Atilla Özsever
Emekli için önce eylem birliği
Yayın Tarihi: 24.09.2026 , 01:39 Güncelleme Tarihi: 24.09.2026 , 01:39
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Hak sahipleriyle birlikte Türkiye’de yaklaşık 17 milyon emekli var. Bunun 12,3 milyonu doğrudan doğruya yaşlılık aylığı alan emeklilerden oluşuyor, geri kalanı da dul, yetim ve diğer hak sahiplerinden meydana geliyor.
Yaşlılık aylığı alan 12,3 milyon emeklinin de 8,8 milyonunu işçi emeklileri oluşturuyor, en büyük emekli kesimi bu gruptur. Toplam 17 milyonluk emekli kesimi, aslında 16 milyon civarındaki çalışan kesim kadar niceliksel bir ağırlığa sahip.
Emekliler, toplumda niceliksel olarak önemli bir ağırlığa sahip olmasına rağmen örgütlülük açısından son derece zayıf bir durumdadırlar. Ülke çapında belirli bir faaliyet içinde olan 25 dolayında emekli sendikası, derneği ve platformu var ancak bunların üye sayılarının azlığı, parçalı ve bölünmüş yapıları nedeniyle toplumda etkili ve güçlü bir konumda bulunamıyorlar.
Emekliler Platformu
21 Haziran 2026’da Ankara’da gerçekleştirilen Emekliler Çalıştayı’nda üç emekli sendikası bir platform oluşturma kararı aldı. Emekli Sendikaları Platformu adını taşıyan bu birliktelik,
Tüm Emeklilerin Sendikası, DİSK Dev Emekli-Sen (Devrimci Emekliler Sendikası) ve Emekli Meclisleri Sendikası’ndan oluşuyor.
Emekli Sendikaları Platformu, 3 Temmuz 2026 günü TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) gerçek olmayan, sahte enflasyon oranlarını protesto etmek amacıyla birçok kent meydanında bir protesto eylemi düzenledi.
İşin doğrusu bu protesto eylemi, katılım ve etkisi açısından güçlü bir eylemlilik yaratamadı. Keza bu platform bünyesine diğer emekli örgütlerinden bir katılım şimdilik gerçekleşemedi. Kimi kariyerist (dar grupçu) saiklerle ya da siyasal anlayış farklılığı öne sürülerek güçlü bir katılım oluşmadığı ifade ediliyor.
Sendikal yasaklar
Öte yandan yasal mevzuat açısından emeklilerin sendika yoluyla örgütlenmelerine engel çıkartılıyor. Anayasada çalışanların ve işverenlerin sendika kurmasından söz edildiği, bu nedenle emeklilerin sendika kuramayacağı yönünde hükümet makamlarınca resmi bir anlayış söz konusudur.
Oysa Anayasada emeklilerin sendika kurmasını yasaklayan bir hüküm yoktur, ayrıca uluslararası sözleşmeler bağlamında da emeklilerin sendika kurmasının önünde bir engel bulunmuyor.
Bu koşullara rağmen AKP yönetimi ve idari makamlar, 6356 ve 4688 sayılı sendikal yasalarda emeklilere sendika hakkı tanınmadığı gerekçesiyle bu hakka engel çıkartıyorlar. Dolayısıyla emeklilerin kurduğu sendikalar kapatılıyor. Emekliler, başka isimlerle yeniden sendika kurmaya çalışıyorlar.
Eylem birliği
Emekli sendikaları bu tür engellerle uğraşırken birçok emekli kuruluşunda da kariyerist eğilimler nedeniyle “ben bir örgüt kurayım, diğerleri bana katılsın” gibi bir yaklaşımın söz konusu olduğu, keza en ufak kişisel, örgütsel ya da siyasal anlayış farklılıkları sebebiyle ya da dar bir kesimin temsilciliğini yapma adına çok sayıda küçük örgütlerin ortaya çıktığı görülüyor.
Hem sendikal yasağı, hem de bu tür anlayışları aşabilmek için ortak talepler etrafında öncelikle eylem birliğini sağlamak amacıyla bir araya gelmenin daha doğru bir yol olduğu gözüküyor. Somut talepler etrafında ortak eylemler düzenleyerek hem kitlenin birbiriyle kaynaşması sağlanabilir, hem eylem birliği yoluyla daha etkin bir güç toplanmış olabilir.
Ayrıca eylem birliği yoluyla bir arayla gelen emekli örgütleri, daha sonra örgütsel bağımsızlıklarını koruyan esnek, çatı tipi örgütlenme biçimleriyle bu birlikteliklerini pekiştirebilirler.
Seyyanen zam etkinliği
İşte bu çerçevede yarın (25 Eylül 2026) Birlik Dayanışmacı Emekliler adlı emekli yurttaş inisiyatifinin çağrısı üzerine önemli bir etkinliğin yapılacağı duyuruldu. Bu etkinliğin amacı, 2023 yılından itibaren memurlara ödenen seyyanen zammın memur emeklileri ile birlikte işçi, Bağ-Kur’lu dahil tüm emeklilere yansıtılması talebiyle ilgili bulunuyor.
Bu konuda öncelikle memurlara verilen seyyanen zammın memur emeklilerine de yansıtılması yönünde bir bireysel başvuru yapıldı. Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan bu başvurunun 25 Eylül Cuma günü görüşülmesi bekleniyor.
AYM, bu başvuru hakkında iyimser bir ihtimalle ihlalin (haksızlığın) kanundan kaynaklandığı yönünde bir karar verirse konunun TBMM’de çözümlenmesi gerekecektir. AYM’nin bu şekildeki olumlu kararı, emekliler açısından bir kamuoyu baskısı oluşmasına yarayabilir.
AYM ve Çağlayan Adliyesi önü
Birlik Dayanışmacı Emekliler adına yapılan çağrıda, Ankara’da AYM önünde çeşitli emekli sendika, dernek ve platformdan oluşan 24 kuruluşun üyelerinin katılım sağlayacağı bir basın açıklamasının yapılacağı bildirildi.
Emekliler Sendikaları Platformu da, bu yönde hem Ankara’da AYM önünde, hem de İstanbul’da Çağlayan Adliyesi Binası önünde 25 Eylül Cuma güne saat 15.00’te etkinlik düzenleneceğini açıkladı.
Seyyanen zam eyleminin emekli örgütlerince aynı gün ve ayni saatte 81 ildeki adliye binaları önünde basın açıklaması şeklinde gerçekleştirileceği de belirtildi. Memurlara ödenen seyyanen zammın memur emeklilerine yansıtılmaması nedeniyle bu emeklilerin aylık net 24 bin 962 lira ve toplam olarak da (39 aylık) 621 bin 400 lira bir kayba uğradığı ifade edildi.
Bakalım emekli örgütleri ve üyeleri, yarın Ankara’da Anayasa Mahkemesi’nin önü başta olmak üzere İstanbul ve diğer kentlerdeki etkinliklere ne düzeyde bir katılım gerçekleştirecek? Bu etkinliklere katılımın güçlü olması ve kamuoyunda ses getirmesi, eylem birliği yoluyla daha güçlü emekli oluşumlarının yolunu açabilir…


