Erhan Nalçacı
Trump Afganistan’a dönebilecek mi?
Yayın Tarihi: 26.09.2025 , 21:15 Güncelleme Tarihi: 27.09.2025 , 00:02
Trump geçen hafta bu kez Panama Kanalı ve Grönland’dan sonra Afganistan’daki Bagram Askeri Üssünü geri isteyerek tekrar şaşırttı.
Ama şaşırmamız Trump’ın açık bir emperyalist histeri ile haritadaki bir yeri tüm yerleşik düzen kurallarından bağımsız olarak istemesi değil. Şaşırmamızın nedeni ABD’nin Afganistan’a dönmesinin çok zor olması.
2001’deki İkiz Kuleler kışkırtmasından sonra ABD çok stratejik bir yerde duran Afganistan’ı işgal etmişti. Bu esnada daha önce Sovyetler Birliği tarafından kullanılan Kabil’in kuzey doğusundaki Bagram Üssünü de ele geçirdiler ve bu çok büyük askeri üssü 2021’deki rezilleşen geri çekilişlerine kadar kullandılar.
İşgalin 20 yılında ABD Afgan halkını mahvetti, halk için en küçük yararlı bir şeye imza atmadı. Gerisinde uyuşturucu üretimi ve ticaretine bulaşmış, her yanıyla çürümüş bir ülke ve ABD tarafından zalimce bombalanan köyler bıraktı.
Mücadele bir ölçüde sadeleşti ve Taliban önderliğindeki gerilla hareketi ABD’ye bedeller ödetti. Yüz milyar dolardan fazla para harcayan ABD gömüldüğü bataklıktan 2021 yazında Vietnam yenilgisinden sonra en hazin görüntüleri sergileyerek adeta kaçtı.
Bu köşede çok işlediğimiz açmazlar nedeniyle bu çekilişte işgalin ABD ekonomisine büyük bir yük getirmesinin yanı sıra en stratejik nokta olarak kabul ettikleri Tayvan Boğazı’na odaklanma isteklerinin de rol oynadığı söyleniyor.
Ancak ABD sadece Afganistan’da değil, bütün Orta Asya’da kaybetti ve Kırgızistan’daki Manas Üssü gibi askeri üslerini boşaltmak zorunda kaldı. Orta Asya Çin’in liderliğinde bir güvenlik örgütü olan Şangay İşbirliği Örgütü tarafından ABD askerlerinden arındırıldı.
Şimdi Trump Bagram Havaalanını tekrar isterken çok tuhaf bir gerekçe dile getiriyor. Çin’in nükleer silah tesislerinin Bagram Üssü’nden kalkacak füze ve uçaklar için birkaç saatlik mesafede olduğunu, bu nedenle buraya dönmek istediklerini söylüyor ve Taliban yönetimini tehdit ediyor.
Bu öyle bir şey ki savaş ilanı gibi. Öyle iki ülke arasındaki pazarlık sonucu gerilimsiz bir şekilde gerçekleşecek bir olay değil.
Ayrıca iki hafta önce değinmiştik, ABD Genel Kurmayı bir yandan Savaş Bakanlığı ismini alırken bir yandan da artık Pasifik önceliğini bırakıp kendi iç işlerine bakacaklarını açıklamışlardı. Karadan çeviremedikleri Çin’i donanma ile de kuşatmanın imkânsızlığı daha çok ortaya çıktı ve muhtemelen savaş simülasyonları ABD uçak gemilerinin suya gömülmesi ile sonlanıyor.
Ancak şimdi bu tuhaf Bagram’a dönme lafı nereden çıktı?
Bir kere 2021’den bu yana geçen dört senede Çin Afganistan’da bir hegemonya elde etmek için çok yol aldı.
Zaten Çin ile Taliban birbirinin yabancısı değillerdi. Çin’in 1980’lerde ABD’nin müttefiki olarak “Sovyetler Birliği için Afganistan’ı bir bataklık haline getirmek için” cihatçı çetelere silah yardımı yaptığı biliniyor.
Afganistan’ın zengin maden yatakları için Çin’in girişimleri iç savaş nedeniyle 2021’den önce mümkün olmamıştı.
Dünyada tanınırlığı olmayan Afganistan İslam Emirliği’nde büyükelçilik açan ilk devlet Çin olurken, yine Afganistan tarafından 2023’te atanan elçiyi akredite eden ilk ülke de Çin oldu.
Taliban yönetimi kadınlara ilkokuldan sonra okulu ve büyük ölçüde çalışma yaşamını yasaklamış, son olarak kadın yazarların yazdığı ders kitaplarını müfredattan çıkarmış, ne gam, Çin’in bir pragmatizmle davrandığı biliniyor.
Çin’in petrol şirketi CAPEIC petrol çıkarmak üzere Taliban ile anlaştı ve hatırı sayılır bir yatırım yaptı. Ayrıca Çin Afganistan’daki bakır madenine geri döndü.
Daha birçok yer altı zenginliğinin işletilmesi için görüşmeler yapılıyor.
Aşağıdaki haritada fark edeceğiniz Çin ile Afganistan arasındaki Vuhan Koridoru’nun Yeni İpek Yolu’nun önemli bir güzergâhı olması için görüşmelerin ilerlediği söyleniyor.
Çin Afganistan iç savaşı esnasında bu yolun kullanılmasını Uygur ve Afgan cihatçılarının birleşmesini engellemek üzere istememişti. Şimdi ise Çin tarafından Vahan Koridorunun bir ekonomik koridora dönüşmesi çok arzulanıyor. Bu gerçekleşirse Yeni İpek Yolu kapsamında Pakistan’daki Gvadar Limanı’na ulaşan yola bir alternatif oluşturacak. Afganistan ve İran üzerinden Orta Yolun başlıca güzergâhını oluşturacak.
Afganistan’ın şu anda bir pazar değeri yok ancak lityumu da içeren nadir metaller için büyük bir kaynak olduğu söyleniyor. Bu bağlantı Çin’in nadir elementler üzerindeki tekelinin pekişmesini sağlayacak.
Belki Trump bu nedenle ABD tekelleri adına Afganistan’ı tekrar bir paylaşımın konusu haline getirmeye çalışıyor.
ABD’nin bu yılın Mart’ından itibaren Taliban ile yürüttüğü gizli görüşmelerin içeriğini bilmiyoruz.
Her durumda dünyanın içinde bulunduğu durumda Afganistan tekrar önem kazandı ve yakından takip edilmeyi hak ediyor.