Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Orhan Gökdemir

Orhan Gökdemir

Butlan partisinin 14. katında

Her şey kurucu partinin başındaki aşırı hırslı zatın gizli çekilmiş müstehcen fotoğraflarıyla esir alınmasından sonra başladı. AKP’yi iktidar yapan da Kılıçdaroğlu’nu partinin başına oturtan da aslında o fotoğraflar oldu. Sonra teslim alınmışlar dönemi başladı. Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli’nin AKP’ye hiçbir itirazı kalmadı. AKP ile birlikte yürüdüler ve tek işleri AKP’yi ayakta tutmak oldu. Uzaktan çekilmiş 14. kat fotoğrafıdır. 

Yayın Tarihi: 31.07.2026 , 22:41 Güncelleme Tarihi: 01.08.2026 , 00:00

CHP’deki her türlü yenilikçiliğin şampiyonu Erdoğan Toprak bu kez yeniye katılmadı, butlan CHP’sinde kaldı. Yeni Parti’nin kuruluşunun en ilginç sonuçlarından biri belki de buydu. Haliyle CHP’nin ağır topu Erdoğan Toprak’ın Ali Haydar Fırat gibi adamları da Yeni Parti’ye geçmedi. Geçmemeleri ayrı, ayrılan arkadaşlarına karşı pek düşmanca bir tutum takındılar. Belli ki derinlerde başka bir hesaplaşma vardı. 

O hesaplaşmayı Halk TV çıkışlı Gazeteci Şaban Sevinç açığa vurdu. Erdoğan Toprak, Kemal Bey'in “TSE ekibinin” liderlerinden biriydi. Ali Haydar Fırat'ın parti içindeki kariyeri, belediyelerdeki danışmanlıkları, belediyelerdeki çalışmaları hepsi Erdoğan Toprak'a yakın olduğu içindi. Fırat’ın Çankaya, Kartal, Beşiktaş belediyeleriyle ilişkisi de Erdoğan Toprak’ın görevlendirmesiyle gelişmişti. Demek ki aralarında bir taşeron ilişkisi var. 

Şaban Sevinç bir de Erdoğan Toprak’ın Abant toplantıları geçmişini hatırlatıyor; şöyle devam ediyor, “Ben Halk TV Genel Müdürü'yken tabii Erdoğan Toprak CHP Genel Başkan Yardımcısı ya da Kemal Bey'in başdanışmanı, milletvekili... CHP Genel Merkezi'nde Genel Başkan'ın katının üstünde 14. kat vardır. O kat Erdoğan Toprak'ın çalışma ofisiydi…Bayağı havalı yani, Genel Başkan'ın üstündeki kat. Çok etkili ve güçlü. Yani Fethullah'ın Abant toplantılarına katılan Erdoğan Toprak...” Dedikleri bu. Bir de demedikleri var. 14. katta Erdoğan Toprak aracılığıyla CHP’nin gerçek dış ilişkileri yürütülüyor. Toprak’ın Abant Toplantılarına katılması da 14. katta alınan kararlar ve kurulan ilişkiler ile ilgili. Öğrenebildiklerimiz bunlardır. 

Yalnız artık Fethullahçılar düşmüştür. Gücün kaynağına yönelme ihtiyacı var. Erdoğan Toprak yine koordinatör rolündedir. Hal böyleyken Butlan CHP’sinde sorunlar çıktığı anlaşılıyor. Şaban Sevinç’in Türkçesinin izin verdiği kadarıyla anladıklarımı özetliyorum. Kılıçdaroğlu’nun ekibi içinde hemşericilik ve güç mücadelesi var. Gürsel Tekin ekibi bir tarafta, Sevinç’in “TSE ekibi” olarak andığı Toprak’ın başını çektiği Kılıçdaroğlu’na yakın isimler diğer tarafta. Bu ekip, Gürsel Tekin’in AKP marifetiyle edindiği İstanbul İl Başkanlığı görevini sürdürmesini istemediği anlaşılıyor. Kavgaları budur. 

Çok manidar, Gürsel Tekin’in adamları olarak bilinen Barış Yarkadaş ve Gürkan Hacır’ın TGRT’deki program ortağı Cem Küçük dün gözaltına alındı. Küçük, “Butlan Kemal” projesinin başarısız olduğunu söyleyip duruyordu. İddia o ki, geride kalanlarla ilgili bir gözaltı listesi de var. Demek CHP içindeki savaşın AKP içinde de uzantıları ve tarafları var. 

