Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Atilla Özsever

Atilla Özsever

Aile hekimi ve hemşireler dert küpü

Aile Sağlık Merkezleri’nde (ASM) çalışan hekimler, mevcut iş yükü üstüne sevk zinciri adı altında her hasta için uzman doktora başvurulmasından sorumlu tutulacak. Yine ASM’lerde çalışan hemşireler, aylık 45-50 bin lira ile 98 bin liralık yoksulluk sınırının çok altında ücret alıyor.

Yayın Tarihi: 28.01.2026 , 23:18 Güncelleme Tarihi: 29.01.2026 , 00:00

Aile Sağlık Merkezleri’nde (ASM) çalışan hekimler, hemşireler ve ebeler düşük ücret baskısının yanı sıra mevcut iş yüklerine ilaveten yeni yük sayılabilecek yeni sorumluluklarla karşı karşıya bulunuyorlar.

İstanbul Kadıköy Bölgesi’nde görüştüğümüz aile hekimleri ve hemşireler, sorunlarının artması karşısında hem şikayetlerini dile getiriyorlar, hem de giderek bu hizmetten ayrılabileceklerini belirtiyorlar.

Bu sağlık emekçilerinin sorunlarının başında ücret sorunu geliyor. Aile hekimleri, en az aylık 120 bin lira alması gerekirken özellikle muayeneye gelmeyen hastalar nedeniyle ücret kesintisine uğruyorlar, aylıkları 80 bin liraya kadar düşüyor.

Örneğin bir aile hekiminin genç birkaç hastası, yurt dışına çıkıp orada yaşamaya başladığı için muayeneye gelemiyor. Doktor, sorumluluk alanında bulunduğu nüfustan bunu düşemiyor, sonuçta ücretinden kesinti yapılıyor.

Yoksullaşan hemşireler

Keza ASM’lerde çalışan hemşire ve ebeler de, aile hekimine muayeneye gelmeyen hastalar için ücret kesintisi ile karşı karşıya kalıyorlar. Normalde 70-80 bin lira alması gereken bir hemşire, bu nedenle 45-50 bin liralık çok düşük bir ücrete maruz kalıyor.

Bilindiği gibi dört kişilik bir ailenin asgari geçim masraflarından oluşan yoksulluk sınırı, Türk-İş’in verilerine göre 97 bin 159 lira, son olarak da Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun açıklamasına göre ise 98 bin 974 liradır.

Aile hekimleri, 100 bin liraya yaklaşan yoksulluk sınırının altında bir ücret alırken hemşireler ise yoksulluk sınırının ancak yarısı kadar bir ücrete tabi oluyorlar.

Sevk zinciri sorunu

ASM’lerdeki aile hekimlerinin verdiği bilgiye göre, önümüzdeki günlerde “sevk zinciri” adı altında yeni bir uygulama gündeme gelecek. Bu uygulamanın muhtemelen şubat ya da mart ayında yürürlüğe girmesi bekleniyor. Sistem şöyle olacak:

Aile hekimleri, daha önceki uygulamaya göre hastaları hastanelerdeki uzman doktorlara sevk etmek için yüzde 10’luk bir kontenjana sahip bulunuyor. Yeni uygulama ile artık hastalar aile hekimleri kanalı ile uzman doktorlara gidebilecek.

Yani, uzman doktora muayene için aile hekimlerinin sevki şart tutulacak. Zaten aile hekimlerinin iş yükü fazla, bir günde gerektiğinde 80 kadar hastaya bakıyorlar. Şimdi de sevk zinciri ile uğraşacaklar.

Hastayla çatışma

Bir aile hekimi, sevk zinciri sorununu şöyle açıkladı:

“Sevk zinciri uygulaması bir anlamda yararlı olabilir. Ancak alt yapısının kurulması lazım. Yani daha fazla sayıda ASM’nin inşa edilmesi ve faaliyette bulunması gerekiyor. Hatta eski sağlık ocağı sistemine dönülmesi daha yararlı olabilir.

Bu arada hastalar, 182 telefon numarasıyla randevu almak istiyorlar, 182 ‘randevu yok’ diyor. Sonuçta biz randevu memurluğu yapıyoruz. Mevcut durumda hasta bize başvurup randevu almamızı istiyor.

Hastanın istediği tarihte, kısa zamanda randevu verilmeyince bu sefer bize kızıyor, tartışma çıkarıyor, fiili mukavemette de bulunabiliyorlar. Bizim bakmakla sorumlu olduğumuz nüfus sayısının bin 500 civarına düşürülmesi lazım, şimdi 3 bin düzeyindeki bir nüfustan sorumlu tutuluyoruz.”

Aile hekimleri, kış aylarında koronavirüs, grip vakalarının artması nedeniyle iş yüklerinin daha da fazlalaştığını belirtiyorlar.

Akşam poliklinikleri

ASM’lerde önümüzdeki günlerde önemli bir sorunun da “akşam poliklinikleri” olduğu belirtildi. Yani, aile hekimleri akşam saatlerinde de hasta muayene etmekle sorumlu tutulacaklar.

Böyle bir uygulamanın başlaması halinde iş yükü fazlalığı yüzünden hekimlerin ASM’lerden ayrılabileceği de ifade ediliyor. Bu arada kamu hastanelerinde de diş hekimlerinin 24 saat nöbet tutma sorumluluğunun söz konusu olabileceği belirtiliyor.

Aile hekimleri, kamu hastanelerinde çalışan hizmetli, güvenlikçi, veri elemanı gibi sağlık personelinin bir doktor kadar, yani 80 bin lira ücret aldıklarını, buna karşı olmadıklarını ancak kendilerinin de iş yüklerinin dikkate alınarak ve aylıklarından haksız yere yapılan kesintilere son verilerek insanca yaşanacak bir ücreti hak ettiklerini ifade ediyorlar.

Kamuda çalışan sağlık personelinin tüm ücret karşılığının emekliliğe sayıldığı halde aile hekimlerinin, örneğin 80 bin liralık ücretinin ancak 40 bin lirasının emekliliğe sayılabilecek bir düzeyde olmasını eleştiriyorlar.   

Sonuçta ASM’lerde çalışan hekimlerin, hemşirelerin ve ebelerin performansa dayalı ücret sistemi nedeniyle ücret düşüklüğü yaşadığı ve emekliliğe yansımayan bir ücret sistemine tabi oldukları önemli bir sorun olarak ortada duruyor.

Atilla Özsever 'ın Son Yazıları