Atilla Özsever
Yeni OVP: Açlık zammı + ahirette maaş
Yayın Tarihi: 09.09.2026 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 10.09.2026 , 00:00
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
6 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan yeni Orta Vadeli Program (OVP), yine çalışan ve emekli kesim için yoksulluğu öngörüyor. 2027-2029 yıllarını kapsayan OVP’de 2027 yılı için enflasyon oranı yüzde 21 olarak hedefleniyor. Bu demektir ki başta asgari ücretle çalışanlar olmak üzere ücretliler açısından böyle düşük bir zammı dayatacaklar.
Memurları ve memur emeklileriyle ilgili toplu sözleşme zammı da 2027 yılı için yüzde 5 artı yüzde 4 olarak belirlendiğinden bu kesim de resmi yüzde 21’lik enflasyon beklentisinin bile altında kalmış, yani reel anlamda büyük bir ücret kaybına uğrayacak demektir.
Keza yeni OVP’de çalışanların “istihdamda daha uzun kalmasını teşvik” amacıyla düzenleme yapılacağı ifade ediliyor. Yani çalışanlar neredeyse ölünceye kadar çalışacaklar, ancak “ahirette” emeklilik maaşını hak edecekler…
Yüzde 21’lik zam
Daha önceki yıllarda olduğu gibi önümüzdeki dönem için de çalışanlara hedeflenen enflasyon üzerinden bir zam yapılması öngörülüyor. Oysa geçmiş yıllarda OVP’deki tüm enflasyon oranları ve büyüme hedefleri hiç tutmadı, hatta Merkez Bankası bile yıl içinde enflasyon tahminini “revize etmek” (düzeltmek, güncellemek) durumunda kalmıştı.
2024 yılında TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) gerçekleri yansıtmayan, “sahte” enflasyon oranı yüzde 45 iken, Ocak 2025’te asgari ücret yüzde 30 oranında artırıldı. 2025 yılı sonunda da TÜİK’in resmi enflasyonu oranı yüzde 30,89 iken, Ocak 2026’da asgari ücrete yüzde 27 oranında zam yapıldı.
Şimdi de OVP’deki aynı yaklaşımla asgari ücretin 2027 yılı için hedeflenen yüzde 21’lik enflasyon oranına göre bir artış yapılması bekleniyor. Tabii esas amaç, ücretleri baskılamak, çalışanları ve emeklileri yoksulluğa mahkum etmek ve bu yolla sermaye kesiminin kârlarının artırmaktır.
Hep açlık sınırının altında
Nisan 2024'te açlık sınırının gerisine düşen asgari ücret, aradan geçen 2,5 yıllık sürede (29 ay) bu seviyenin üzerine çıkamadı. OVP hedefine göre zam belirlendiği takdirde asgari ücret, 45 ay süreyle açlık sınırının altında kalmış olacak.
Halen 28 bin 75 lira olan asgari ücret, Türk-İş’in Ağustos 2026 verilerine göre 37 bin 388 liralık açlık sınırının altında bulunuyor. Çalışan kesimin yarısını oluşturan 8 milyon insan, yine asgari ücretle yaşamını sürdürmeye çalışacak.
Öte yandan Orta Vadeli Program’da “güvenceli esneklik” kavramı kullanılarak bu yönde çalışmaların yapılacağı belirtiliyor. Aslında “güvenceli esneklik” kavramından kasıt, kadrolu istihdam yerine kısmi süreli, çağrı üzerine çalışma ya da belirli süreli hizmet akdine dayanan çalışma biçimlerini hayata geçirmek, böylece çalışanın kıdem tazminatı dahil birçok hakkından yoksun kalmasına sebebiyet vermektir.
“Güvenceli” ile “esneklik” aslında iki karşıt kavramdır. “Esnek” çalışma düzenini kamufle etmek için başına “güvenceli” sözcüğünü getiriyorlar. İşin özünde “güvenceli” kavramını kullanıp “esneklik” anlayışına vurgu yaparak güvencesiz bir çalışma düzenini hayata geçirmek, sendikalaşma ve toplu sözleşme hakları yönünden de güvencesizliği sağlamak amaçlanmaktadır.
Mezarda emeklilik
OVP’de sosyal güvenlik sistemiyle ilgili olarak da “sosyal güvenlik sisteminin uzun vadeli mali sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi” amacıyla "kişilerin daha uzun süre istihdamda kalmasını teşvik eden, hakkaniyeti ve aktüeryal dengeyi önceleyen düzenlemelerin hayata geçirileceği" belirtiliyor. Bunun anlamı da, geç emekliliği teşvik eden, yani mezarda emekliliği sağlayan, “ahirette maaşı” öngören düzenlemelerin yapılması demektir.
Yine mevcut belgede "sağlık hizmetlerinin geri ödemesinde risk analizini dikkate alan denetim modellerinin geliştirileceği", "değer bazlı geri ödeme yöntemlerinin yaygınlaştırılacağı" ve "hızlı artış gösteren gruplarda harcamaların etkinleştirilmesinin sağlanacağı" kaydediliyor. Bunun manası da kamusal sağlık hizmetlerinde kısıntıya gitmektir.
Memura yüzde 5 + 4
Öte yandan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, yeni Orta Vadeli Program'daki enflasyon ve büyüme hedeflerinin gerçekçi olmadığını belirterek, kamu emekçileri için 2027'de öngörülen yüzde 5 ve yüzde 4'lük maaş artışlarının yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Memur ve memur emeklileri ile ilgili Ağustos 2025’te bağıtlanan toplu sözleşmeye göre, bu kesime 2027’nin ilk altı ayında yüzde 5, ikinci altı ayında da yüzde 4’lük bir zam öngörülmüştü. OVP’deki yüzde 21’lik enflasyon hedefinin de oldukça altında kalan bu zam oranı karşısında memur sendikaları 2027 zammının yeniden “revize” edilmesini istiyorlar.
“AKP yanlısı” Memur-Sen bile, yeni OVP’de 2027 yılı enflasyon tahmininin yüzde 21’e yükseltilmesinin ardından memur ve emekliler için öngörülen yüzde 5 + yüzde 4’lük maaş artışının güncellenmesini istedi. Konfederasyon, 2026’daki enflasyon kaynaklı kayıpların da telafi edilmesi çağrısında bulundu.
SSK ve Bağ-Kur emeklileri açısından da; OVP’nin 2026 sonu itibariyle öngördüğü yüzde 28,4’lük enflasyon oranının gerçekleşmesi halinde bu yılın son altı aylık enflasyon oranı yüzde 10,64 olarak çıkacak demektir. Yani SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarına Ocak 2027’de yüzde 10 dolayında bir artış yapılması öngörülüyor.
Bakalım çalışanlar, emekliler ve sendikalar, emek kesimini yoksulluğa mahkum etmek isteyen Orta Vadeli Programa ve siyasal iktidarın bu uygulamalarına karşı nasıl bir mücadele verecek?