***

Bu durumda bir Erdoğan Toprak portresine ihtiyacımız var. Varsıl bir “iş adamı” olduğu hep söyleniyor. Zenginliğinin kaynaklarından biri inşaat veya müteahhitlik işleri. Bir de Koç Holding taşeronluğu var. Ak Merkez Arçelik başbayiliği en bilineni. Şimdi Ahbap tutuklusu Avukat Ece Güner’in eski eşi. Erdoğan Toprak ile geçen sene boşanan Ece Güner, eski ANAP milletvekillerinden Engin Güner’in kızı. Baba Güner Turgut Özal’ın Özel Kalem Müdürlüğü’nü yapmış. Şimdi adı NOW olarak bilinen Rupert Murdoch’ın FOX TV’sinin yönetim kurulu üyesi. Ece Hanım da FOX TV’nin avukatlığını üstleniyor. Ece Güner, 2017’de, ECFR’ye, European Council on Foreign Relations, “Konsey Üyesi” olarak davet edildi. Sonra İmamoğlu’nun başdanışmanı oldu. Yükselişi müthiştir. 

Bir ara milletvekili olmak ya da yapılmak da istendi. Türkiye 2023 seçimlerine doğru ilerliyordu. Erdoğan Toprak CHP İstanbul 3. Bölge 2. sıradan, eski eşi Ece Güner, İYİ Parti İstanbul 2. Bölge 4. sıradan aday gösterildi. Sonra ikisinin birden CHP adayı olmamasının nedeni anlaşıldı. Erdoğan Toprak, kendisi de aday olduğu için, kural gereği eski eşi Ece Güner'i CHP listelerine yazdıramamıştı. O da İYİ Parti’nin kapısını çalmıştı. İYİ Parti'nin bu "iyiliği" karşılıksız kalmadı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Berna Sukas da CHP İstanbul 2. Bölge'den milletvekili adayı yapıldı. Al gülüm ver gülüm ilişkisinin özetidir. 

Sonra İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in o seçimde vekil adaylıklarını üçer milyon dolara sattığı iddia edildi. Hem de parti üyeleri tarafından. Ece Hanım için de bir ücret ödendi mi bilemiyoruz. 

Sembiyotik bir ilişki bu. Erdoğan Toprak 20., 21., 24., 25., 26., 27., 28. Dönem İstanbul Milletvekili. CHP Genel Başkan Yardımcısı. Türkiye Genç İş Adamları Derneği, TÜGİAD, üyesi. Hep vekil, hep zengin, hep çok önemli kişi. Bütün koltuklar onun, bütün güçler onda. Eğer ortalıkta Kemal Kılıçdaroğlu gibi vasıfsız bir proje varsa arkasında bu tür adamlar ve kadınlar olduğu için. Birbirlerine tutunuyorlar, öyle ilerliyorlar. 

***

Haliyle, Şaban Sevinç boşuna “Abant Toplantısı” hatırlatması yapmıyor. Ona ancak buradan vurabileceğini biliyor. Yalnız o toplantıdan bir vurgun çıkarsa ilk düşenin Kemal Kılıçdaroğlu olacağını da hatırlatmak gerek. Toprak ve Kılıçdaroğlu 14. katta kafa kafaya veriyor, partiyi Fethullahçılara açmayı kararlaştırıyor. Sonrasını az çok biliyoruz.

2012 tarihli bir gazete küpürü, Fethullahçıların paravan örgütü Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın Abant toplantılarının sürpriz konuklarının CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak ile Parti Meclisi üyesi Muhammet Çakmak olduğunu haber veriyor. Abant Platformu’nun o yıl yapılan 26. toplantısında “yeni anayasa” tartışılıyor. Belli ki CHP dışında kalmak istemiyor; düzen partileri için vebali büyüktür.  

