Atilla Özsever
Ara zamda ısrar şart!
Yayın Tarihi: 12.08.2026 , 22:23 Güncelleme Tarihi: 13.08.2026 , 00:14
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Temmuz ayı geçti, ağustos ayı içindeyiz. Asgari ücrete ara zam yapılması konusunda kamuoyunda ve sendikal çevrelerde ciddi bir hareketlenme yok.
Asgari ücrete en son üç yıl önce, yani 2023 yılının temmuz ayında bir ara zam yapılmıştı. 2024 yılında TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) gerçekleri yansıtmayan, “sahte” enflasyon oranı yüzde 45 iken, Ocak 2025’te asgari ücret yüzde 30 oranında artırıldı.
2025 yılı sonunda da TÜİK’in resmi enflasyonu oranı yüzde 30,89 iken, Ocak 2026’da asgari ücrete yüzde 27 oranında zam yapıldı. Son iki yılda asgari ücret, reel anlamda, yani satın alma gücü açısından ciddi kayıplara uğradı.
7 aylık enflasyon
Bağımsız iktisatçılardan oluşan ENAG’ın (Enflasyon Araştırma Grubu) verilerine göre, 2026 yılı Ocak-Temmuz dönemini kapsayan yedi aylık kümülatif enflasyon oranı yüzde 29,83. Bu durumda asgari ücretin yedi aylık reel kaybı, 6 bin 450 lira oldu, yani 28 bin 75 liralık asgari ücret, satın alma gücü açısından 21 bin 625 liraya düştü.
Öte yandan bu yedi aylık enflasyon oranı TÜİK için yüzde 19,86, İTO (İstanbul Ticaret Odası) verilerine göre de yüzde 21,66 olarak hesaplandı. TÜİK’e göre bile, asgari ücretlinin reel kaybı 4 bin 649 lira.
Asgari ücret, içinde bulunduğumuz koşullarda hem enflasyon oranının, hem de açlık sınırının (36 bin 940 lira) altında bulunuyor. Dolayısıyla yüksek enflasyon koşullarında asgari ücretin yılda bir kez artırılması kabul etmek mümkün değildir.
Asgari ücret Türkiye’de küçük bir kesimin değil ücretle çalışanların neredeyse yarısını ilgilendiren ortalama ücrettir. Başka bir ifadeyle asgari ücret genel ücret haline gelmiştir.
Sendikalar ne yapıyor?
Bu aşamada Türk-İş, Hak-İş ve DİSK gibi konfederal düzeyde işçi sınıfının temsil eden örgütlerden ciddi, sonuç alıcı bir çağrı, eylemlilik gözükmüyor. Kamuoyundan izleyebildiğimiz kadarı ile sadece DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası’nın Genel Başkanı Özkan Atar, geçtiğimiz günlerde bu duruma ilişkin görüşlerini açıkladı.
Özkan Atar, “Temmuz ayında ara zam yapılmadı diye ocak ayını beklemek gerekmez. Bir an önce, ağustosta zam yapılması için harekete geçilmeli. Başta konfederasyonlar olmak üzere emek örgütlerinin, muhalif partilerin bu işin peşini bırakmaması lazım” diye görüşünü belirtti.
Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, şunları söyledi (İlke TV, 31 Temmuz 2026):
“Zaman geçirilmeksizin ara zam şart. Bu talep, ülkenin meydanlarında mitinglerle, demokratik eylemlerle yükseltilmeli. Ara zam talebinin kitleselleşmesi gerekiyor. O zaman AKP iktidarı bunu yapmak mecburiyetinde kalacaktır”.
Durum tespiti
Öte yandan DİSK-AR’ın (DİSK Araştırma Merkezi) 29 Haziran 2026 tarihli “İşçi Sınıfının Geçim Krizi” isimli raporunda asgari ücretin durumuna ilişkin şu saptamalar yer alıyor:
- Asgari ücret açlık sınırının altında, yoksulluk sınırının dörtte biri düzeyindedir.
- Asgari ücretin kişi başına milli gelire oranı 1974’te yüzde 80,6 iken 2026’da yüzde 45,7’ye gerilemiş, asgari ücretlilerin büyümeden aldığı pay azalmıştır.
- Asgari ücretli, 2005’ten bu yana yaklaşık toplam 23 Cumhuriyet altını kaybetmiştir.
- Türkiye’de asgari ücretin yüzde 5 fazlası ve altı bir ücretle çalışanların kapsamı yüzde 35’e yakındır. Böylece Türkiye asgari ücretin yaygınlığı bakımından Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer almaktadır.
- Türkiye’de her 100 çalışandan 15’i asgari ücretin altında çalıştırılmaktadır.
- Türkiye’de bir asgari ücretlinin dana eti alım gücü Hollanda’daki asgari ücretlinin yaklaşık dörtte biri, Fransa’daki asgari ücretlinin ise yaklaşık üçte biri düzeyindedir. Türkiye’de asgari ücretlinin temel gıda maddelerine erişimi, Avrupa ve OECD ülkelerine kıyasla son derece sınırlı kalmaktadır.
- 2026’da Türkiye’den daha düşük asgari ücrete sahip Avrupa ülkesi sayısı yalnızca üçe düşmüş, Türkiye Avrupa’nın en düşük asgari ücretli ülkelerinden biri haline gelmiştir.
- Türkiye’de TİS’ten (Toplu İş Sözleşmesi) yararlanan işçilerin ortalama ücretleri asgari ücretin oldukça üzerindedir. TİS kapsamındaki işçilerin aylık ortalama brüt kazancı, TİS kapsamı dışındaki işçilerden yüzde 91,9 daha fazladır.
Asgari ücret talepleri
DİSK-AR’ın bu raporunda asgari ücretle ilgili talepler de şöyle sıralanıyor:
1. Asgari ücret keyfilikle belirlenen bir pazarlık konusu değil, Anayasa ve yasayla düzenlenmiş toplumsal bir haktır. Belirlenirken bir işçinin insanca yaşamasını sağlayacak ücrete kavuşması esas alınmalı ve refah payı asgari ücrete dahil edilmelidir.
2. Asgari ücret, çalışanların temel ücret düzeyi olmaktan çıkarılmalı, toplu iş sözleşmesi kapsamı genişletilmelidir. Sendikalaşmanın önündeki yasal ve fiili engeller kaldırılmalı, toplu pazarlık hakkı güçlendirilmelidir.
3. Yüksek enflasyon dönemlerinde asgari ücret yılda en az dört kez belirlenmeli ve çalışanların alım gücü korunmalıdır.
4. Asgari ücret artışlarında ekonomik büyümeden çalışanların adil pay almasını sağlamak için kişi başına milli gelir artışı esas alınmalıdır.
5. Asgari ücret belirlenirken açlık sınırı, yoksulluk sınırı, barınma maliyetleri, eğitim, sağlık, ulaşım ve enerji giderleri gibi gerçek yaşam koşulları dikkate alınmalıdır.
6. Asgari ücret, uluslararası çalışma standartlarına ve insan onuruna yakışır yaşam ilkelerine uygun olarak belirlenmeli; yalnızca çalışanın değil, ailesinin geçim koşulları da hesaba katılmalıdır.
7. 2026 asgari ücreti derhal güncellenmelidir.