir rönesansa da ihtiyacı yoktur. Ama geleceğini Osmanlı’da, İdris’te arayan bu düzenin bir devrime ihtiyacı olduğu tartışmasızdır.

Buradan ortak demokratik bir gelecek çıkmaz ama birlikte eşitlikçi ve özgürlükçü, laik bir yeni cumhuriyet kurabiliriz. Bizi birleştirecek ve kaynaştıracak başka bir payda yoktur.

Yazarın Son Yazıları