Abant’ta Fethullahi Anayasa tartışmasının açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı Cemil Çiçek, “Elimizi değil başımızı bu taşın altına koyacağız” diye söze giriyor. Daha kurmaya çalışmak istedikleri rejim oturmamış, tehlike büyüktür, biliyor. O yıl Fethullahçılar, CHP'nin de güç vermesiyle, mevcut anayasanın değiştirilemez maddelerini, anadilde eğitimi, azınlıkların sorunlarını, Diyanet'in konumunu, başkanlık sistemini, üniter yapı-yerel yönetim gibi yeni anayasa hazırlık sürecinin kritik başlıklarını masaya yatırıyor. Tabii toplantının en can alıcı bölümünde yine kimlikler var; Taraf yazarı Orhan Miroğlu Kürt kimliğini yok sayan devleti, Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Rober Koptaş da Ermeni kimliğini sürekli kendisine hatırlatan devleti anlatıyor. Suç bu kadar büyük olunca yıkmak da meşru oluyor. Rejimi oturtmaya, olmazsa darbe yapmaya hazırlıktır. 

***

Bütün bunların CHP’ye bir yansımasının olmadığını düşünemeyiz. O tarihten sonra 14. katta bir Fethullahçı nüfus patlaması yaşanıyor. Bir kısmını mahkeme tutanaklarından biliyoruz. Sıralıyorum.

MİT mensubu Enver Altaylı ve damadının da arasında bulunduğu 4 kişi hakkında “FETÖ” mensubu oldukları suçlamasıyla dava açılıyor. Altaylı ile ilişkide olduğu iddia edilen sanıklardan birinin Kılıçdaroğlu’nun Başdanışmanı “yaratıcı yönetmen” MHP kökenli Rasim Bölücek olduğu haber veriliyor. İddianamede, Enver Altaylı'nın Rasim Bölücek'le iki ayrı telefon hattından tam bin 159 görüşme yaptığı iddia ediliyor. Bölücek mahkeme safahatında görüşmeleri doğruluyor, “Enver Altaylı hiperaktiftir, günde 10 kez arar” diye gerekçelendiriyor durumu. 

Eski başdanışmanlarından Fatih Gürsul, “FETÖ’nün İstanbul Üniversitesi'ndeki akademik yapılanması”na ilişkin davada “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılıyor. 

Eski danışmanlarından Gazeteci Murat Aksoy, “FETÖ'nün medya yapılanması”na ilişkin davada yargılanıyor. Yatıp çıkıyor.

Eski danışmanlarından Koray Çalışkan, “Fethullahçıların akademik yapılanması”na yönelik soruşturma kapsamında 10 Temmuz 2017 tarihinde gözaltına alınıyor, adli kontrol şartıyla serbest bırakılıyor. 

Eski danışmanlarından Alper Keten’in, örgütün haberleşme programı olduğu söylenen ByLock'tan “FETÖ” yöneticileriyle irtibat kurduğu iddia ediliyor. Hakkında yakalama kararı çıkarılan Keten yurt dışına kaçıyor.

***

Yalçın Küçük hocamız, vaktiyle, Bülent Ecevit’in, normal şartlarda, Kılıçdaroğlu’nu partisine almayacağını, bu adımı atmaya Fethullah Gülen’in ricası ve yönlendirmesiyle rıza gösterdiğini yazmıştı. Kılıçdaroğlu’nun ilk siyasete atılma girişimidir. Ancak proje orada başarısız olmuştur. Sonra, 2010’da, yeniden denediler, hep birlikte arkadan ittirdiler, Aydın Doğan matbuatı yolunu açtı, Kılıçdaroğlu projesinin yürürlük tarihidir. 14. kata bakıyoruz, bir kısmını görüyoruz ama içeride başka kimler var bilmiyoruz. 

***

Her şey kurucu partinin başındaki aşırı hırslı zatın gizli çekilmiş müstehcen fotoğraflarıyla esir alınmasından sonra başladı. AKP’yi iktidar yapan da Kılıçdaroğlu’nu partinin başına oturtan da aslında o fotoğraflar oldu. Sonra teslim alınmışlar dönemi başladı. Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli’nin AKP’ye hiçbir itirazı kalmadı. AKP ile birlikte yürüdüler ve tek işleri AKP’yi ayakta tutmak oldu. Uzaktan çekilmiş 14. kat fotoğrafıdır. 

Şimdi uzun fetret devrindeyiz ve sadece cepheye sürülen uzatmalı çavuşların ulumalarını duyuyoruz. Eskisi ve yenisi, istisnasız hepsinin kökleri sermaye düzenindedir.

Orhan Gökdemir 'ın Son Yazıları